Son Mühür- Gazeteci İbrahim Karagül, sosyal medya hesabı üzerinden gerçekleştirdiği açıklamasında Doğu Akdeniz, Ege ve Doğu Bloku hattında yaşanabilecek olası bir çatışma senaryosunu değerlendirdi.

İsrail’in, Türkiye’nin Kıbrıs ve Suriye’deki askeri varlığına yönelik bir saldırı hazırlığında olduğunu iddia eden Karagül, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) üzerinden atılacak adımların bölgede kartları tekrar dağıtacağını belirtti.

İsrail’in NATO’nun 5. Maddesi kapsamında yer almayacağını hatırlatarak durumun Ankara açısından yeni bir süreç başlatacağını söyleyen Karagül, "PEKİ BU 'İKİNCİ ADIM' İSRAİL İÇİN, YUNANİSTAN İÇİN NE ANLAMA GELİR?" sorusu altında şu hususlara dikkat çekti:

"5. maddeye ihtiyacımız olmaz, kazanımlar büyür"

Muhtemel bir gerilimin Türkiye’ye askeri ve jeopolitik açılardan geniş bir hareket alanı sunacağını savunan Karagül, "5. maddeye ihtiyacımız olmaz. Daha büyük kazanımlarımız olur" dedi.

"Ege’de deniz haritası çok hızlı değişir"

Çatışmanın Ege Denizi ve Trakya hattına yayılması halinde sınırların kısa sürede değişeceğini öne süren Karagül, Ege’deki dengelere ilişkin,

"Adalar Denizi’ndeki (Ege) adalar bir haftada el değiştirir. Ege’de deniz haritası çok hızlı değişir. Batı Trakya 'haritası' ortaya çıkar. En az bir milyon kişi Yunan sınırında toplanır.

Yunanistan, İsrail tetikçisi olmanın bedelini küçülerek ödemek zorunda kalır. Bunlar olurken Makedonların, Arnavutların ne yapacağını kimseler bilemez." ifadelerini kullandı.

"Eğer saldırı Rum Kesimi’nden yapılırsa, bir 'işgal' kaçınılmaz olur"

Olası bir krizin Rum Kesimi merkezli yaşanması halinde Türkiye’nin adaya yönelik askeri müdahalesinin kaçınılmaz olacağının altını çizen Karagül, Rum tarafındaki İsrail’e ait yapıların doğrudan hedef olacağını belirterek,

"Rum Kesimi’ne yönelik yeni askeri müdahale başlar. 1974’te yarım kalan tamamlanır. Rum Kesimi’ndeki İsrail unsurları açık hedef haline gelir ve doğrudan saldırıya uğrar.

Eğer saldırı Rum Kesimi’nden yapılırsa, bir 'işgal' kaçınılmaz olur. Bunlar olurken İsrail’in Rum Kesimi ve Yunanistan’ı savunmak için hiçbir şey yapamayacağı, yapamayacağı ortaya çıkar. Yunanlılar ve Rumlar çok ağır bir şok yaşar." dedi.

"Türkiye’nin bu üç bölgedeki İsrail unsurlarını vurması meşru hale gelir"

Gelişmelerin Doğu Akdeniz’in ötesine uzanarak Orta Doğu’daki sahaya yansıyacağını aktaran Karagül, İsrail’in farklı bölgelerde doğrudan hedef alınacağını iddia etti;

"İsrail Golan, Güney Lübnan ve Gazze’de ağır saldırıya uğrar. Buralar İsrail değildir ve misilleme yapılmış olur. Türkiye’nin bu üç bölgedeki İsrail unsurlarını vurması meşru hale gelir.

TBMM açılış tarihi 2026: Meclis ne zaman açılacak, tatil ne zaman bitiyor?
TBMM açılış tarihi 2026: Meclis ne zaman açılacak, tatil ne zaman bitiyor?
İçeriği Görüntüle

Akdeniz’deki İsrail donanması yarı ölü hale gelir. Hareket edemez, kıyıda kilitlenip kalır. On binlerce, yüz binlerce gönüllü ve onlara önderlik edecek askeri unsurlar Gazze’ye akın eder. Artık hiçbir sınır onları durduramaz."

"Tel Aviv yanar, F-35’lerin hesabı yapılır"

Askeri tesislerin ve hava gücünün hedef alınacağını söyleyen Karagül, iç güvenliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Bu arada Tel Aviv yanar, askeri üsler vurulur.

O çok övündükleri F-35’lerin bir gecede kaç tanesinin imha edildiğinin hesabını yapmak zorunda kalırlar. Türkiye’deki çifte vatandaş olup da İsrail’e hizmet edenlerin hepsi vatan haini kategorisine alınır. Tutuklanır ya da sınır dışı edilir." ifadelerini kullandı.

"Tarihe bakmaları yeterlidir, biz hiç geri dönmeyiz..."

Türkiye’nin coğrafi konumunun ülke lehine kullanılacağını vurgulayan Karagül, "Sadece silahların değil, 'Coğrafya Silahtır' ilkesinin sonuçları açık ve net ortaya çıkar. İşte bu aşamadan sonra İsrail için coğrafya biter, boğulur.

Sadece Doğu Akdeniz kalır. Orada da kimin kimi avlayacağı bellidir. Asker değil, yüzbinlerce gönüllünün İsrail sınırlarına akın etmesi bile İsrail haritasını ortadan kaldırmaya yetecektir.

Böyle bir senaryonun mümkün olduğunu biz biliyoruz. Herkes biliyor. Bu kriz sadece 'seçim krizi' değil. Büyüyerek devam edecek. Hesaplar buna göre yapılmalı.

İsrailliler'in 'telkin'lere ihtiyacı yok. Tarihe bakmaları yeterlidir. Ne ölümcül kararlar alabildiğimizin binlerce örneğini göreceklerdir. Ve biz hiç geri dönmeyiz..." dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ