Stanford Üniversitesi ile PSE Healthy Energy tarafından Kaliforniya’daki 53 evde yapılan ölçümler, gazlı ocak kullananları ilgilendiren çarpıcı bir sonuç verdi. Araştırmada ocaklar kullanım sırasında, ateşleme ve söndürme anlarında, ayrıca tamamen kapalıyken incelendi. Ölçülen metanın dörtte üçünden fazlasının ocak kullanılmadığı sırada yayıldığı belirlendi. Başka bir ifadeyle alevi kapatmak, metan salımının mutlaka sona erdiği anlamına gelmiyor. Küçük sızıntıların cihaz parçaları ve bağlantı noktalarından kaynaklanabildiği belirtilirken, araştırmanın sonuçları mutfaklardaki hava kalitesini yeniden tartışmaya açtı.
Gazlı ocak kapalıyken metan sızıntısı devam edebiliyor
Doğal gazın ana bileşenlerinden biri metan. Araştırmaya göre gazlı ocak kapatıldıktan sonra cihazın bağlantıları ve parçalarındaki küçük sızıntılar nedeniyle metan salımı sürebiliyor. 53 evdeki ölçümlerde kaydedilen metanın yüzde 75’ten fazlasının ocaklar kullanılmadığı sırada açığa çıktığı görüldü.
Çalışmada gazlı ocakların tükettiği doğal gazın yaklaşık yüzde 0,8 ila 1,3’ünü yanmamış metan halinde atmosfere bırakabildiği hesaplandı. ABD genelindeki konut tipi ocaklar için yıllık tahmin yaklaşık 28,1 gigagram metana ulaşıyor.
Gazlı ocak emisyonları yalnızca metandan oluşmuyor
Gazlı ocak emisyonları söz konusu olduğunda metan tek başına değil. Yanma sırasında azot oksitler oluşabiliyor. Eksik yanma ve farklı süreçlerde karbon monoksit, formaldehit ve benzen gibi kirleticiler de gündeme geliyor.
Özellikle havalandırması yetersiz mutfaklarda iç ortam hava kalitesi bu nedenle ayrı bir önem taşıyor. Stanford araştırmacılarının hesabına göre ABD’deki konut tipi gazlı ocaklardan çıkan metanın 20 yıllık iklim etkisi, yaklaşık 500 bin otomobilin bir yıllık karbondioksit salımına denk gelebiliyor.



