GÜNDEM HABERLERİ

Erhan Adem, TÜİK verilerini eleştirdi: “Bu tabloyu kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, TÜİK’in açıkladığı Eylül ayı enflasyon verilerini değerlendirdi.

Abone Ol

Son Mühür / Atakan Başpehlivan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, TÜK’in açıkladığı Eylül ayı enflasyon verilerini değerlendirerek, konuyla ilgili önemli açıklamalarda ve değerlendirmelerde bulundu.

Erhan Adem: Bunun adı kötü yönetimdir, beceriksizliktir

Tarlada 5 liraya satılan ürünün pazarda 100 liraya satılmasının doğa olayı olmadığını belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, “TÜİK’in Eylül ayı enflasyon verileri halkın yaşadığı ağır tabloyu bir kez daha ortaya koydu. TÜFE yıllık yüzde 33,29, gıda fiyatları yüzde 36,06, konut yüzde 51,36 arttı.

143 temel harcama grubundan 113’ünde fiyat yükseldi. Bu rakamlar, vatandaşın cüzdanında ve mutfağında yaşadığı gerçeğin TÜİK tablolarına yansımasından başka bir şey değildir. Sayın Bakan Şimşek, çıkıp ‘don oldu, kuraklık vurdu’ diyerek sorumluluğu doğa olaylarına atıyor. Peki soruyorum: Avrupa’da da don oluyor, kuraklık yaşanıyor. Ama Avrupa Birliği ortalama enflasyonu yüzde 2 seviyelerinde.

Bizde yüzde 33. Avrupa’da gıda enflasyonu çift haneli olan ülke yok, bizde ise gıdada yüzde 36. Bunun adı kötü yönetimdir, beceriksizliktir. Tarlada 5 liraya satılan ürünün pazarda 100 liraya çıkması doğa olayı değil, bir yönetim sorunudur. Çiftçi alın terinin karşılığını alamazken, tüketici sofrasına ekmek götüremiyorsa, arada rantçılar kazanıyorsa, bu ülkeyi yönetenlerin yanlış politikalarının sonucudur.” diye konuştu.

“Biz bu tabloyu kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz”

Son olarak, ekonominin içinde bulunduğu tabloyu kabul etmediğinin altını çizen CHP’li Erhan Adem, şu ifadeleri kullandı: “Üretici fiyat endeksi yüzde 26 artarken, tüketici fiyatları yüzde 33’ü aşmış durumda. Yani üretim maliyetinin üzerine eklenen fahiş aracılık ve denetimsizlik yükü, vatandaşı daha da ezmektedir. Bu tablo fırsatçılığın, tekellerin ve denetimsizliğin bir sonucudur.

Artık halk TÜİK’in rakamlarına değil, pazarda elindeki çantaya, markette ödediği faturalara bakıyor. Vatandaş karnını doyuramıyorsa, kirada barınamıyorsa, çocuğunu okutamıyorsa, sizin pembe tablolarınız hiçbir anlam ifade etmiyor.

Türkiye’nin en büyük sorunu don, kuraklık ya da dış güçler değildir. Türkiye’nin en büyük sorunu, halktan kopuk, üreticiyi unutan, bilimi yok sayan bir yönetim anlayışıdır. Halkımız açlık sınırında yaşarken, iktidar rakamlarla oynamaya devam ediyor. Biz bu tabloyu kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz.”