Illinois Teknoloji Enstitüsü'ndeki akustik araştırmacıları, bazı insanların neden ıslık çalamadığını inceleyerek becerinin arkasındaki fiziksel mekanizmayı açıkladı. Bulgulara göre ıslık çalamamanın nedeni çoğu kişide anatomik bir sorun değil. Dilin ağız içindeki konumu, dudakların aldığı şekil ve hava akışının doğru ayarlanması belirleyici. Yaş da öğrenme sürecini etkileyebiliyor. Çocuklukta daha kolay kazanılabilen bu ağız hareketleri yetişkinlikte daha fazla tekrar gerektirebiliyor. Ancak bazı nadir fiziksel durumlarda ne kadar pratik yapılırsa yapılsın ıslık sesi üretmek mümkün olmayabiliyor.
Islık çalamamanın nedeni ağız geometrisinde saklı
Makine mühendisliği profesörü Francisco Ruiz'e göre ıslık için dudak, dil ve hava akışının doğru bir düzen oluşturması gerekiyor. Dudakların küçük bir açıklık bırakacak şekilde büzülmesi ve dilin damağa uygun mesafede tutulması, havanın hızını ve basıncını değiştiriyor.
Konuşma ve şarkı söylemenin aksine ses telleri ıslık sırasında titreşmiyor. Duyulan ses, ağız içindeki hava hareketinden doğuyor. Yarık damak gibi bazı anatomik farklılıklar gerekli dar hava yolunun kurulmasını engelleyebiliyor. Araştırmacılara göre bu durumlar nadir. Islık çalamayanların büyük bölümünde sorun, gerekli ağız hareketlerinin öğrenilmemiş olması.
Islık çalamamanın nedeni yaşla da bağlantılı
Islık çalmayı öğrenmek yalnızca doğru tekniği bilmekten ibaret değil. Yaş ilerledikçe dudak ve dil kaslarının yeni hareket kalıplarına uyum sağlaması daha fazla tekrar isteyebiliyor.
Çocukluk ve ergenlik döneminde edinilen motor becerilerin daha hızlı yerleşebilmesi, ıslık için de avantaj sağlıyor. Bu nedenle yıllardır ıslık çalamayan bir yetişkinin anatomik olarak buna uygun olmadığı sonucuna varmak doğru değil. Doğru dudak şekli, dil pozisyonu ve kontrollü hava akışı pratikle öğrenilebiliyor.
Flutino cihazı ıslığın sırrını mekanik olarak gösterdi
Ruiz, mekanizmayı test etmek için 3 boyutlu yazıcıyla “Flutino” adlı küçük bir cihaz geliştirdi. Cihaz, dudakların ıslık sırasında oluşturması gereken şekli mekanik biçimde taklit ediyor ve havayı uygun kanaldan geçiriyor.
Denemelerde Flutino ile yüksek ses seviyelerine ulaşılması, ağız geometrisinin ses üretimindeki rolünü güçlendirdi. Cihazın yaptığı şey aslında oldukça basit: İnsanların dudakları ve diliyle kurmaya çalıştığı hava yolunu sabit bir geometriyle oluşturmak. Böylece ıslığın yalnızca doğuştan gelen bir yetenek olmadığı, fizik ve öğrenilmiş kas hareketlerinin birleşimiyle ortaya çıktığı daha net görülüyor.



