Son Mühür- Ege Üniversitesi bünyesindeki Biyokütle Enerji Sistemleri ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi (BESTMER), Türkiye’nin yeşil enerjiye geçiş yol haritasını konuştuğumuz “Yeşil Dönüşümde Biyokütle Enerjisi: Doğal Kaynaklardan Ekonomiye Sürdürülebilirlik-2” eğitimine ev sahipliği yaptı.

Merkezin konferans salonundaki buluşmaya akademisyenler, kamu ve özel sektör çalışanları ile öğrenciler katıldı. Prof. Dr. Günnur Koçar’ın yürütücülüğünü üstlendiği bu etkinlik, akademik bilgiyi sahadaki gerçek tecrübelerle buluşturmayı başardı.

Prof. Dr. Günnur Koçar, yaptığı konuşmada şu noktalara dikkat çekti:

“Türkiye’nin biyoyakıt alanındaki potansiyeli ve sürdürülebilir yakıt teknolojilerinin yaygınlaştırılması büyük bir önem taşımaktadır. Özellikle havacılık sektöründe küresel ölçekte ciddi bir dönüşüm yaşanmaktadır. Avrupa Birliği’nin ReFuelEU Havacılık düzenlemesiyle sürdürülebilir havacılık yakıtlarının kullanımının yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Bununla birlikte, sürdürülebilir yakıtların denizcilik sektöründeki kullanımı ve biyoyakıt ikmaline yönelik girişimler de enerji dönüşümümüz açısından kritik bir rollere sahiptir. Bu alanda yapılacak yatırımlar, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırmasına ve küresel pazarda öne çıkmasına doğrudan katkı sağlayacaktır”

Çöpler ve atıklar enerjiye dönüşüyor

Ülkemizin tarımsal zenginliğinin biyokütle için muazzam bir şans olduğunu belirten Prof. Dr. Günnur Koçar, tarlada kalan atıkların enerjiye çevrilmesinin şart olduğunu söyledi. Koçar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin tarımsal kaynakları, biyokütle enerjisi açısından son derece önemli fırsatlar sunmaktadır. Özellikle tarımsal atık ve artıkların enerji üretiminde değerlendirilmesini büyük bir öncelik olarak görmeliyiz. Biyokütle enerjisi; çevresel etkilerin azaltılmasına, kaynaklarımızın verimli kullanılmasına ve kırsal kalkınmanın güçlü bir şekilde desteklenmesine ciddi katkılar sağlayacaktır. Sanayide yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını yaygınlaştırmak büyük bir zorunluluktur. Güneş enerjisinin yanı sıra biyokütlenin de enerji sistemlerimize entegre edilmesi, sanayimizin enerji ihtiyacının sürdürülebilir kaynaklarla karşılanmasına ve dışa bağımlılığımızın azaltılmasına önemli bir katkı sunacaktır”

Teoriden sahaya dolu dolu üç gün

Üç gün boyunca alanında uzman isimlerin katıldığı yoğun bir program uygulandı. Katılımcılar; tarımsal kaynakların toplanmasından enerjiye dönüştürülmesine kadar aklınıza gelebilecek pek çok teknik detayı yerinde öğrendi. Özellikle karbon ayak izi hesaplama yöntemleri ve Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) gibi bugünün en popüler konuları örneklerle anlatıldı. Laboratuvarda yapılan analizlerin ardından ekip, Torbalı’da faaliyet gösteren DB Tarımsal Enerji’nin biyodizel tesisini gezerek eğitimi tamamladı.

Muhabir: Merve Turan