Son Mühür- Buca Belediyesi katkılarıyla düzenlenen “Barış ve Empati Şenliği” 1 Eylül Dünya Barış Günün’de vatandaşların katılımıyla gerçekleştirildi. Şenlik kapsamında yapılan barış yürüyüşü Forbes Sevgi Yolu’nda başladı. Yürüyüşe Bucalılar tarafından büyük ilgi gösterildi. Sevgi Yolu’nda başlayan yürüyüş Özel Gereksinimli Bireyler Danışma ve Koordinasyon Merkezi’nde sona erdi. Yürüyüşte katılımcılar hep bir ağızdan barış ve kardeşlik vurgusu yaptı. Yürüyüş bitiminde merkezde koro dinletisi, halk oyunları ve vals gösterisinin yanı sıra tiyatro, pandomim ve çocuklara yönelik yüz boyama gibi birçok etkinlik gerçekleştirildi
“Savaşın Yıkımından Barışın İnşasına” sergisi katılımcılara derin duygular yaşattı
Etkinliğin devamında Buca Belediyesi Kent Belleği Müzesi Pembe Köşk’te “Savaşın Yıkımından Barışın İnşasına” başlıklı fotoğraf sergisi açıldı. Sergilenen fotoğraflar savaşların insan hayatında açtığı derin yaraları, yıkımı ve toplumsal travmaları katılımcılara hatırlatarak derin bir etki bıraktı. Serginin ardından savaşların toplumsal etkilerini ele alan panel düzenlendi. Panele Avukat Zöhre Dalkıran, Dr. Cansu Akbaş Demirel ve Sosyal Hizmet Uzmanı Mahmut Akkın konuşmacı olarak katılım gösterdi. Gerçekleştirilen konuşmalarda barışın hukuki ve sosyal temelleri ile kalıcı bir barış kültürünün oluşturulması için atılması gereken adımlar üzerine değerlendirmeler yapıldı.

“Dileğimiz herkes için eşit, herkes için özgür, herkes için güvenli bir yaşam”
Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, savaşın etkilerinin yalnızca yıkılmış binalardan ibaret olmadığını, hiçbir kararın parçası olmayan insanların savaşlardan en ağır şekilde etkilendiğinin vurgusunu yaptı. Benzer, konuşmasının devamında “Barış yalnızca büyük kararlarla kurulmaz. Barış, günlük hayatımızda kurduğumuz ilişkilerle de büyür. Biz de kentimizde barışın, kardeşliğin ve dayanışmanın dilini büyütmenin sorumluluğunu taşıyoruz. Çünkü bir kenti güçlü yapan yalnızca yolları, meydanları ve binaları değildir. O kentte yaşayan insanların birbirine duyduğu güven ve birlikte yaşama iradesidir. Dileğimiz, çocukların savaş uçaklarının sesini değil, oyun arkadaşlarının sesini duyduğu, ailelerin yarın için korkmadığı, insanların farklılıkları nedeniyle dışlanmadığı bir dünya. Herkes için eşit, herkes için özgür, herkes için güvenli bir yaşam” dedi.




