SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Evlilik birliği içerisinde huzurla oturulan bir evin, bir sabah aniden gelen icra tebligatı veya banka hacziyle sarsılması pek çok ailenin kabusu. Yargıtay, tam da bu noktada ailelerin barınma hakkını ve ortak yaşam alanlarını tek taraflı risklerden koruyacak tarihi kararlara imza attı. Yüksek mahkemelerin kararlılıkla sürdürdüğü içtihatlara göre, tapu kimin üzerine olursa olsun, bir evin aile konutu niteliği taşıması halinde diğer eşin açık ve yazılı rızası olmadan o ev üzerine hiçbir şekilde ipotek konulamıyor. Eşin bilgisi dışında atılan imzalar ve bankalarla yapılan teminat sözleşmeleri hukuki geçerlilik taşımıyor. Üstelik Yargıtay, bu korumadan yararlanmak için tapu kütüğünde önceden çekilmiş bir 'şerh' şartı da aramıyor. Evin fiilen ailece kullanılan tek konut olduğunu belgelemek, habersiz koydurulan ipotekleri mahkeme kararıyla tamamen silmek için yeterli oluyor.

'TAPUDA ŞERH YOKTU' BAHANESİ GEÇERSİZ

Uygulamada bankaların en sık sığındığı 'Tapu kütüğünde aile konutu şerhi yoktu, biz iyi niyetliyiz' savunmasına Yargıtay kapıyı tamamen kapatıyor. Kararlarda net bir dille vurgulandığı, 'Bir gayrimenkulün aile konutu sayılması tapudaki resmi şerhe değil, o evde ailece fiilen yaşanıyor olması olgusuna bağlıdır' denildi. Evde aile yaşamının sürdürüldüğü ispatlandığı an, tapuda herhangi bir şerh bulunmasa bile Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesindeki koruma kalkanı doğrudan devreye giriyor.

İzmir'in bu ilçelerinde yaşayanlar dikkat! Sağanak yağış ve fırtına uyarısı yapıldı!
İzmir'in bu ilçelerinde yaşayanlar dikkat! Sağanak yağış ve fırtına uyarısı yapıldı!
İçeriği Görüntüle

BANKALARA VE ALACAKLILARA SIKI DENETİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Yargıtay içtihatları, ipotek kabul eden finans kuruluşlarına da ağır sorumluluk yüklüyor. Basiretli bir tacir gibi hareket etme zorunluluğu bulunan bankaların, teminat olarak aldıkları evde aile yaşamının devam edip etmediğini, kredi kullanan kişinin evli olup olmadığını ve eşin muvafakatinin bulunup bulunmadığını araştırma yükümlülüğü var. Bu incelemeyi yapmadan ipotek koyan bankalar, 'iyi niyetli' kabul edilmiyor ve ipoteğin iptaliyle karşı karşıya kalıyor.

MAĞDUR EŞLER İÇİN 3 ADIMDA HUKUKİ YOL HARİTASI

Eşinin habersiz borçlanması veya ticari işlemleri nedeniyle evine ipotek konulduğunu öğrenen vatandaşların izlemesi gereken hukuki adımlar şunlar:
Aile Mahkemesinde Dava Açın: Taşınmazın bulunduğu yerdeki Aile Mahkemesi'ne başvurularak 'Aile Konutu Nedeniyle İpoteğin Kaldırılması (Fekki)' davası açılmalıdır. Dava hem tapu sahibi eşe hem de ipotek koyduran alacaklıya (banka/şahıs) yöneltilir.
İcra ve Satışı İhtiyati Tedbirle Durdurun: İpotek alacaklısının evi icradan satmasını önlemek için dava açılırken mutlaka 'İcra takibinin ve satış işlemlerinin teminatsız olarak durdurulması' yönünde ihtiyati tedbir talep edilmelidir.
Aile Konutunu Belgeleyin: İkametgah belgesi, faturalar, nüfus kayıtları ve komşu tanıklıkları ile evin ortak yaşam alanı olduğu mahkemede ispatlanmalıdır.

SORUN YAŞANMADAN ALINABİLECEK EN ETKİLİ ÖNLEM

Yargıtay kararları mağduriyet sonrası evi kurtarma imkanı verse de uzmanlar sürecin mahkemelere taşınmadan çözülmesini öneriyor. Tüm evli bireyler, evlilik cüzdanı ve yerleşim yeri belgesiyle birlikte Tapu Müdürlüğü'ne başvurarak tapu kütüğüne ücretsiz olarak 'Aile Konutu Şerhi' işletebilirler. Bu şerh konulduktan sonra Tapu Müdürlükleri, diğer eş bizzat gelip imza vermediği sürece hiçbir ipotek veya devir işlemini gerçekleştiremez.

Muhabir: Cumhur Erkek