Türkiye'nin ilk kamu iktisadi teşekkülü vasfını taşıyan devasa yapı, bankacılık ile sanayi faaliyetlerini tek çatı altında buluşturan benzersiz bir model sundu. Nazilli Basma Fabrikası gibi tesisler sadece üretim sahası değil, işçilerin barındığı ve sosyalleştiği birer okul hüviyetine büründü. Bacalar aralıksız tüttü.
Yıllar içinde ekonomik politikaların rotası serbest piyasaya dönünce devasa kurum mali darboğazdan kurtulamadı; özelleştirme sürecinin ardından kapısına kilit vurdu. Bir asra yaklaşan sanayi mirası hüzünlü şekilde tarihe karıştı. Acı son kaçınılmaz oldu.
Sümerbank neden ve ne zaman kuruldu?
Sümerbank, genç cumhuriyetin temel tüketim mallarındaki dışa bağımlılığını kırmak amacıyla 3 Haziran 1933 tarihinde 2262 sayılı kanunla kuruldu. Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı hedeflerini gerçekleştirmek üzere kurulan dev işletme, dokumadan deriye, seramikten kimyaya kadar stratejik sektörleri finanse etti. Yerli pamuk yerli tezgahlarda işlendi. Millet kaliteli ve ucuz kumaşa kavuştu.
|
Tarih ve dönüm noktası |
Kararın içeriği ve kurumsal gelişme |
|---|---|
|
3 Haziran 1933 |
2262 sayılı kanunla Sümerbank resmen kuruldu |
|
9 Ekim 1937 |
Nazilli Basma Fabrikası faaliyete geçti |
|
11 Eylül 1987 |
Kurum özelleştirme programına alındı |
|
24 Ekim 1995 |
Bankacılık birimi özel sektöre devredildi |
|
21 Aralık 1999 |
Finans kolu mali kriz sebebiyle TMSF bünyesine geçti |
Bir devrin simgesi Sümerbank nasıl kapandı?
Sümerbank, 1980 sonrası hızlanan özelleştirme kararları, teknolojik yenilenmenin aksaması ve bankacılık kolunun batması sonucu 2002 yılında tasfiye edilerek kapandı. 1995 yılında özel sektöre devredilen banka bölümü, içi boşaltılan kasalar ve ödenemeyen batık krediler yüzünden 1999 yılında TMSF yönetimine geçti. Mali kriz dalgasında boğulan finans ayağı Oyak Bank ile birleşti. Sanayi tesisleri ise parça parça elden çıkarıldı. Süreç acı bitti.

Fabrikalara ve tarihi mirasa ne oldu?
Kurumun bünyesindeki devasa iplik, basma ve kundura fabrikaları 2000'li yılların başında teker teker kapılarını mühürledi. Bazı tesis arazileri üniversite kampüsüne veya kültür merkezine dönüşürken, makine parkurları hurdaya ayrıldı. Eskişehir, Nazilli ve Beykoz tesisleri cumhuriyet hafızasının simgesi olarak hafızalara kazındı. Efsane geride kaldı.


