Son Mühür- Fransa ve Almanya'nın kendi arasında uzlaşıy varmasının ardından Türk otomotiv sanayisine büyük zarar verme endişesi yaratan ''Made in EU'' önerisi 1 Aralık'ta Avrupa Parlamentosu'nda oylamaya sunulacak.
Gümrük Birliği anlaşmasına rağmen Türkiye'de üretilen otomıbillerin "Made in Europe" düzenlemesinden hariç tutumak istendiği süreçte, Türkiye'de üretilen bir parça, belirli menşe kurallarına göre Avrupa malı olarak kabul edilebilirken, ancak Türkiye'de üretilen aracın "Made in Europe" etiketinden ve ilgili avantajlardan yararlanmasına izin verilmeyeceği ortaya çıkmıştı.
2027'den itibaren uygulanması gündemde olan öneriye göre aralarında Türkiye ve Fas'ın da bulunduğu ülkeler ''Made in EU'dan çıkartılarak, ''Made with EU'' adı altında sınıflandırılacak.


Ticaret Bakanlığı harekete geçti...


Ticaret Bakanlığı, otomotiv sanayisinin çatı kuruluşları olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayi Derneği (OSD), Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) başkanları ve üst yönetimini aynı masa etrafında buluşturdu.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi...

Temel önceliğimiz belli...


Avrupa Birliği’nde görüşülmekte olan Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı (IAA) kapsamında öngörülen “Made in EU” politikasının, Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği temelinde oluşturulan güçlü ekonomik bütünleşmeyi ve ortak üretim ve tedarik zincirlerini gözetmesi temel önceliğimizdir.
Bu doğrultuda, ilgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde sürecin en başından itibaren AB kurumları, üye ülkeler ve AB sektör temsilcileri nezdinde sayısız temas gerçekleştirilerek ülkemizin görüş, beklenti ve hassasiyetleri her düzeyde kararlılıkla dile getirilmektedir. Özel sektörümüz de çok sayıda girişimle görüş ve beklentilerimizi muhataplarına aktarmakta, tam bir koordinasyon içerisinde çalışmalar sürdürülmektedir.

Made in EU krizi sürüyor

Toplantıya kimler katıldı?

Bu kapsamda, bugün Ticaret Bakanımız Ömer Bolat başkanlığında, Ticaret Bakanlığında ilgili Bakanlıklarımız, kurumlarımız ve otomotiv sektörümüzün temsilcileri ile kapsamlı bir toplantı daha yapılmış ve toplantıda son gelişmeler ve müteakip adımlar gözden geçirilmiştir. Toplantıya, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayi Derneği (OSD), Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) başkanları ve üst yönetimi katılım sağlamıştır.

Toplantıda, AB içinde ortaya konulan nihai çalışmanın Türkiye ile AB arasındaki köklü sanayi entegrasyonunu gözetecek bir yönde sonuçlanması için hem üye ülkelerin pozisyonlarına hem de AB Konseyi, Parlamentosu ve Komisyonunun çalışmalarına yansıtılmasına dönük çabaların kararlılıkla devam ettirilmesi hususunda mutabık kalınmıştır.

Gümrük Birliği anlaşmasına gönderme...

Otomotiv sektörünün 1996 yılı başında yürürlüğe giren Gümrük Birliği ilişkisinin ortaya koyduğu entegrasyonun en başarılı alanlarından birisi olduğu ve sanayi entegrasyonumuzun omurgasını teşkil ettiği; ortaya konulacak her yaklaşımın Gümrük Birliği’nin oluşturduğu ekonomik bütünleşmeyi dikkate alması, ortak üretim, yatırım ve tedarik ağlarımızı göz önüne alması gerektiği bir kez daha güçlü şekilde ifade edilmiştir.

Temel mesaj bu oldu...

Avrupa sanayisinin rekabet gücünü artırmayı amaçlayan bir düzenlemenin, bizzat Avrupalı üreticilerin yatırımlarını ve mevcut üretim ağlarını olumsuz etkileyecek sonuçlar doğurmaması gerektiği hususu, AB içerisindeki tüm paydaşlarla, üye ülkelerle, başta Avrupa Birliği Parlamentosu, AB Bakanlar Konseyi ve AB Komisyonu üyeleri olmak üzere resmî karar alıcılarla ve tüm özel sektör paydaşlarıyla bir yıla yakındır sürdürülen ticaret diplomasisinin de temel vurgusu olmuştur.

AB'deki karar alıcılara söylendi...

Avrupalı otomotiv üreticileri ve sektör temsilcileri de mevcut üretim ve tedarik zincirlerinin olumsuz etkilenmemesi için Türkiye’deki üretim ve yatırımların Avrupa otomotiv ekosistemi açısından taşıdığı stratejik önemi AB’deki karar alıcılara aktarmaktadır.

Tüm çalışmalarımız, karşılıklı pazar erişimini daraltan uygulamalar yerine AB ile ortak üretim kapasitemizi ve küresel rekabet gücümüzü birlikte geliştirmeyi; Gümrük Birliği’nin hukuki ve ekonomik gerçeklerini dikkate alan kapsayıcı bir yaklaşımın AB içerisinde benimsenmesini sağlamayı amaçlamaktadır.

Bu doğrultuda, AB kurumları, üye ülkeler ve özel sektörle girişimlerimizi ve temaslarımızı her düzeyde kararlılıkla sürdüreceğiz.

Bakanlık açıklama


Bakanlık açıklama

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı