Son Mühür - İran Devrim Muhafızları Ordusu yaptığı açıklama ile ABD'ye ait bir F-35 düşürdüklerini açıkladı.
''İran’ın orta semalarında imha edildi''
Ordudan yapılan açıklamada, ''“Amerikan yapımı gelişmiş bir F-35 savaş uçağı, İran Devrim Muhafızları Ordusunun gelişmiş hava savunma sistemi tarafından İran’ın orta semalarında imha edildi.” ifadelerini kullandı.
Görüntüleri paylaşıldı
Düşürüldüğü öne sürülen uçağa ait görüntüler ülke basınında yayımlandı. Vurulan uçağın, İngiltere’de ABD Hava Kuvvetleri unsurlarının da konuşlandığı Lakenheath Hava Üssü’ndeki filoya ait olduğu belirtildi.

Son 12 saatte 2 savaş uçağı vuruldu
Devrim Muhafızları, son 12 saat içinde iki savaş uçağının düşürüldüğünü duyurdu ve F-35 pilotunun akıbetinin bilinmediğini açıkladı. Vurulan uçağın, İngiltere’deki Lakenheath Hava Üssü’nde konuşlu filoya ait olduğu öne sürüldü.
İran daha önce 19 Mart’ta ABD’ye ait bir F-35’i, dün ise İsrail’e ait bir F-16’yı düşürdüğünü açıklamıştı. ABD ordusu ise İran’ın hedef aldığını belirttiği F-35’in bölgedeki bir üsse “sert iniş” yaptığını savundu.
Ayrıca İran, Hürmüz Boğazı yakınındaki Keşm Adası’nda gelişmiş bir savaş uçağının daha düştüğünü bildirerek, olaya ait olduğu iddia edilen görüntüleri paylaştı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise uçağın vurulmadığını öne sürdü.
ABD-İsrail-İran savaşında son durum
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşta bir ay geride kalırken, İran’da ülkeyi uzun yıllardır yöneten Ali Hamaney başta olmak üzere çok sayıda üst düzey komutan ve bürokrat hayatını kaybetti. İran ise Körfez ülkelerine yönelik saldırılar düzenleyip Hürmüz Boğazı’nı kapatarak karşılık verdi. Bölge geneline yayılan çatışmalar, enerji piyasalarında da ciddi dalgalanmalara yol açtı.
Savaş sürecinde petrol, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ve jet yakıtı ticaretinde yaşanan aksamalar gündemin ana başlıklarından biri haline geldi. ABD Başkanı Donald Trump 21 Mart’ta yaptığı açıklamada “İran’ı yok etmekte olduklarını” belirterek ateşkese sıcak bakmadığını ifade etti. Bir gün sonra ise İran’a Hürmüz Boğazı’nı gemi trafiğine açması için 48 saat süre tanıdı ve aksi durumda enerji altyapısını hedef almakla tehdit etti.
23 Mart’ta İran’la “düşmanlıkları tamamen sona erdirmeye yönelik” görüşmeler yürütüldüğünü savunan Trump, bu nedenle enerji altyapısına yönelik saldırıları beş gün ertelediklerini duyurdu. Ancak İranlı yetkililer, ABD ile herhangi bir müzakerenin söz konusu olmadığını belirterek bu açıklamaları yalanladı ve bunun finans ile petrol piyasalarını etkilemeye yönelik olduğunu öne sürdü.
25 Mart’ta ABD’nin Tahran’a bir aylık ateşkes içeren 15 maddelik bir plan sunduğu iddia edilirken, İran bu teklifi reddettiğini açıklayarak ateşkes için tazminat ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolü dahil beş şart ileri sürdü. 26 Mart’ta ise İran, resmi yanıtında savaşın tekrar yaşanmaması ve tazminat ödenmesi taleplerini yineledi. Aynı gün Trump, İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırıları 10 gün daha ertelediğini açıkladı.
30 Mart’ta Trump, İran’daki askeri operasyonları sonlandırmak amacıyla “daha makul bir yönetimle” ciddi görüşmeler yürütüldüğünü ve önemli ilerleme sağlandığını öne sürdü. Olası bir anlaşmazlık durumunda ise yeni tehditlerde bulundu. ABD Başkanı son olarak savaşın ne zaman sona ereceğine ilişkin soruya, “Muhtemelen iki ya da üç hafta içinde, ardından çekileceğiz” yanıtını verdi. Ayrıca Hürmüz Boğazı konusunda ABD’nin doğrudan bir ilgisinin olmadığını, bu konuda petrole ihtiyaç duyan ülkelerin adım atması gerektiğini savundu.





