Son Mühür- YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kâya Ösen, Türk turizminin yüksek maliyet, düşük talep ve kârsızlık sarmalında olduğunu belirterek sektördeki yapısal sorunların çözülmesi çağrısında bulundu. Ösen, İran-ABD arasında yaşanan krizin de turizm sektörünü olumsuz etkilediğini savunarak, “Yaklaşık 50 yılda eksisiyle artısıyla ayakta kalan turizm gemisi su almaya başlıyor” dedi. Turizm verileri açıklandığında yaşanan krizlere rağmen “rekor” açıklamalarının yapılmasının artık geçerliliğini yitirdiğini ifade eden Ösen, Türkiye’nin kendi turizm sorunlarını çözemeden bölgesel krizlerin de etkisiyle yeni bir sınavla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Yüksek maliyet- talep düşüklüğü- kararsızlık sarmalı
Ösen açıklamasında, “Rakamlar, turizm bölgelerinden gelen haberler işlerin iyi gitmediğini gösteriyor. Yüksek maliyet- talep düşüklüğü- kârsızlık sarmalı içerisinde debelenen turizmci soluğu sermayesinde ve yüksek faizli kredilerde arıyor” dedi. Türkiye’nin turizm alanında ciddi yapısal sorunları bulunduğunu belirten Ösen, “Bu gidişe bir dur denilmesi gerekiyor” vurgusu yaparak “Türk turizminin çözülmesi gereken ciddi yapısal sorunları bulunuyor. Bu sorunlar çözülmedikçe işletmeciler için maliyet yüksek, odalar ucuz, tüketici içinse pahalı ülke olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
"Turizm gemisi su almaya başlıyor"
Turizm sektörünün mevcut koşullarda risk altında olduğunu ifade eden Ösen, iktidara turizm politikalarında daha somut ve samimi adımlar atılması çağrısında bulundu. Ösen şunları kaydetti:
“Yaklaşık 50 yılda eksisi artısıyla ayakta kalan turizm gemisi su almaya başlıyor. Turizmde başta açıklanan rakamlar olmak üzere sorunların çözümünde samimi adımlar atın; Türk turisti soluğu yurt dışında aramasın, yabancı turist Türkiye’ye gelmek için günleri saysın! Sorunlar belli çözüm belli…”
“Yeni bir turizm hikayesi yazılmalı”
Çözüm önerilerini sıralayan Ösen, “Türk turizmi bugüne kadar gösterdiği performansla tüm olumsuz koşullara rağmen dünyada hatırı sayılır bir turizm destinasyonu haline geldi. Ancak bundan sonraki dönemde, değişen ihtiyaçlar ve yeni konjonktür doğrultusunda yepyeni bir sayfa açılması, yeni bir turizm hikâyesi yazılması gerekiyor. Türkiye’nin kültürel ve doğal zenginliklerini belli bölgelere sıkıştırmadan Anadolu’nun tamamına yayacak yeni bir turizm stratejisine ihtiyacı var. Bu da dünyada değişen turizm trendlerini doğru okuyarak, turizmi yalnızca yatak kapasitesiyle sınırlamayan; deneyim, kültür ve doğayla harmanlayan yeni bir anlayışla mümkün. 81 ilimizin tarihi, mutfağı, doğası ve kültürel mirası bir bütün olarak ele alınarak yeni rotalar ve destinasyonlar oluşturulmalı. Böylece turizm sezonu 12 aya yayılırken turizm gelirinin Anadolu’nun tamamına dağılması sağlanabilir” şeklinde konuştu.




