Son Mühür/ Beste Temel- Radyo Ege’de Balamir Yıldız’ın hazırlayıp sunduğu programa konuk olan İzmir Tınaztepe Üniversitesi Özel Galen Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Gökhan Akbulut, meme kanserine dair hayati uyarılarda bulundu. Ekim ayının Meme Kanseri Farkındalık Ayı olması vesilesiyle gerçekleştirilen yayında, hastalığın belirtileri, risk faktörleri, doğru bilinen yanlışlar ve erken tanının önemi detaylarıyla ele alındı.
Farkındalık sadece bir ayla sınırlı kalmamalı
Meme kanserinin hem dünyada hem de Türkiye’de en sık görülen kadın kanser türlerinin başında geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Gökhan Akbulut, farkındalık çalışmalarının yalnızca Ekim ayı ile sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Toplumun bu konuda yıl boyunca bilinçli olmasının önemine dikkat çeken Akbulut, "Konu tatsız ve hatırlanmak istenmeyen bir süreç gibi görünse de bilincin canlı tutulması hayat kurtarır. Erken evrede yakalanan tümörlerde başarı şansı yüzde 100'e yakın seviyededir. Bu nedenle kontrolleri ertelememek gerekir," dedi.
8-9 kadından biri risk altında
Uluslararası veriler her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri teşhisi konduğunu gösteriyor. Prof. Dr. Gökhan Akbulut, Türkiye'deki istatistiklerin de oldukça ciddi bir halk sağlığı sorununa işaret ettiğini vurgulayarak yaş ilerledikçe riskin arttığını ifade etti. 40 yaşından sonra risk katsayısının yükseldiğini belirten Akbulut, ortalama her 8-9 kadından birinin yaşamı boyunca bu hastalıkla karşılaşabileceğini, 65 yaş üzerinde ise bu oranın 7'de 1 seviyesine kadar çıkabildiğini aktardı.
Erkekler de risk grubunda
Meme kanserinin yalnızca kadınlara özgü bir rahatsızlık olarak algılanmasının yanlış bir tutum olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gökhan Akbulut, erkeklerin de bu konuda dikkatli olması gerektiğini belirtti. Her 100 meme kanseri vakasından birinin erkeklerde görüldüğünü açıklayan Akbulut, erkeklerde genellikle kitle veya ağrı şeklinde belirti veren durumların aksatılmadan bir uzman hekime gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Yaşam tarzı ve değiştirilebilir risk faktörleri
Genetik yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzının da hastalık üzerinde etkili olduğunu kaydeden Prof. Dr. Akbulut, aile öyküsünde kanser bulunan kişilerin daha erken yaşlarda tarama programlarına başlaması gerektiğini belirtti. Ailede kanser görülen yaştan yaklaşık 10 yıl geriye gidilerek takibe başlanmasının doğru bir yaklaşım olduğunu söyleyen Akbulut; obezite, yüksek kalorili beslenme, sigara kullanımı ve kontrolsüz hormon takviyelerinin riskleri artırdığına dikkat çekti. 30 yaşından önce doğum yapmış olmanın ise koruyucu bir etki sağladığı ifade edildi.
Aylık kendi kendine muayene hayati önem taşıyor
Kendi kendine muayenenin önemine değinen Prof. Dr. Gökhan Akbulut, kadınların her ay düzenli olarak kendilerini kontrol etmeleri gerektiğini söyledi. Adet bitimini takip eden hafta içinde ayna karşısında dairesel ve yukarıdan aşağıya doğru doku kontrolü yapılmasını öneren Akbulut, ciltte çekinti, renk değişikliği veya meme başından gelen akıntıların vakit kaybetmeden değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Yaş gruplarına göre tarama takvimi
Tarama protokolleri hakkında da bilgi veren Akbulut, yaş gruplarına göre şu tavsiyelerde bulundu:
35-40 Yaş Arası: Taban oluşturması açısından en az bir kez uzman doktor muayenesi ve ultrason kontrolü yapılmalı.
40-50 Yaş Arası: İki yılda bir düzenli mamografi ve hekim muayenesi gerçekleştirilmeli.
50 Yaş Ve Üzeri: Her yıl aksatılmadan mamografi ve klinik muayene tekrarlanmalı.
Risk grubundaki kişilerde veya takip gerektiren durumlarda ultrason ve MR gibi ek görüntüleme yöntemlerinin daha sık periyotlarla uygulanabileceği belirtildi.
Ücretsiz tarama imkanları sunuluyor
Toplumun sağlık kuruluşlarına başvuru konusunda çekincelerini aşması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Akbulut, Sağlık Bakanlığı'nın KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri), Aile Sağlığı Merkezleri ve mobil tarama araçları vasıtasıyla ücretsiz hizmet sunduğunu hatırlattı. Şüphe duyulan durumlarda paniğe kapılmadan ve doktor doktor gezerek zaman kaybetmeden güvenilir bir uzmana teslim olunmasının tedavi sürecini olumlu etkileyeceğini sözlerine ekledi.





