Son Mühür- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TCMB Başkanı Fatih Karahan ile 2027-2029 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı (OVP) açıkladı.
Yılmaz, "2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz." açıklamasında bulundu.
Dr. Toptaş mercek altına aldı...
Ekonomide bizi nasıl bir hafta bekliyor sorusunu mercek altına alan eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş,
''7 Eylül 2026 haftasında ekonomi ve finans piyasalarının gündemini küresel ölçekte ABD-İran çatışmasının yeniden şiddetlenmesi, petrol fiyatları ve iki büyük merkez bankasının faiz kararları belirleyecek. Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun yeniden yükselmesiyle Brent petrolün 95 doların üzerine çıkması, enerji arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdı. İran ve ABD arasında karşılıklı saldırıların devam etmesi, petrol fiyatlarının önümüzdeki hafta da piyasaların en önemli göstergelerinden biri olacağını gösteriyor.
Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon ve cari denge üzerindeki riskleri yeniden artırıyor'' değerlendirmesinde bulundu.
Dr. Ayhan Bülent Toptaş'ın açıklamalarından öne çıkan detaylar şöyle...

10 Eylül'de Avrupa'dan gelecek haber...
Küresel piyasalar açısından haftanın en önemli gelişmesi 10 Eylül Perşembe günü açıklanacak Avrupa Merkez Bankası faiz kararı olacak. Euro Bölgesi'nde ağustos enflasyonunun yüzde 3,3'e yükselmesi ve enerji fiyatlarındaki artış, ECB'nin faiz artırması beklentisini güçlendirmiş durumda.
Piyasalar 25 baz puanlık bir artışı büyük ölçüde fiyatlıyor. Ancak İran krizinin Avrupa ekonomisi üzerinde yaratabileceği büyüme baskısı, ECB'nin bundan sonraki faiz patikası açısından belirsizlik yaratıyor.
ABD'den gelen veriler beklentileri değiştirdirdi...
ABD tarafında ise geçen hafta açıklanan güçlü tarım dışı istihdam verisi, Fed'in eylül toplantısına ilişkin beklentileri önemli ölçüde değiştirdi. Ağustos ayında tarım dışı istihdam 162 bin kişi artarken, işsizlik oranı yüzde 4,1'de kaldı. Güçlü istihdam verisi Fed'in faiz artırabileceği beklentisini güçlendirdi. Bu nedenle ABD'de bu hafta açıklanacak enflasyon öncesi göstergeler ve tahvil piyasasındaki hareketler küresel finansal koşullar açısından izlenecek.
Bu hafta gözler PPK'nın toplantısında...
Türkiye'de ise haftanın açık ara en önemli gelişmesi 10 Eylül'deki TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı olacak. Temmuz ve ağustos enflasyonunun ardından Bankanın faiz politikasında nasıl bir adım atacağı kadar, karar metninde enerji fiyatlarındaki yükselişe ve enflasyon beklentilerine ilişkin vereceği mesajlar da önem taşıyor. TCMB'nin resmi takvimine göre karar 10 Eylül'de açıklanacak, toplantı özeti ise 17 Eylül'de yayımlanacak.
TCMB açısından kararın zorlaştığı bir ortam söz konusu.
Bir tarafta yıllık enflasyonun hâlâ yüzde 30'un üzerinde olması ve dezenflasyon sürecinin istenen hızda ilerlememesi, diğer tarafta petrol fiyatlarındaki yeni yükseliş bulunuyor. Bu nedenle piyasanın sorusu yalnızca “faiz indirilecek mi?” değil, “TCMB enerji şokuna rağmen para politikasındaki temkinli duruşunu ne ölçüde koruyacak?” sorusu olacak.
İzmir'de hizmet sektörü...
İzmir açısından ise küresel enerji fiyatları ve TCMB kararı özellikle sanayi, ihracat ve hizmetler açısından önem taşıyor. Yüksek petrol fiyatları enerji ve lojistik maliyetlerini artırırken, yüksek faizler işletmelerin finansman yükünü ağırlaştırıyor.
Yaz sezonunun sona yaklaşmasıyla turizm kaynaklı canlılığın azalması da hizmet sektöründe yeni bir döneme işaret ediyor. Buna karşılık petrol fiyatlarının kalıcı biçimde yükselmemesi ve Avrupa talebinin korunması, İzmir'in ihracatçı sektörleri açısından önemli bir destek sağlayabilir.
Bu detaylara dikkat...
Özetle, 7 Eylül haftasında küresel piyasaların odağında petrol fiyatları ve ECB'nin faiz kararı, Türkiye piyasalarının odağında ise TCMB'nin faiz kararı bulunacak. ABD'de güçlü istihdam verisinin ardından merkez bankalarının enflasyon karşısında daha temkinli bir çizgiye yönelmesi, küresel finansal koşulları sıkılaştırabilir.
Türkiye açısından ise jeopolitik risklerin enerji fiyatları üzerinden enflasyona yeniden baskı yaptığı bir ortamda, TCMB'nin vereceği karar ve mesajlar önümüzdeki dönemin para politikası açısından belirleyici olacak.





