SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Türkiye Barolar Birliği ve Trabzon Barosu’nu ayağa kaldıran Maçka’daki çirkin saldırının ardından adli süreç hızla işletildi. Müvekkili adına denetim görevini yürüttüğü esnada karşı tarafın sözlü ve fiziki saldırısına uğrayıp kişisel hürriyetinden yoksun bırakılan Avukat Çağla Özgür ve beraberindekilerin şikâyeti üzerine gözaltına alınan 2 saldırgan, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayı yakın takibe alan Türkiye Barolar Birliği Avukat Hakları Merkezi ise yayımladığı sert bildiriyle avukata yönelik şiddetin kronikleştiğine dikkat çekerek, 'Avukatı üstlendiği dosyanın tarafı gören zihniyet doğrudan savunma hakkını ve adaleti hedef almaktadır. Sadece tutuklama yetmez, caydırıcı yasal düzenlemeler şarttır' çağrısında bulundu.
Denetim Görevinde Çirkin Saldırı
Avukat camiasını ayağa kaldıran olay 31 Ağustos akşam saatlerinde Trabzon’un Maçka ilçesinde meydana geldi. Trabzon Barosu kayıtlı Avukat Çağla Özgür, müvekkili adına icra takibi işlemi yaptığı sırada karşı tarafın fiili ve sözlü mukavemetiyle karşılaştı. Görevini yapması engellenen, tehdit edilen ve hareket hürriyeti kısıtlanan Özgür ve beraberindeki heyet, yaşadıkları dehşet anlarının ardından adli makamlara başvurarak şikâyetçi oldu.
Teşhis Edilen Şüpheliler Hapishaneye Gönderildi
Güvenlik güçlerince başlatılan geniş çaplı soruşturma kapsamında kimlikleri ve teşhisleri belirlenen failler O.A. ve M.Y. kısa sürede gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından Maçka Adliyesi’ne sevk edilen 2 şüpheli, Savcılık sorgularının ardından 'cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlamasıyla tutuklanmaları talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edildi. Hakimlik, faillerin tutuklanmasına karar vererek ceza infaz kurumuna gönderilmesini emretti.
Avukata Saldırı Adaletin İşleyişine Müdahaledir
Süreci Trabzon Barosu ile takip eden Türkiye Barolar Birliği (TBB) Avukat Hakları Merkezi, tutuklama kararının ardından yazılı bir değerlendirme yayımladı. Avukatın üstlendiği dosyanın tarafı veya müvekkilinin temsil ettiği görüşlerin sahibi gibi görülmesinin şiddeti tırmandırdığına vurgu yapılan açıklamada, 'Bir avukatın görevini yerine getirdiği için tehdit edilmesi, saldırıya uğraması veya özgürlüğünden yoksun bırakılması yalnızca meslektaşımıza karşı işlenmiş bir fiil olarak görülemez. Avukatı şiddet yoluyla görevini yapamaz hale getirmeye yönelik her girişim, yurttaşın savunma hakkına ve adalete erişimine, dolayısıyla doğrudan adalet mekanizmasına ve işleyişine yönelmiş bir müdahaledir' denildi.




