Son Mühür / Yağmur Daştan - Çeşme’de İzmirli ünlü iş insanı Lucien Arkas ve Günay Guy Pagy’ye ait olduğu ifade edilen arazi için hazırlanan imar planlarına ilişkin bilirkişi raporunda olumsuz görüş çıktı. Söz konusu arazide yapılması planlanan bölgede planlanan Castello Fontana projesinin kamu yararına ve koruma ilkelerine uygun olmadığı yönündeki değerlendirmeye dikkati çeken Çeşme Kent Konseyi ve Çeşme Yarımadası Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler, bölgedeki yatırıma ilişkin beklentilerini dile getirdi. Güler, Arkas’a yatırımından vazgeçmeme çağrısı yaparken, bölgenin rezidans yerine termal turizm ve sağlık merkezi olarak değerlendirilmesini önerdi.

Çeşme'de Lucien Arkas’ın arazisine yargı engeli: Bilirkişiden 'kamu yararı' vetosu!
Çeşme'de Lucien Arkas’ın arazisine yargı engeli: Bilirkişiden 'kamu yararı' vetosu!
İçeriği Görüntüle

Çeşme’de ‘Arkas projesi’ne tepki: "Heykeli dikilecek bir insan ama..."
Çeşme’de ‘Arkas projesi’ne tepki: "Heykeli dikilecek bir insan ama..."
İçeriği Görüntüle

"Bilirkişi, Şehir Plancıları Odasının yürüyen bir davası vardı zaten. Biz de Bakanlığa itirazlarımızı yollamıştık, bu ÇED'i de iptal ettirmiştik” sözleriyle açıklamalarına başlayan Başkan Güler, “Bilirkişi tüm bunları değerlendirerek bu projenin kamu yararı olmadığına, şehir planlarına uymadığına, bölgeye bir fayda getiremeyeceğine dair negatif bir rapor düzenledi. Mahkeme bu raporları çok dikkate alıyor. Bizim beklentimiz, mahkemenin önümüzdeki en geç 4 hafta içinde bu imar planını, imar başvurusunu iptal edeceği yönünde” dedi.

“Çeşme’ye çok büyük yük getirecekti”

Söz konusu alanda 800 tane rezidans yapılmasının öngörüldüğüne işaret eden Güler, “Bu Çeşme'ye çok büyük bir yük getirecekti çünkü altyapımız yok. Yatırımcılar da ısrarla bir arıtma tesisi kurmayı reddetmişlerdi. Foseptikle 800 tane evi idare edeceklerini iddia ediyorlardı. Bilirkişi raporu negatif; bundan sonra Castello Fontana projesinin yürütülmesi kolay değil. Arkas'ın bu yatırımdan vazgeçmemesini istiyoruz. Ama burayı bir rezidans cenneti olarak değil, bir turizm termal tesisi olarak düşünmesini öneriyoruz” ifadelerini kullandı.

“En zengin termal sular Çeşme’de”

Çeşme’nin asıl ihtiyacı olan yatırımın rezidans projelerinden ziyade termal turizm tesisleri olduğunun da altını çizen Başkan Gürel, yatırımlar için Lucien Arkas’a seslendi. Güler, “Termal tesislere ve kaliteli otellere çok ihtiyacımız var. Üç üniversiteyle yapmış olduğumuz çalışma sonucu yeni ortaya çıkardık; Çeşme'deki termal sular dünyanın en kaliteli, en sağlıklı, en zengin termal suları. Bizden sonra İzlanda geliyor. Şu anda termal yatak kapasitemiz 2 bin 500 ve bu yeterli değil. Arkas'tan beklentimiz buraya tüm Avrupa'yı çekebilecek bir termal turizm tesisi, termal sağlık merkezi kurulması; ama rezidans değil. Böyle bir şey yaparsa biz kendisini destekleriz” diye konuştu.

Çeşme’nin termal şifası da raporlandı!

Başkan Güler, Çeşme’yi termal turizm kasabasına dönüştürme stratejisi kapsamında bilimsel sentez, mevcut durum analizi ve jeotermal bölgesel ısıtma önerisini içeren "Denizden Kaynayan Şifa: Çeşme'nin Termal Mirası ve Geleceği" başlıklı raporun çıktılarını da Son Mühür ile paylaştı. Başkan Güler’in hazırladığı raporda yer alan resmi analiz sonuçlarına göre; litresinde yaklaşık 40 gram mineral barındıran Çeşme termal suyu, dünyaca ünlü İzlanda Blue Lagoon ve İtalya Montecatini Terme gibi merkezleri geride bırakıyor. Sıcak suların doğrudan deniz tabanından kaynadığı nadir bir doğa olayına ev sahipliği yapan ilçede, 33 bin yatak kapasitesinin yalnızca yüzde 10'unda termal su kullanılması ise önemli bir eksiklik olarak gösteriliyor. Kent Konseyi, 6 Aralık 2026'da düzenleyeceği bilimsel sempozyumla Çeşme'yi 12 ay yaşayan bir termal turizm kasabasına dönüştürme stratejisini kamuoyuna sunmaya hazırlanıyor.

Muhabir: Yağmur Daştan