Furkan Ertan / Son Mühür - Dijital mecralarda çocukların korunması, sosyal medya kullanım yaşının 15 olarak belirlenmesine yönelik yasal hazırlıklar ve bu kapsamda Avrupa’daki örnekler son günlerde kamuoyunun en çok tartıştığı konular arasında yer alıyor. Son Mühür TV’de ekranlara gelen Gündem Özel programında Hasan Çölmekçi ve Tunç Erciyas'ın sorularını yanıtlayan AK Parti İzmir Milletvekili, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi ile Çevre Şehircilik Politikaları Başkan Yardımcısı Şebnem Bursalı Aksoy, Aile ve Adalet bakanlıklarının ortaklaşa yürüttüğü yaş kısıtlaması düzenlemesine dair merak edilen tüm detayları paylaştı.

"Yasağı biz yapmadık, amacımız aileyi her türlü korumak"

Söz konusu düzenlemenin komisyon kararı değil, bakanlıkların ortak çalışması olduğunu ifade eden Şebnem Bursalı Aksoy, yasakçı bir anlayışla hareket etmediklerinin altını çizerek "Öncelikle bu yasayı biz yapmadık. Dijital mecralar komisyonunun konusu değil. Aile Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ile ortak yürüttüğü bir çalışma. Açıkçası, Avrupa’da bu yasaklar çok daha katı aslında. Örneğin, 13 yaş 12 yaş yapan ülkeler var. Bizimkisi daha yüksek. Eleştiriler geliyor ama biz yasakçı bir parti değiliz. Yasakları kaldıran bir partiyiz. Her konuda bu böyle. Ama tabii belli çerçeveler ve belli doğrular içinde bunları yapıyoruz. Mesela aileyi her türlü koruyacağız." dedi.

"Avrupa’da şartlar daha katı, yaş sınırını çok tartıştık"

Kendi çocukluk dönemleri ile bugünkü dijital dünyayı kıyaslayan ve yaş sınırının belirlenme sürecine değinen Bursalı Aksoy, sözlerine "Ben 50’li yaşları aşmış insanım. Bu yaşlardakiler hep demiyor mu ‘Çocukluğumuzda bu şeyler daha iyiydi, güzeldi, içerikliydi, doluydu falan’... Çocuklarımıza biz bunu verirken bile zorlanıyoruz. Açıkçası bunu da yadsıyamayız. O yüzden Avrupa örneklerine baktığımızda dediğim gibi daha katılar bu konuda. Onu çok tartıştık; 14 mü olsun, 15 mi olsun diye. Sonra 15’e karar verildi." şeklinde devam etti.

"Teknolojiye engel değil, zararlı içerik ve istismara karşı kalkan"

Düzenlemenin çocukları dijital dünyadan koparmak anlamına gelmediğini vurgulayan Bursalı Aksoy, devletin koruyucu rolünü "Bu yasayı çıkarırken bizim amacımız, çocukları teknolojiden uzaklaştırmak falan değil. Böyle eleştiriler duyuyorum bazen. Ama biz onları zararlı içeriklerden korumak zorundayız. Siber zorbalıktan, dijital istismardan korumak zorundayız. Burada anne babanın yetemediği yerlerde devlet eliyle yapacağız. O yüzden burada, teknoloji ile gençler arasına bir engel olarak algılamamak lazım. Lütfen bu konuya bu pencereden bakalım." sözleriyle ifade etti.

Kamuoyunda yaş doğrulama süreçleriyle ilgili oluşan yanlış anlamalara ve güvenlik risklerine dikkat çeken Bursalı Aksoy, denetim mekanizması ile ailelerin sorumluluklarına dair uyarılarda bulundu:

"Peki bunu nasıl denetleyeceğiz, böyle sorular da geliyor. Çocukların yaş doğrulamasıyla ilgili yanlış bir anlaşılma var bu noktada. Öncelikle başka numaralardan doğrulama kodu gelirse sakın itibar etmeyin. Bunu sadece ve sadece platformlar kendi sayfalarında bilgilendirme yapacak. O yüzden başka yerlerden gelen doğrulama ve 'şuraya tıklayın' gibi sorgulama ekranlarını dikkate almayın. Öncesinde aslında aile ve anne-babaları bu konuda bilgilendirmek lazım. Anne-babalar doğru yerlerden bilgiyi alıp çocuklarına anlatacak. Burada tabii ki sadece devletin koyacağı kural, yapacağı kanunla bu iş olmaz. Yani önce anne baba ve ailelerin bilinçli olması gerekiyor."

Muhabir: Furkan ERTAN