Silivri açıklarında batan gemiden geriye “Umut salı” kaldı
Silivri açıklarında batan gemiden geriye “Umut salı” kaldı
İçeriği Görüntüle

Son Mühür- Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, Türkiye’deki bazı köprü ve otoyolların özelleştirme programına dahil edildiği resmen açıklandı. Buna göre; İzmir ve Ege Bölgesi’nin ulaşım altyapısında önemli yere sahip ana arterler de programa dahil edildi. Bölge trafiğinin önemli noktaları İzmir-Aydın ve İzmir-Çeşme otoyolları başta olmak üzere 12 ayrı nokta için karar çıktı.

Özelleştirme kapsamında dahil edilen diğer noktalar ise şöyle: KGM Avrupa Otoyolu, KGM Anadolu Otoyolu, Niğde-Mersin-Adana (Batı) Otoyolu, Adana (Doğu)-Gaziantep (Batı) Otoyolu, Gaziantep (Doğu)-Şanlıurfa Otoyolu, Toprakkale-İskenderun Otoyolu ile Bursa ve Gaziantep Çevre Otoyolları.

Gazeteci Şamil Tayyar ise otoyolların özelleştirilmesi hakkında idare için gerekli hatta zorunlu uygulama olabileceğini söyledi. Tayyar, ancak, özelleştirme sonrası köprü ve yol tarifeleri rutin artışın üzerine çıkarak fahiş hale gelirse kamuoyuna izahı zor olabileceğini belirterek ağır siyasi sonuçlar doğurabileceğini söyleyerek uyarılarda bulundu.

"Uygulamanın sonuçlanması için 5 yıldan fazla süre var"

Tayyar'ın açıklaması şu şekilde;

"2 Boğaz köprüsü, 8 otoyol ve 2 çevre yolu özelleştirme kapsamına alındı. Bu karar, ne anlama geliyor? Özelleştirme deyince akla ilk olarak mülkiyet satışı geliyor ama bu kapsamdaki köprü ve yolların mülkiyeti değil satış hakkı 30 yıl süreyle devredilecek. Bu işletmelerin mevcut haliyle toplam yıllık geliri 600 milyon dolar, yarısı işletme ve bakım masraflarına gidiyor. Özelleştirme İdaresi, bu kararla geliri değil hizmet kalitesini, verimliliği arttırmayı, bakım ve yatırımları hızlandırmayı amaçladıklarını söylüyor. Kanaatime gelince. İdare için gerekli hatta zorunlu uygulama olabilir. Ancak, özelleştirme sonrası köprü ve yol tarifeleri rutin artışın üzerine çıkarak fahiş hale gelirse kamuoyuna izahı zor olur. Ağır siyasi sonuçlar doğurur. Kaldı ki karara baktığımızda özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2031 sonuna kadar tamamlanması gerekiyor. Yani uygulamanın sonuçlanması için 5 yıldan fazla süre var. Hayat pahalılığının gündemin zirvesinde olduğu süreçte; vatandaş için “ek külfet” olarak görülebilecek bir uygulamayı izah etmenin zorluğuna dikkat çekmek isterim."

Muhabir: Gökmen Küçüktaşdemir