Kordon'da yürüyüş yapanların güneşe aldanıp tişörtlerle dolaştığı, gece olunca da ayazdan tir tir titrediği o meşhur günler için geri sayım başladı. Havanın durulduğu ve bulutların dağıldığı yeni bir döneme giriyoruz.

Gündüz ve Gece Arasındaki Uçuruma Dikkat

Sabahın köründe işe giden İzmirliler, önümüzdeki günlerde çok dikkatli olmak zorunda. Çünkü meteorolojinin yüksek basınç olarak adlandırdığı hava sistemi, gökyüzündeki tüm bulutları silecek. Bulutların olmaması, gündüz pırıl pırıl bir İzmir demek. Fakat güneş battığı anda, koca şehirde ısıyı tutacak hiçbir şey kalmıyor. Toprağın ve betonun emdiği sıcaklık hızla havaya karışıp yok olunca, gece saatlerinde dondurucu bir ayaz başlıyor. Gündüz 25 dereceyi bulan sıcaklığın gece 5 derecelere kadar düşmesi, gün içinde tam 20 derecelik bir şok yaşatacak.

Peki Bu Beklenen Sıcaklar Ne Zaman?

Uzmanların haritalara bakarak yaptığı tahminlere göre, İzmir’i ısıtacak olan bu geçici bahar havası 25 Ekim ile 15 Kasım arasındaki bir dönemde kapımızı çalacak. Ağırlıklı olarak Kasım ayının ilk on gününde etkili olması beklenen bu sisteme, kutuplardan gelen soğuk havanın kısa süreliğine geri çekilmesi sebep oluyor. Rüzgarlar yerini durgun bir havaya bırakacak. Özellikle sabah erken saatlerde Karşıyaka ve Alsancak sahillerinde pus ve yoğun sis tabakası İzmirlileri karşılayacak. Bu durgun havanın ortalama 10 gün misafirimiz olması öngörülüyor.

Adını Nereden Alıyor Bu Dönem?

Bizler Kordon'da çayımızı yudumlarken pek düşünmesek de, bu dönemin adı çok eskilere, Anadolu'nun derinliklerine dayanıyor. İnsanların kışa hazırlık yaptığı, etlerini kurutarak sakladığı zamanlarda, pastırmanın tam lezzetini bulması için işte bu deli dolu havaya ihtiyaç varmış. Gündüz güneş eti kuruturken, gecenin ayazı eti dondurarak pastırmanın o has kıvamını verirmiş. Zamanla bu on günlük döneme halk arasında pastırma sıcakları denmiş ve meteoroloji literatürüne bile bu isimle girmeyi başarmış.

Doktorların İzmirli'ye Kritik Uyarısı

Hastanelerin en kalabalık olduğu dönemler tam da bu günlerdir. Dışarı bakıp güneşin pırıltısına kananlar, incecik kıyafetlerle sokağa fırladığında akşam rüzgarı affetmiyor. Gündüz terleyip gece üşüyen vücut, üst solunum yolu enfeksiyonlarına anında yenik düşüyor. Uzman hekimler, İzmirlilere kat kat giyinmeyi tavsiye ediyor. Sabah evden çıkarken kalın giyinip, öğlen ısınan havaya göre üstünüzdekileri azaltmak en güvenli yol. Kışın gri bulutları şehre çökmeden önce bu tatlı güneşin tadını çıkarın ama sağlığınızı da ayazın insafına bırakmayın.

Kaynak: Haber Merkezi