'Bekir Bey bakar mısınız?' dediler, baktı! Sonuç, 434 bin 860 lira idari para cezası uygulandı
'Bekir Bey bakar mısınız?' dediler, baktı! Sonuç, 434 bin 860 lira idari para cezası uygulandı
İçeriği Görüntüle

Son Mühür- Dünyada İHA/SİHA üretiminde Türkiye'nin son dönemdeki başarısı, Batı'nın büyük silah üreticilerini tedirgin etmişe benziyor.
Unmanned Systems Technology (UST) gibi sektörün prestijli ve yönlendirici kabul edilen platformlarından birinde “Top UAV Companies” başlığıyla paylaşılan listede Türk şirketlerine yer verilmediği görüldü.

Listede Türkiye yok
Listede yer verilen bazı şirketlerin İHA konusunda üretimi olmadığına dikkat çeken havacılık mühendisi Uğur Kakasci, Türk şirketlerine yönelik tutumun perde arkasını kaleme aldı.
Türkiye'nin en önemli havacılık ve savunma sanayi gazetecilerinden biri olan Tolga Özbek'in internet sitesinde yayınlanan köşe yazısına göre söz konusu listeyle ilgili asıl garabet Türkiye tarafında ortaya çıkıyor.
Listede ''Baykar yok… TUSAŞ yok…'' vurgusunda bulunan Uğur Kakasci,
''Dünyanın en fazla ülkeye SİHA ihraç eden şirketlerinden biri olan, TB2 ve AKINCI ile küresel pazarı değiştiren, TB3 ile gemiden operasyon kabiliyetini sahaya taşıyan ve KIZILELMA ile insansız savaş uçağı sınıfına giren Baykar bu listede yok.
TUSAŞ’ın ANKA, AKSUNGUR ve ANKA III ailesi de yok'' hatırlatmasında bulundu.

Türkiye İHA/SİHA'da ezberleri bozdu
'Türkiye artık yalnızca birkaç İHA üreten bir ülke değil; farklı sınıflarda İHA/SİHA geliştiren, ihraç eden ve operesyonel konsept üreten bir ekosisteme sahip'' mesajı veren Kakasci,
''Benzer şekilde, küresel pazara yüzlerce askeri platform sunan Çinli üreticilerin de listede yer almaması bu körlüğü pekiştiriyor.


Basit bir hata değil...


Bu tabloyu basit bir hata olarak geçiştirip hafifletemeyiz; karşımızdaki tutum son derece bilinçli bir niyet ve ideolojik bir anlatı ambargosudur.
Maliyet-etkinliği yüksek, sahada rüştünü ispatlamış ve doktrin değiştiren Türk platformlarını o listelerin tepesine koymak; Batı savunma endüstrisinin onlarca milyar dolarlık, pahalı ve hantal “teknoloji monopolü” illüzyonunun çöktüğünü resmen ilan etmek anlamına gelirdi.


Gözden kaçırma veya acemilik diyemeyiz...


Yapılan şey bir gözden kaçırma veya acemilik değildir; sahadaki ezber bozan Türk İHA’larını kâğıt üzerinde halı altına süpürmeye çalışan kurumsal bir refleks ve ticari bir sansürdür.
İstedikleri kadar sansürlesinler, sahadaki gerçek değişmeyecek!'' değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı