SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Sayıştay Başkanlığı’nın İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı iştirakleri (İzBeton A.Ş. vb.) ile ilçe belediyelerine ilişkin yayımladığı son denetim raporları, yerel yönetim çevrelerinde ve kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Raporda yer alan ihalesiz devirler, rayiç değerlerin çok üzerinde belirlenen yaklaşık maliyetler, Cumhurbaşkanlığı izni olmadan kurulan şirketler ve milyarlarca lirayı bulan zararlar, meselenin sadece mali bir denetimle sınırlı kalmayıp yargıya taşınıp taşınmayacağı sorusunu gündeme getirdi.
Sayıştay Raporundaki Öne Çıkan Usulsüzlük Bulguları
Denetçilerin hazırladığı raporlarda özellikle mali ve hukuki sorumluluk vurgusu yapılan başlıca kalemler şunlar:
İhalesiz Kooperatif Devirleri ve Pazarlık İhaleleri: Örnekköy, Uzundere ve Aktepe-Emrez kentsel dönüşüm alanlarındaki milyarlık yapım işlerinin Kamu İhale Kanunu’na tabi olmayan yapı kooperatiflerine mevzuata aykırı protokollerle devredildiği ve milyarlarca liralık ikmal ihalelerinin rekabet ortamı sağlanmadan yapıldığı tespiti.
Gerçek Dışı Şişirilen Maliyetler: İhalelerde yaklaşık maliyetlerin piyasa rayiçlerinin katbekat üzerinde belirlendiği (örneğin metrajların hatalı gösterilmesi, dolap ve beton fiyatlarının fahiş hesaplanması).
İzinsiz Şirket Kurulumu ve Sermaye Aktarımı: Belediye iştiraklerinin Cumhurbaşkanlığı izni ve Meclis kararı olmaksızın kendi yönetim kurulu kararlarıyla alt şirketler (İZETAŞ vb.) kurarak bütçeden sermaye aktardığı iddiası.
Haksız Kamulaştırma ve Zarar Devsiri: Tünel ve altyapı çalışmalarında çevre binalarda oluşan hasarların yüklenici firmanın sigortası yerine belediye bütçesinden kamulaştırılarak ödenmesi.
Raporlar Adli ve İdari Operasyon İhtimalini Ne Kadar Güçlendiriyor?
Uzman ceza hukukçuları, sayıştay raporları doğrudan bir idddianame veya ceza mahkemesi kararı değildir. İşlevsel olarak birer idari denetim belgesidir. Ancak raporda yer alan bulguların operasyon ihtimalini ciddi şekilde artırabileceğine dikkat çektiler. Bu durumun arkasındaki mekanizma şu şekilde işlemektedir:
Mülkiye Müfettişleri ve İçişleri Bakanlığı İzni: Sayıştay denetçilerinin kamu zararı, görevi kötüye kullanma veya ihaleye fesat karıştırma şüphesi gördüğü durumlar İçişleri Bakanlığı ve İçişleri Mülkiye Teftiş Kurulu'na bildirilir. Müfettiş incelemesi sonucunda 'soruşturma izni' verilirse dosya derhal Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredilir.
Cumhuriyet Başsavcılıklarının Doğrudan Soruşturması: Kamusal nitelikte suç teşkil eden ihale usulsüzlükleri ve kamu zararı tespitleri, adli merciler için ihbar kabul edilebilir. Başsavcılıklar bu raporları suç duyurusu sayarak adli kolluk üzerinden (Mali Suçlarla Mücadele Şubesi) inceleme başlatabilir.
Zamanlama Faktörü: Raporlarda şahsi menfaat temini veya organize usulsüzlük unsurları tespit edilirse, süreç evrak incelemesinden fiziki ve mali takibe (operasyona) evrilebilir.
Geçmişten Örnekler: Sayıştay Raporları İle Başlayan Operasyonlar
Türkiye’de idari raporların adli soruşturmaya veya gözaltı operasyonlarına dönüştüğü pek çok emsal mevcuttur:
İzBeton ve Kentsel Dönüşüm Soruşturmaları: İzmir’de daha önce de Sayıştay ve mülkiye müfettişlerinin raporları doğrultusunda İzBeton üzerinden yürütülen kentsel dönüşüm ve ihale süreçlerine ilişkin idari, adli incelemeler başlatılmış ve yargıya taşınmıştır.
Etimesgut Belediyesi İştirak Operasyonları: Sayıştay denetimlerinde belediyeye bağlı şirket ve aşevi hesaplarındaki usulsüzlükler ile kamu zararı tespitlerinin ardından adli makamlarca operasyon ve soruşturma süreçleri yürütülmüştür.
Geçmiş Belediye Operasyonları (Yolsuzluk ve İhaleye Fesat): Türkiye geneline bakıldığında İstanbul, Ankara ve çeşitli ilçe belediyelerinde Sayıştay'ın 'haksız kazanç', 'ihalesiz devir' veya 'şişirilmiş hakediş' raporları, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve irtikap suçlamalarıyla adli operasyonlara dönüştürülmüştür.
Sıradan Bir Mali Bilanço Eleştirisinin Ötesinde
İzmir belediyeleri ve iştiraklerine ilişkin yayımlanan bu son Sayıştay raporu, sıradan bir mali bilanço eleştirisinin ötesindedir. Raporda altı çizilen bulgular suç duyurularına, Mülkiye Müfettişleri incelemesine ve nihayetinde Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde adli adımlara zemin hazırlayacak niteliktedir. Yerel yönetim organlarının ve sorumluların raporda işaret edilen mali, hukuki aksaklıklara sunacağı savunma ve adli makamların inceleme hızı, sürecin bir operasyonla sonuçlanıp sonuçlanmayacağını belirleyecek temel faktör olacaktır.





