Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın, sosyal medya üzerinden yaptığı, "Bursa merkez ilçelerinde [Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım] konut almayın, kiralamayın" yönündeki paylaşımı Bursa'da yer bilimciler arasında büyük bir tartışmaya neden oldu. Bölgedeki uzmanlar, deprem riskinin yalnızca genel bölge adlarıyla değerlendirilemeyeceğini, zeminin parsel bazında incelenmesi gerektiğini vurguladı.
TMMOB'dan Prof. Ercan'ın açıklamasına tepki
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın uyarı niteliğindeki açıklamasına ilk ve en sert tepki TMMOB Güney Marmara Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Yıldız'dan geldi. Yıldız, deprem riskini bir ilçenin veya bölgenin bütünü olarak değerlendirmenin bilimsel açıdan yanlış olduğunu kaydetti. Yan yana bulunan iki parselin dahi farklı zemin özelliklerine sahip olabileceğini belirten Yıldız, deprem riskinin sadece zeminle değil, aynı zamanda yapı stoğunun kalitesi ve alınan mühendislik hizmetleri gibi pek çok etkenle bir bütün olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Özellikle Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde sıkça yaşanan depremlerin ardından bu tür genel uyarıların bilimsellikten uzak olduğunu ifade etti.

"Zemin özellikleri parsel bazında değişiyor"
Bilimsellikten uzak açıklamaların vatandaşları paniğe sevk etme potansiyeli taşıdığını ve bu tür yaklaşımlara daima karşı olduklarını belirten Mehmet Yıldız, depremlerin etkilerinin henüz tam olarak atlatılamadığı bir dönemde bu hassasiyetin önemine değindi. Yıldız, "Yaşamayın, ev almayın, kiralamayın gibi bilimden uzak açıklamaların karşısında olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz," dedi.
Sağlıklı bir değerlendirme için yapıların ve zeminlerin uygun ve güvenli hale getirilmesi amacıyla mühendislik hizmeti almış, detaylı analiz çalışmalarının yapıldığı bilimsel verilere ihtiyaç olduğunu belirten Yıldız, sözlerine şöyle devam etti: "Parsel bazında en küçük konteynerden en büyük projelere kadar zemin ve temel etüt raporları yer bilimciler tarafından hazırlanmakta. Bu çalışmalarda sadece depremsellik değil, taşıma gücü, oturma, şişme, heyelan, sel ve taşkın riski gibi birçok parametre de değerlendirilmektedir." Yıldız, tüm bu çalışmaların yapıldığı sağlıklı bir zeminde, yapının da yönetmeliklere uygun inşa edilmesi durumunda yaşam için bir risk teşkil etmeyeceğini kaydetti.
Yıldız, "Durum bu kadar hassas iken ilçe, bölge, il ismi verilerek yapılan bu açıklamanın bilimsel olarak nasıl bir temele dayandığını tekrar sormak istiyorum," diyerek Prof. Ercan'ın uyarısının bilimsel dayanağını sorguladı. Bursa'da adı geçen merkez üç ilçede de detaylı mikro bölgeleme etüt çalışmalarının kısmen tamamlandığını ve bir kısmının da tamamlanmak üzere olduğunu hatırlattı. Son olarak Yıldız, özellikle böylesi bir dönemde, vatandaşları korkuya sevk edecek açıklamalarda bulunulurken akademisyenlerin ve kamu kurum yetkililerinin son derece hassas davranmak zorunda olduğunu belirterek, bu tür genel geçer açıklamaların bir karşılığının olmadığını yineledi.





