İzmir Çeşme’nin Germiyan köyünde yaşayan Nuran Erden, fırçası ve boyalarıyla sokakları renklendiriyor. 27 yaşında başladığı Trakya Üniversitesi Halı Dokumacılığı bölümünü bitiren Erden’in çizim sevdası zamanla sokaklara taşındı. Evdeki sandalyeleri boyayarak başlayan süreç, komşuların talebiyle köyün boş duvarlarına ve elektrik direklerine yayıldı. Malzemelerini kendi imkanlarıyla alan ve hiçbir ücret kabul etmeyen Erden, eserlerinde toplumsal mesajlara da yer veriyor.
İşin başlama hikayesini 2014 yılına dayandıran Nuran Erden, şu ifadeleri kullandı:
"Duvarları boyayalım diye çıkmadık yola. Köye kafeler yapalım diye çıktık. ‘Ben sandalyeleri boyayacağım' dedim. Benim boyadığım sandalyelere çok tepki geldi. O tepkiden sonra üzüldüm. Ardından aşka geldim, ‘Duvarlara başlıyorum' dedim. Bana ‘Sen deli misin?' dediler. Ben de ‘Ben deliyim, bu işi yapacağım, göreceksiniz. Bir sürü insan gelecek' dedim. Türkiye'de böyle bir köy yok. İlk defa bir köyde duvarların süslenmesini ya da renklendirilmesini ben yapmış oldum"

Toplumsal olayları duvarlara taşıyor
Çizimlerinde gündemdeki konulara da yer ayırdığını aktaran Erden, şöyle devam etti:
"İnsanlar boş duvara bakıp duracaklarına güzel bir şey görüp tebessüm etsinler. Ben kadına şiddete hayır çizimi yaptım. Öğretmenler Günü için öğretmenlere bir demet çiçek yaptım, aile içi şiddeti işledim, Gazze'yi çizdim, Narin'in hikayesini anlatmaya çalıştım. Toplumsal olaylara da parmak basmak gerektiğine inanıyorum. Çünkü insanların görsel hafızası çok önemli. Akılda kalması için görsel ögelere önem veriyorum"
Yurt dışından ziyaretçiler geliyor

Köyün bu çalışmalar sayesinde turistik bir kimlik kazandığını belirten Erden, şunları söyledi:
"Aile ile telefondaki çeviri uygulaması sayesinde konuşarak anlaştık. Yurt dışından gelen insanlar çok fazla. Yurt içinde ise ilkbahar ve sonbaharda yoğun olmak üzere turlar geliyor. Köy bu sayede turizm kapsamına girmiş oldu. Böyle köy olarak kalmış yerlerin korunması gerektiğine inananlardanım. Şu an köye müteahhitler girdi ve ilk iş olarak eski evleri yıkıyorlar. Bu evleri böyle güzellikte yapacak usta kalmadı. Bu köy, Çeşme'de son dönem Osmanlı mimarisinin yaşatıldığı son köy. Bu mimarinin korunması gerektiğine inanıyorum"
"Hedefim tüm Türkiye'yi boyamak"

Çizim yaparken doğrudan aklındakileri aktardığını ve pratik çalıştığını vurgulayan Erden, sözlerini şöyle tamamladı:
"Günlerce uğraşmam. Benim yapacağım çalışma en fazla 15-20 dakika, ya da bir saat sürer. Doğrudan aklımda, bir şeye bakmadan yaptığım için fırçayı elime alıyorum, girip çıkıyorum. Benim hedefim tüm Türkiye'yi boyamak. İnşallah gün gelir bütün Türkiye'yi boyarım. Geçtiğimiz aylarda Bandırma'ya bir okula resim yapmaya gittim. Bence çok güzel oldu. Orada çocuklara da dokunmuş oldum. Kamusal alanlara gidip ücretsiz çalışmalar yaparım. Çeşitli bölgelerden de talepler geliyor."





