Son Mühür / Atakan Başpehlivan YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, üniversite tercih sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte özellikle okullardaki yurt ve barınma problemlerine dikkat çekerek, iktidarı eleştirdi. Konuyla ilgili çözüm önerilerini de sıralayan Ösen, Başta İzmir, Ankara ve İstanbul olmak üzere büyükşehirlerde yeni yurt yatırımlarının yapılması gerektiğini söyledi.
Seda Kaya Ösen: AK Parti hükümetinde belli bir zümrenin dışında kazanan yok

Üniversite kontenjanların dolduğunun fakat gerekli sayıda yurdun olmadığını belirten ve üniversite öğrencilerinin yüksek yurt maliyetleri altında ezildiğini savunan YENİ Partili Seda Kaya Ösen, “Kontenjanlar dolduruluyor fakat yeterli sayıda yurt yok. Bu iki veri dahi durumun vahametini ortaya koyuyor. Üstelik kapasitenin öğrenci sayısına yetmemesi de tek sorun değil. KYK yurtlarına yerleşmeyi başaran çocuklarımız kalabalık odalarda, verimli çalışma alanlarından uzak koşullarda barınmak zorunda kalıyor. Bunun yanı sıra hijyen ve beslenme sorunları da KYK yurtlarının övgüyü hak eden diğer özellikleri. Yangın, asansör faciaları ve güvenlik sorunları da cabası.
Fakat gelinen noktada sayılar durumun vahametini ortaya koyuyor. Yaklaşık 200 bin öğrencinin bulunduğu kentimizde, kamu yurt kapasitesi 42 bin 472, özel yurt kapasitesi ise 13 bin 908. Bu tabloda İzmir’imizde öğrenim gören gençlerimizin yalnızca yüzde 30’u için yurt bulunuyor. Bu tabloda -kentte ikamet edenler tablonun dışında tutulsa dahi- nitelikli olarak barınma ihtiyacının karşılanması çok zor. İzmir’de öğrencilerin çok sık tercih ettiği üç ilçemiz olan Buca, Bornova ve Çiğli’de ortalama kira fiyatları sırasıyla 22 bin 818, 30 bin 597 ve 29 bin 458. Bunların komisyon ve depozito bedellerini saymıyoruz bile. Ev kirasında bu üç ilçenin ortalamasını aldığımızda sadece kira bedeli 27 bin 624 TL.
Ortalama elektrik faturasını 700, su faturası 350, doğal gaz (kış aylarında) 2 bin, internet 750 lira, yol maliyeti ise 700 TL. Mutfak harcamasını asgari seviyeden hesaplayıp 5 bin lira belirlediğimizde dahi toplam tutar yaklaşık 38 bin lira. Yani asgari ücretin çok üzerinde. Asgari ücretle geçinen bir ailenin bu koşulları karşılaması imkânsız. Öğrencilerimiz yüksek maliyetler, yetersiz yurtlar, artan kira bedelleri kıskacı altında gelinen tabloda merdiven altı yurtlara mecbur bırakılıyor. Öğrencilerimiz yıllardır verdiği çabanın karşılığında hayallerine kavuşsalar dahi onlara reva görülen barınma koşullarının özeti bu. AK Parti iktidarının tercihleriyle öğrencilerimizin tercihleri işte böyle boşa düşüyor. Çocuklarımızın ve ailelerinin emeği, yurt sahiplerinin ve çalışanlarının kazancı iktidarın ‘tercihlerine’ kaldı. AK Parti hükümetinde belli bir zümrenin dışında kazanan yok” şeklinde konuştu.
"KYK yurt yatırımları öğrenci hareketliliğine göre planlanmalı"

Son olarak, konuyla ilgili çözüm önerilerini sıralayan ve barınma sorununa karşı acilen harekete geçilmesi gerektiğini savunan YENİ Partili Ösen, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Üniversite kontenjanları belirlenirken kentlerin kamu yurt kapasitesi de dikkate alınmalı. Bir kente yeni öğrenci kontenjanı verilirken, öğrencilerin nerede barınacağı önceden hesaplanmalı. Yurt kapasitesinin yalnızca yatak sayısı artırılacak büyütülmesi yerine, öğrencilerin yaşam koşullarını da gözeten bütüncül bir planlama yapılmalı. Her üniversite kenti için barınma kapasitesi raporu hazırlanmalı. Öğrenci sayısı, şehir dışından gelen öğrenci oranı, KYK kapasitesi, kira fiyatları ve ulaşım olanakları birlikte değerlendirilerek kontenjan planlaması yapılmalı. KYK yurt yatırımları öğrenci hareketliliğine göre planlanmalı.
Özellikle İzmir, İstanbul, Ankara gibi yoğun öğrenci alan kentlerde yeni yurt yatırımları, mevcut ve öngörülen öğrenci sayısına göre artırılmalı. Böylece öğrencilerin üniversiteye yerleşmesinin ardından karşılaşacağı barınma sorununun önceden tespit edilmesi sağlanmalı. ‘Yaptım oldu’ anlayışı çözüm üretmekten çok sorun yumağını büyütüyor. Kapasite artışının yanı sıra yurtların konumu, üniversitelere ulaşım imkanları ve öğrencilerin sosyal ihtiyaçları da yatırım planlarının parçası haline getirilmeli. Yükseköğretim programlarının kontenjanları yalnızca doluluk oranına göre değil, istihdam ve bölgesel ihtiyaçlara göre belirlenmeli.
3 bin TL olan KYK bursları barınmanın yanı sıra ulaşım, beslenme, kitap ve eğitim materyalleri gibi zorunlu giderler hesaplanarak bunun üzerine öğrencilerin tiyatro, konser, sinema gibi sosyal-kişisel gelişimlerine katkı sunacak faaliyetlere katılmasını da sağlayacak düzeye çıkarılmalı. Öğrencinin üniversite eğitimini sürdürebilmesi için gerekli sosyal destekler güçlendirilmeli. Yükseköğretim sistemi uzun vadeli ve bütüncül bir planlamayla yönetilmeli. Kontenjan, yurt, burs, ulaşım, akademik kadro ve istihdam politikaları birbirinden bağımsız başlıklar olarak ele alınmamalı; aynı yükseköğretim politikasının parçaları olarak ele alınmalı. Böylece üniversiteye yerleşen öğrencinin eğitim hayatına başladıktan sonra yeni bir ‘barınma sınavıyla’ karşı karşıya kalmasının önüne geçilmeli”





