İzmir'de yaşayan ve nadir görülen Marfan sendromu nedeniyle kalbi ile damarlarında hayati risk taşıyan İbrahim Kral, tıp dünyasında ender görülen bir operasyonla hayata tutundu. Vücuttaki bağ dokusunu zayıflatarak kalp ve damar yapısını bozan genetik hastalığı sebebiyle yıllardır yaşam mücadelesi veren 48 yaşındaki Kral, son dönemde artan şikayetleri üzerine SBÜ Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Burada yapılan detaylı incelemelerde; ana damar genişlemesinden kapakçık kaçağına, koroner tıkanıklıktan akciğer damarındaki yapısal bozulmalara kadar oldukça ağır bir tabloyla karşılaşıldı. Hastanın durumu üzerine seferber olan farklı branşlardan 20 uzman hekim, tam bir hafta boyunca en ince ayrıntısına kadar planladıkları 11 saatlik dev operasyonla mucizeye imza attı.
Her bir dokuya müdahale ettiler
Loading...
Daha önce de aort damarı patladığı için zorlu bir cerrahi süreç geçiren Kral'ın son ameliyatında, kalbinin neredeyse her dokusuna müdahale edildi. Prof. Dr. Haydar Yaşa önderliğindeki ekip, kalbi saran kalınlaşmış zarı temizlerken, yırtılan damarları onardı ve tıkalı koroner damarlara baypas işlemi uyguladı. Ameliyatın ardından bir hafta yoğun bakımda titizlikle takip edilen İbrahim Kral, sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Kardeşiyle aynı genetik hastalığı taşıyan abla Hafize Kral, annelerini de benzer bir sebeple kaybettiklerini belirterek bu başarının kendileri için ne kadar kıymetli olduğunu vurguladı.
“Benimle çok iyi ilgilendiler”
Prof. Dr. Haydar Yaşa ve ekibi tarafından gerçekleştirilen bu kritik müdahale sonrasında İbrahim Kral duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Hocam ameliyattan önce bana, 'zor bir ameliyata gireceğiz kabul ediyor musun' dedi. Ben de 'tamam' dedim. Benimle çok iyi ilgilendiler. İyi bir ameliyattı. Kendimi şanslı bir hasta olarak görüyorum. Böyle bir ekibe denk geldim. Allah benim yaşadıklarımı kimseye yaşatmasın. Allah'ın izniyle sağlığıma kavuştum. Bu saatten sonra bu şansımı iyi kullanacağım. Bu süreçte umutsuzluğa kapıldım. Bundan sonra çalışıp hayatımı oğluma adayacağım, ona bakacağım."
Prof. Dr. Yaşa, operasyonu anlattı
Operasyonun teknik detaylarını ve vakanın zorluğunu aktaran Prof. Dr. Haydar Yaşa ise sürecin işleyişini anlattı. Prof. Dr. Yaşa, "Ana damarının tamamını sentetik bir greftle, kapağını ise mekanik bir kapakla değiştirdik. Tıkalı olan 2 koroner damarına baypasları yaptık. Kalınlaşan perikart zarını (kalbi saran kese) tamamen temizledik. Genişleyen ve yırtılan pulmoner arteri (akciğer atardamarı) kalp zarıyla tamir ettik. Bacaktaki damarı da primer dediğimiz yöntemle tamir ettik. Ameliyat yaklaşık 11 saat sürdü. Kalbinin toparlanabilmesiyle kanama kontrolü açısından 2 gün göğsünü açık bırakmak durumunda kaldık” dedi.
“İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük ameliyatlardan”
Gerçekleştirilen müdahalenin tıp tarihindeki önemine değinen Prof. Dr. Yaşa, hastanın mevcut durumunu şu sözlerle özetledi: "İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük ameliyatlardan biri. Sonucunun bu kadar başarılı olması mutluluk verici. Hemen hemen kalbin tüm dokularına müdahale ettik. Ya bir kısmını değiştirdik ya da tamir ettik. Meslek hayatımda böyle bir vaka görmedim. Dünyada ya ilk vakalardan biri veya çok çok nadir görülmüştür. Her şeye rağmen hayatta olması bir mucize. Kalp ana damarının çıkış yeri çok genişlemişti. Normalde 3,5-4 santimetreye kadar normal kabul edebiliriz ama bu hastada 6,5 santimetrenin üzerindeydi. Kapağında da ciddi kaçak vardı. Bu hayatta bağdaşan bir tablo değil. Bu tür hasta grubuna saatli bomba diyoruz. Sonuç yüz güldürücü olmuştur. Bütün kalp fonksiyonları normal. Kapakçığı güzel çalışıyor. Tamir ettiğimiz yerlerde bir problem yok."