İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin acı günü: Babası Feyzi Tunç Türeli vefat etti
İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin acı günü: Babası Feyzi Tunç Türeli vefat etti
İçeriği Görüntüle

Son Mühür/ Hüseyin Demir Yunanistan’ın Girit Adası açıklarında art arda 4.7, 5.3 ve 5.8 büyüklüğünde depremler meydana geldi. Depremler, uzmanların dikkatini yeniden bölgedeki sismik hareketliliğe çevirdi. Akdeniz bölgesinde hareketli dakikalar yaşanırken depremin Türkiye’ye etkisini uzman isim Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Koray Çetin Önalan, Son Mühür’e değerlendirdi. Önalan, yaşanan sarsıntıların ardından yaptığı değerlendirmede, bölgenin tektonik yapısına ilişkin bilgiler paylaşırken, olası büyük depremlerin etkilerine ilişkin görüşlerini açıkladı. Önalan, Girit Adası'nın güneyinde yer alan dalma-batma kuşağının tarih boyunca yüksek büyüklüklü depremler üreten bir alan olduğuna dikkat çekti.

“Helen Yayı’ndaki tektonik hareketliliğe dikkat çekti”

Girit Adası'nın güneyindeki bölgenin tektonik açıdan özel bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Koray Çetin Önalan, Afrika levhasının Helen yayı boyunca Anadolu levhasının altına doğru hareket ediyor. Afrika levhası Girit Adası'nın güneyinden, Helen yayı boyunca yıllık yaklaşık 10 milimetre hızla Anadolu levhasının altına dalıyor. Anadolu levhası da yaklaşık 35 milimetre hızla Girit Adası'nın üzerine bindiriyor. Dolayısıyla tarihte Girit Adası'nın güneyinde dalma-batma zonu olması nedeniyle çok ciddi depremler var" dedi.

“1856 Girit depremini hatırlattı”

Bölgede yaşanan en dikkat çekici depremlerden birinin 1856 yılında meydana gelen Girit depremi olduğunu söyeleyen Önalan, depremin büyüklüğünün yıkım etkileri ve çevresel bulgular dikkate alınarak değerlendirildiğini söyledi. Önalan, "Bu Girit depremi çok önemli bir deprem ve yani o zaman tabii ölçüm teknikleri bugünkü kadar gelişmiş olmadığı için yıkım etkisine ve çevresel etkilere bakıldığında biz bu depremin yani işte 8.2- 8.3 büyüklüğüne varan bir ölçekte olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.

“Depremlerin 7 ve üzerinde olması beklenen bir durum”

Girit Adası'nın güneyinde meydana gelen son depremlerin hazırlık depremi olarak değerlendirilebileceğini belirten Önalan, 1856 yılından bu yana geçen yaklaşık 200 yıllık sürenin bölgeyi sismik boşluk haline getirmiş olabileceğini söyledi. Önalan, "Girit Adası'nın güneyinde meydana gelen bu depremler, hazırlık depremi olarak değerlendirilebilir. Bu bölgede 1856 yılından günümüze kadar yaklaşık işte 200 yıllık bir süre geçmiş ve dolayısıyla bu bölge aslında bir sismik boşluk olarak yorumlanabilir. Bu bölgede meydana gelebilecek yıkıcı bir deprem ki dalma-batma kuşağında olduğu için buradaki depremlerin 7 ve üzerinde olması beklenen bir durumdur" ifadelerini kullandı.

“Tsunami uyarısı yaptı”

1856 yılında meydana gelen depremin etkilerinin Kuzey Afrika'ya kadar ulaştığını ve ciddi tsunamilere neden olduğunu vurgulayan Önalan, benzer bir senaryoda Türkiye'nin güneybatı kıyılarının da etkilenebileceğini ifade etti. Önalan, "Böyle bir durumda, 1856 depremindeki etkileri düşünüldüğünde -ki 1856 yılındaki etkileri bu depremin Afrika'nın kuzeyine kadar, hatta Mısır'a kadar ulaşmış, ciddi tsunamiler olmuş- biz bu depremin tsunami izlerini Anadolu'nun güneybatı bölümünde de, özellikle Datça, Kaş, Fethiye bu bölgelerinde de izliyoruz. Dolayısıyla meydana gelebilecek 8 büyüklüğündeki bu deprem, yakınlığına bağlı olarak özellikle Anadolu'nun güneybatı kesimlerini etkileyebilir. Ancak tsunami etkisinin daha çok, daha çok Kuzey Afrika civarında olabileceğini ben düşünüyorum. Ama tabii bu etkiler Antalya Körfezi, Fethiye Körfezi ve Datça'ya kadar bizim güneybatı kıyılarımızı da etkileyecektir" dedi.

“Depremin nerede olacağını kestirmek çok güç”

Bugün meydana gelen depremin İzmir'e yaklaşık 450-500 kilometre uzaklıkta gerçekleştiğini vurgulayan Önalan, olası büyük bir depremin etkilerini şimdiden net olarak öngörmenin mümkün olmadığını ifade etti. Önalan, "Bu depremin olası etkileri bizim, özellikle güneybatı kıyılarımızda olacaktır. Ama tabii ki depremin merkez üssünün neresi olacağını bilmiyoruz. Helen Yayı oldukça uzun bir yay. Bu yayın neresinde depremin olacağını kestirmek şu anda çok güç. Bizim Anadolu'ya, Anadolu'nun güneybatısına yakın bölümlerinde eğer olursa tabii ki güneybatı kıyılarımızda ciddi bir hasar olma ihtimali olacaktır. Ancak asıl etkisinin, bu depremin asıl etkisinin tsunami etkisinin daha çok Kuzey Afrika kıyılarında olabileceğini düşünüyorum. Ama tarihteki yansımalarına baktığımız zaman bizim Güneybatı Anadolu'da da birtakım küçük etkilerinin olabileceği kaçınılmaz” diye sözlerini sonlandırdı.

Muhabir: Hüseyin Demir