Ege’de yaz kalabalığının geride kalmasıyla daha sakin rotalar öne çıkmaya başladı. Bunlardan biri de Aydın ile Muğla sınırında, Bafa Gölü kıyısındaki Kapıkırı Köyü. Kapıkırı’yı farklı kılan yalnızca göl manzarası değil. Köy, Herakleia Antik Kenti’nin kalıntıları arasında günlük hayatın sürdüğü ender yerleşimlerden biri. Taş evler, dar sokaklar ve antik taşlar yan yana duruyor.
Antik kentin içinde köy yaşamı sürüyor
Kapıkırı’da gezerken bir tarafta köy evleri, diğer tarafta antik surlar, lahitler ve kaya mezarları görülüyor. Herakleia’nın izleri köy yaşamıyla iç içe geçmiş durumda.
Zeytin ağaçlarının çevrelediği yerleşimde yöre kadınlarının işlettiği küçük pansiyonlar da bulunuyor. Ev yapımı zeytin, peynir ve reçelle hazırlanan kahvaltılar bölgedeki sade köy yaşamının bir parçası.

Bafa Gölü sonbaharda başka bir manzara sunuyor
Bir dönem Ege Denizi’nin parçası olan Bafa Gölü, Büyük Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonların etkisiyle denizden ayrılarak göle dönüştü.
Bugün göl çevresinde yürüyüş yapanlar zeytinliklerin yanı sıra tarihi kalıntılarla da karşılaşıyor. Pelikan, balıkçıl ve farklı kuş türleri ise bölgeyi kuş gözlemciliği açısından dikkat çekici hale getiriyor.
Göl kıyısında gün batımını izlemek, balık tutan köylülerle sohbet etmek ya da manzaraya karşı çay içmek burada yapılabilecek en sade aktiviteler arasında.
Kayaların arasındaki Yediler Manastırı
Rotanın bir başka durağı Yediler Manastırı. Kapıkırı’ndan yaklaşık bir saatlik yürüyüşün ardından ulaşılan Bizans yapısı, Latmos Dağları’nın eteklerinde kayaların arasında yer alıyor.
Manastıra uzanan yol zeytinliklerden, keçi yollarından ve eski taş patikalardan geçiyor. Yapının duvarlarında günümüze ulaşan freskler ise Bizans döneminin izlerini taşıyor.

Sonbahar bu rotaya yakışıyor
Kapıkırı Köyü ve çevresi yıl boyunca ziyaret edilse de ilkbahar ve sonbahar ayları yürüyüş için daha elverişli dönemler arasında yer alıyor. Yazın yükselen sıcaklıklar nedeniyle geziler daha çok sabah ve akşam saatlerine kayıyor.
Kapıkırı, Herakleia, Bafa Gölü, Yediler Manastırı ve Latmos Dağları birlikte düşünüldüğünde günübirlik bir geziden fazlasını sunuyor. Birkaç gün ayıranlar hem antik geçmişin izlerini takip ediyor hem de Ege’nin daha sessiz ve sakin yüzünü görüyor.
İzmir'den nasıl gidilir?
İzmir’den Kapıkırı Köyü ve Bafa Gölü’ne ulaşım için en pratik güzergâh, Söke üzerinden Milas yönüne ilerlemek.
Özel araçla İzmir’den yola çıkanlar Selçuk–Söke–Bafa Gölü güzergâhını takip ederek Kapıkırı’ya ulaşır. İzmir ile Kapıkırı arasındaki mesafe yaklaşık 170 kilometre civarında; yolculuk trafik ve verilen molalara göre yaklaşık 2,5–3 saat sürer.
Toplu taşımayı tercih edenler ise İzmir’den önce Söke veya Milas yönüne giden otobüsleri kullanabilir. Bafa Gölü çevresine ulaştıktan sonra Kapıkırı Köyü için yerel ulaşım seçeneklerine geçmek gerekir.
Sonbaharda gidilecekse sabah erken saatlerde İzmir’den hareket etmek, Kapıkırı Köyü, Herakleia Antik Kenti ve Bafa Gölü’nü aynı gün içinde daha rahat gezmek için avantaj sağlar.





