Hayat pahalılığı bir yandan, iş stresi diğer yandan insanları bunaltırken Ankara'dan gelen üç yeni teklif, kentteki çalışma yaşamına derin bir nefes aldırma potansiyeli taşıyor.
ALTIN KELEPÇE KIRILIYOR: İSTİFAYA TAZMİNAT HAKKI
Bugün İzmir'de bir fabrikada on beş yıl çalışan bir usta, işyeriyle ne kadar büyük bir sorun yaşarsa yaşasın istifa dilekçesini kolay kolay yazamaz. Çünkü o dilekçe, yılların birikimi olan kıdem tazminatının çöpe gitmesi demektir. Meclise sunulan tasarının kalbinde tam da bu haksızlığı bitirecek bir formül yatıyor. Artık çalışanlar istifa ettiklerinde de kıdem tazminatlarını alıp yollarına devam edebilecekler. İşçiyi işverene mecbur bırakan o görünmez prangalar, yasa meclisten geçerse tamamen kırılmış olacak.
YILDA ALTI HAFTA İZİN: KULAĞA HOŞ GELİYOR AMA...
Çalışanların bir diğer kanayan yarası ise dinlenememek. Mevcut sistemde yeni bir çalışan yılda topu topu iki hafta izne çıkabiliyor. O iki haftanın da yarısı yollarda, geri kalanı ise evdeki işleri toparlamakla geçiyor. Yasa teklifi, ücretli izin hakkını 6 haftaya kadar esnetmeyi öngörüyor. Bir insanın bedenen ve ruhen toparlanabilmesi için 42 gün harika bir süre. İşçi sınıfı bu haberi coşkuyla karşılasa da patronlar kulübünde derin bir sessizlik hakim.
MAAŞI SAKLAYAN İLANLAR TARİH OLUYOR
Beyaz yakalıların iş ararken en çok isyan ettiği konu, ilanlarda maaş detayının sır gibi saklanmasıdır. Mülakatlar, testler, sunumlar derken haftalarca oyalanan aday, sürecin sonunda komik bir rakamla karşılaşabiliyor. Yeni dönemde iş ilanlarına maaşın açıkça yazılması mecburi hale getirilecek. Aday, o işin kendisine ne kadar kazandıracağını baştan bilecek ve vakit kaybetmeyecek.
ŞİRKETLER İÇİN CİDDİ BİR MALİYET SINAVI
Konunun uzmanı Doç. Dr. Okan Güray Bülbül, bu masalsı hakların bir çırpıda verilmesinin piyasada şok etkisi yaratabileceğini vurguluyor. Özellikle koşulsuz kıdem tazminatı, işverenlerin maliyetlerini bir anda katlayabilir. Şirketler bu yükün altından kalkabilmek için yeni işe alımları durdurma yoluna gidebilir. İzinlerin altı haftaya çıkması da ancak uzun yıllara yayılan bir geçiş planıyla mümkün görünüyor. Şu an İzmir sokaklarında umutlu bir bekleyiş var, gözler tamamen meclis genel kurulundan çıkacak karara çevrilmiş durumda.





