Ankara'da ekonomi kurmayları, emeklilerin alım gücünü yükseltmek amacıyla alternatif zam paketleri üzerinde yoğun bir mesai harcıyor. Enflasyon farkı ile sınırlı kalmayacak yeni bir ek ödeme kanun teklifi için hazırlıklar sürerken, ibre sabit miktarlı artış ile oransal refah payı arasında gidip geliyor. Çalışmaların merkezinde ise dar gelirli vatandaşların yaşam standartlarını yukarı çekmek yatıyor.

DÜZENLEME MECLİS'E NE ZAMAN SUNULACAK?

Maaşlara yansıtılacak ilave zamları içeren yasa tasarısının TBMM takvimi büyük ölçüde netleşti. Hükümet kanadının, taslağı parlamentoya taşımak için genel bütçe görüşmelerinin bitmesini beklediği öğrenildi. Bütçe maratonunun tamamlanmasının hemen ardından kanun teklifinin Meclis Başkanlığı'na sunulması ve yasalaşma sürecinin hızla başlatılması öngörülüyor.

18 MİLYON KİŞİYE 10 BİN TL VEYA 15 BİN TL SEYYANEN ARTIŞ MALİYETİ

Üzerinde çalışılan en dikkat çekici formüllerden biri, tüm emeklilere eşit miktarda sabit bir tutarın yansıtılması. Bu kapsamda kişi başına 10.000 TL ya da 15.000 TL seyyanen ilave ödeme yapılması güçlü bir seçenek olarak masada duruyor. Ancak uygulamanın Hazine'ye getireceği devasa yük ince elenip sık dokunuyor. Tüm emeklilere 10 bin TL verilmesi durumunda bütçeye yıllık 2 trilyon 160 milyar TL; rakamın 15 bin TL'ye çıkarılması halinde ise 3 trilyon 240 milyar TL ekstra maliyet bineceği hesaplanıyor.

OCAK 2027 İÇİN YÜZDE 10 İLE YÜZDE 20 ARASINDA REFAH PAYI İHTİMALİ

Seyyanen rakamların bütçeyi zorlaması ihtimaline karşı ikinci bir alternatif daha değerlendiriliyor. Bu plana göre, Ocak 2027 döneminde oluşacak standart yasal enflasyon farkının üzerine doğrudan refah payı eklenecek. Masadaki taslaklarda bu refah payı oranının yüzde 10 ile yüzde 20 bant aralığında tutulması planlanıyor. Böylece oransal bazda enflasyonun çok üzerinde bir iyileştirme hedefleniyor.

EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 30.000 LİRAYI GÖRÜR MÜ?

Tüm bu seyyanen artış veya refah payı senaryolarının temel hedefi, taban aylıkları yukarı çekmek. Ankara kulislerinde, planlanan formüllerden birinin kabul edilmesiyle birlikte en düşük emekli maaşının 30.000 TL sınırına dayanabileceği konuşuluyor. Ancak bu rakam şimdilik kesin bir karar olmaktan ziyade, hesaplamalar sonucu ulaşılabilecek tavan senaryo olarak değerlendiriliyor.

EK ÖDEMELERDE HANE GELİRİ VE PRİM GÜNÜ KRİTERİ GELEBİLİR

Öte yandan, hazırlanacak paketin "herkese eşit zam" yerine "ihtiyacı olana daha fazla destek" mantığıyla kurgulanabileceği de belirtiliyor. Bu ihtimal devreye girerse, emeklilere verilecek ek destek miktarını belirlemek için hane içindeki toplam gelir, kişinin aktif olarak bir işte çalışıp çalışmadığı, sigorta prim gün sayısı ve yaşı gibi kişisel ölçütler devreye girecek. Özellikle taban aylık alan ve başka geliri olmayan vatandaşlara yönelik daha yüksek oranlı, pozitif ayrımcı bir zam modelinin hayata geçirilmesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi