Son Mühür / Yağmur Daştan - Urla Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenecek Uluslararası Urla Zeytin ve Sanat Festivali için geri sayım başladı. Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Bademler Doğal Yaşam Köyü’nde düzenlenen basın toplantısında, ilçenin köklü zeytin kültürünü sanatın farklı dallarıyla buluşturmayı hedefleyen 6-7-8 Kasım Üçüncü Urla Zeytin ve Sanat Festivali hakkında bilgiler verdi. Başkan Balkan, herkesi festival coşkusuna ortak olmaya davet etti.
Zeytin sıkımından, sanat eserlerine…
“Zeytin ve üzüm bu kadim toprakların aslında bize geçmişten mirasıdır” sözleriyle açıklamalarına başlayan Başkan Balkan, “Klazomenai'de zeytinyağının işlendiği atölyelerden bugünün zeytinliklerine uzanan bu hikaye nesilden nesle taşınmıştır. Şimdi bu hikayeyi yeniden anlatmak, zeytinin etrafında toplanarak oluşan kültürü birlikte yaşatmak için bir festivalimize daha hazırlanıyoruz. 6-7-8 Kasım tarihlerinde Urla'da Zeytin ve Sanat Festivalimizde zeytini tarladan sofraya, üretimden gastronomiye, tarihinden sanata uzanan bütün yönleriyle hep birlikte bir kez daha ele alacağız, tanıtacağız. Festivalimizin ayırt edici yanı aslında şu: Zeytini bütün yolculuğuyla ele alarak tanıtımını, kültürünü tekrardan dünyaya duyurmak istiyoruz” dedi.

“Urla’yı farklı yönleriyle tanıyacaklar”
Ağacın dalından hasada, hasattan sıkıma, zeytinyağından mutfağa ve sanata uzanan bir festival programı hazırladıklarının altını çizen Başkan Balkan, “Ziyaretçilerimiz zeytin tarlasında hasada katılacak, zeytin sıkımının nasıl yapıldığını yerinde görecek, zeytinyağı tadımlarıyla farklı aromaları ve polifenolleri keşfedecekler. Zeytin kırma ve zeytin kurma etkinlikleriyle geleneksel yöntemleri de yeni nesillere öğretmeyi hedefliyoruz. Gastronomi programımızda ise zeytinyağının mutfağımızdaki yerini şeflerimiz konuşacaklar. Söyleşilerde zeytin kültürünü ve gastronomiyle olan ilişkisini ele alacaklar. Şeflerimizin workshoplarında zeytinyağının farklı lezzetlerle nasıl buluştuğunu hep birlikte göreceğiz. Sanat programında ise zeytin ağacının hikayesi bambaşka bir biçim kazanacak. Geçtiğimiz yıl festivalimizde sanatçıların zeytin kütüklerinden ürettiği eserleri bu yıl Urla Meydanı'nda yeniden sergileyeceğiz. Anıt zeytin ağaçlarını konu alan fotoğraf sergimizle bu ağaçların taşıdığı tarihsel ve kültürel değeri görünür kılacağız. Ayrıca çocuklarımız için zeytinyağından sabun yapımı, zeytin ve sanat temalı etkinlikler de olacak. Böylece Urla'ya gelen ziyaretçilerimiz zeytini tarlada, üretimde, mutfakta, sanat eserlerinde farklı yönleriyle tekrar tanıyacaklar, hafızalarına kazıyacaklar. Festivalimizde geleneksel bilgi, uygulamalı deneyim ve sanatsal üretim aynı zeminde buluşacak” ifadelerini kullandı.

“Urla’nın bütün ürünlerini görünür kılmak istiyoruz”
“Bu kültürü gelecek kuşaklara taşımak bizim en büyük sorumluluğumuz” diyen Balkan, “Geçtiğimiz yıl Zeytin Koleksiyon Bahçemizi kurduk. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1937 yılında tüm valiliklere gönderdiği bir telgrafla Türkiye'nin dört bir yanında yetişen zeytinlerden oluşan koleksiyon bahçelerini ve enstitüleri kurmalarını vasiyet etmişti. Biz bahçemizi kurduk geçen yıl, bu yıl da yeni zeytin ağaçlarını toprakla buluşturacağız. Urla'nın zeytin mirasını korumak ve çeşitliliğini gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Bu yaklaşım tarım politikalarımızın da temelini oluşturuyor. Sürdürülebilir tarımı ve kırsal kalkınmayı destekliyoruz. Gastrofarm Urla konsepti altında temeli sürdürülebilir tarımsal üretime ve gastronomi turizmine dayalı yarattığımız konsept, 2025 yılında Green Destinations ve People's Choice 100 Hikaye Ödülleri'nden birini aldı. Bu konseptin altında yıl boyunca farklı mevsimlere yayılan Ot Bayramı'ndan Enginar Festivali'ne, Bağ Bozumu Şenlikleri'nden Bağ Yolu Üzüm Hasatlarına, Zeytin Sanat Festivali'ne kadar Urla'mızın ayrı mevsimlerde üreticilerimizin toprağı alın teriyle sulayarak ürettiği bütün ürünleri görünür kılmak ve onların emeğinin karşılığını almaları için bu festivallerimizi gerçekleştiriyor, bu kültürümüzü de gelecek nesillerin hafızalarına kazıyoruz” dedi.

“25 bin fidan dağıtıldı, 7 bin fidan daha dağıtılacak”
Bugüne kadar üreticilere bin 200 zeytin kasası dağıttıklarını da belirten Balkan, “Bunun amacı geleneksel yöntemlerle toplanan, naylon çuvallarda saklanan zeytinin oksitlenerek yağın kalitesini düşürmesi ve fabrikaların bu zeytini sıpaya istememesinden kaynaklı çiftçilerimizin mağduriyetini gidermek için ve bu farkındalığı arttırmak içindi. 120 bini aşkın sebze fidemizi üreten Ziraat Odasıyla birlikte yaptığımız çalışmalarda Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı üreticilerimize destek olmak suretiyle dağıttık. Tohum ve gübre destekleri sunduk. Doğru zeytin hasadı teknikleri başta olmak üzere farklı alanlarda tarımsal eğitimlerimiz Muhtarlık İşleri Müdürlüğümüz tarafından verilmeye devam ediyor. Bugüne kadar 25 bin zeytin fidanı dağıttık, dağıtmaya devam ediyoruz. 7 bin zeytin fidanımızı da Zeytin ve Sanat Festivalimizde tekrar zeytin fidanlarını üreticilerimizle buluşturacağız” mesajı verdi.

Gençlerin tarımda gelecek kurması, yeni kuşakların bunu devam ettirmesi ve tersine göçün güçlendirilmesi gerektiğinin de altını çizen Balkan, şunları aktardı: “Çünkü kırsal kalkınma toprağın verimliliği kadar o toprakta üretmeye devam eden insanlarla da ilgilidir. Geçtiğimiz hafta İtalya'nın Bari kentinde Cisternino'da yapılan 'The Best Villages of Mediterranean' (Akdeniz'in En Güzel Köyleri) konferansında 'Rastanza' ve 'Tornanza' başlıklı iki konu ele alınmıştı. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen tüm üreticilerin ve yerel yönetimlerin ortak sorununun artık kırsal kesimde üreticinin kalmamış olması. İtalya'da da gördük ki zeytinler toplanmıyor ve altında bırakılıyor. Çünkü artan yakıt maliyetleri, artan gübre maliyetleri ve artan işçi maliyetleri işverenin zeytinliklerini terk etmesini sağlıyor. İtalya'daki zeytinyağı işliklerinin yüzde 40'ı bu yıl kapalı, açılmamış bile. Biz de etrafımızda görüyoruz ki tarlalarımızda, köylerimizde üreticinin yaş ortalaması 60. Çünkü gençler artık geri dönmek istemiyor, kendi toprağında kendi geleceğini görmedikleri için büyükşehirlerde iş hayatlarına devam etmek istiyorlar. İşte bizim de en büyük amacımız bu tersine göçü aşılamayla birlikte arttırarak kırsal yaşamın devam etmesini, üretim kültürünün aktarılmasını sağlamak. Urla Zeytin ve Sanat Festivali kentimizin tarihini, üretim kültürünü, gastronomisini ve sanatını bir araya getiriyor. Urla'nın zenginliklerinin daha fazla insan tarafından tanınmasını istiyoruz. Hepinizi 6-7-8 Kasım'da Urla'ya zeytinin üretimle, gastronomiyle ve sanatla buluştuğu 3 günlük yolculuğa davet ediyorum.”

“Ürünümüz bu yıl güzel”
S.S Kadıovacık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ümit Özdemir de “Bu yıl hasat mevsimimiz başladı. Ürünümüz bu yıl güzel. Festivalimizin de geçen yıllardan daha iyi geçeceğini tahmin ediyoruz” diye konuştu.





