Son Mühür- YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, haftalık grup toplantısında gündeme dair son derece kritik değerlendirmelerde bulundu. Yaşanan deniz kazalarından dış politikadaki tehlikeli adımlara, ekonomideki ve tarımdaki çöküşten iktidarın yargı ve fon skandallarına kadar pek çok konuyu sert sözlerle eleştiren Özel, "AK Parti'nin bu kara düzenini yıkacağız, adil bir düzen kuracağız" dedi.
"Deniz kazalarının ve mağdur ailelerin takipçisiyiz"
Konuşmasına son dönemde yaşanan deniz kazalarına değinerek başlayan Özgür Özel, acılı ailelerin yanında olduklarını vurguladı:
"Mersin’de andık, üzüldük... Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemimizde 27 yurttaşımızı kaybettik. Bundan 3 gün sonra Silivri’de batan gemide 1 yurttaşımızı kaybettik, 9 yurttaşımıza ise henüz ulaşılamadı. Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu süreci ve gemi kazalarını çok yakından takip ediyor. Hem ailelerle yakından ilgileniyor hem de konunun araştırma boyutunu yürütüyoruz. YENİ Parti Grubu olarak acınızı paylaşıyor, adil bir soruşturma sürecinin adil şekilde sonuçlanması için hepinizi kucaklıyoruz."
"Türk askerini yemen çöllerine göndermek Trump'ın planıdır"
Dış politikadaki gelişmelere ve Türkiye'nin bölgesel sürüklenmelerine dikkat çeken Özel, Mehmetçiğin can güvenliğinin kişisel ilişkilere feda edilemeyeceğini söyledi:
"Dış politikada Türk askerini Yemen’e gönderme peşindeler. Türk askerini Yemen’e göndermek Türkiye’nin hesabı, planı ya da programı değildir; bu Trump’ın, İsrail’in ve Amerika’nın çıkarlarının planıdır.
Pakt anlaşmaları barış zamanında caydırıcılığı artırmak ve savaşa mani olmak için yapılır. Savaştaki bir ülkeyle 'sana saldıran bana saldırmıştır' anlaşması yapmak, o imzayı değersiz kılacağı gibi hiç suçu günahı olmayan Mehmetçiğin hayatını Yemen çöllerinde tehlikeye atar. Dış politika şahsi ilişkilere göre yönetilemez. Kendi planı olmayan, başkasının planının parçası olur.
İktidardakiler Trump ile olan ilişkilerinin kendilerini bir dönem daha iktidarda tutmasını bekliyorlar. Bu milleti sizin elinizden Trump kurtaramaz!"
"Çiftçi perişan, emekli öfkeli: Enflasyonda dünya derecesindeyiz"
Ülkedeki derin ekonomik krize ve geçim sıkıntısına değinen YENİ Parti Lideri, saha gözlemlerini aktararak üreticinin ve emeklinin çaresiz bırakıldığını ifade etti:
"Nereye gitsek dert dinliyoruz. Enflasyonda ve gıda enflasyonunda dünyada 4. veya 5. sıradayız. Avrupa Birliği gıda enflasyonu ortalaması ile aramızda 90 kat fark var. En büyük sıkıntıyı emekçiler ve emekliler çekiyor. Kendilerine yetmeyecek bir maaş verilip emeklilikten sonra da çalışmak zorunda bırakılan vatandaşlarımızın büyük bir vefasızlık ve öfkeyle dolu olduğunu görüyoruz.
Çiftçilerimiz de isyan noktasında, üretici ağlıyor. Hafta sonu Bursa’daydık; geçen sene 60 liraya sattıkları dünya güzeli üzümleri bu sene 25 liraya satamıyorlar. Mazot 50 lira olmuş! Çiftçi 4 kilo üzüm satıp 1 litre mazot alamaz hale gelmiş. Mersin’de limon dökülüyor, Akhisar’da zeytin üreticileri kan ağlıyor. Geçen sene 75 lira olan zeytin bu sene 35 liraya düşmüş. Tarım kredisi ödeyebilmek için ya memur kefillerini yakacaklar ya da mallarından olacaklar. Bir tarafta fonlarda milletin parasını vurup kaçanlar, diğer tarafta emeğinin karşılığını alamayanlar var."
"Asrın soygunu: 455 bin yatırımcı ve borsa mağdurları"
Konuşmasında borsa ve fon skandallarına da geniş yer ayıran Özel, iktidarın çift standartlı yargı ve hukuk anlayışını şu sözlerle eleştirdi:
"Milletimiz geçim derdiyle kıvranırken iktidar mensuplarının içinde olduğu asrın soygunu gerçekleşti. Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlara çöktüler, 455 bin yatırımcıyı mağdur ettiler. Borsa mağdurlarıyla birlikte bu sayı 10-15 milyonu buluyor. Büyük bir felaket geliyor diye uyarılmıştı ama birileri gerekli düzenlemeleri yapmayıp bekleterek yükü milletin sırtına bıraktı.
Gizlilik olan soruşturmalarda kişilerin tüm süreçlerini servis edenler, iş iktidar kanadına gelince sessizliğe bürünüyor. Ak Parti’nin ikili hukuk sistemi işte budur!
Bir tarafta hesabı bloke edilen vatandaşlar, diğer tarafta Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı ve 5 kişinin hesabındaki blokeyi jet hızıyla kaldıran İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı... O mağdurların hakkını yiyenlere zehir zıkkım olsun! Sistemde parası kalan her bir vatandaşımız mağdurdur ve biz mağdurun partisine bakmayız. Erdoğan, arkasındaki soyguncu listesini bir an önce açıklamalıdır."
"Siyasi operasyonlara ve haysiyet cellatlığına geçit vermeyeceğiz"
Muhalefet belediyelerine yönelik baskılara ve iktidar kanadından gelen iddialara da yanıt veren Özel, YENİ Parti'nin usulsüzlüklere karşı tavrının net olduğunu belirtti:
"30 Ekim gününden beri muhalif belediyelere karşı büyük bir siyasi operasyon sürdürülüyor. Bayrampaşa, Adalar ve Üsküdar belediye başkanlarımız hakkında iddialar ortaya atılıyor. Biz kendi içimizde en ufak bir şüphe veya olumsuzluk gördüğümüzde anında gereğini yapıp ihraç mekanizmalarını işletiyoruz. Ancak öbür tarafta Ak Parti’nin kendine yakın isimlere her ay sağladığı avantajlar görmezden geliniyor.
Birbirinizi yiyorsunuz, sonra dönüp zavallı gazetecileri çocuklarından ayırıyorsunuz. Haysiyet cellatlığı yapmayı bırakın. Biz sarayda oturanlardan değiliz; karıncanın kardeşi var,. Yapılması gereken bellidir: Hak ve adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceğiz."
"İzmirli kırgınsa kurban olayım; O seçimlerde dünya rekoru kıracağız"
Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın parti değiştirerek AK Parti’ye geçmesine çok sert tepki gösterdi. İzmirlilere seslenen Özel, yaşanan süreç ve aday belirleme eleştirileriyle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:
"Bu yangın yerinde kimi tehditlerle direnirken, hapiste yatarken; birileri tehditle, şantajla gidiyor parti değiştiriyor. İzmir Belediye Başkanı da gitti AK Parti'ye katıldı. Kendisini seçenlere ihanet edip söylediği her sözü, ettiği her yemini, verdiği her teminatı hiçe sayıp, daha 10 gün önce söylediği sözleri yok sayarak bir de orada pişkin pişkin sırıtmaya, İzmir'le alay etmeye, İzmirlileri kahredecek işler yapmaya başladı!
Dönem kirli bir dönem. Bu dönem cesurlarla korkakların birbirinden ayrışacağı dönem. Bir yıl önce kongremizi yaparken 'İktidara giden bu dikenli yollarda yürümeyi ama teslim olmamayı vadediyorum' demiştim; o yolda yürümeye devam ediyoruz.
Elbette İzmir'de yaşananları ve İzmirlilerin hissettiklerini çok iyi anlıyorum. 1985'te koca koca binalara baka baka dolanmış, İzmir gibi bir şehri tanımış, Karşıyaka'da dua etmiş, İlk Kurşun Anıtı'nın önünde gözyaşı dökmüş küçücük bir çocuğun... Vatani görevini yaptığı bir şehirde, Genel Başkan seçildikten sonra 'İzmirli küskün, İzmirli kırgın' yazıları arasında İzmir'de 31 aday göstermiş ve 29'unun seçilmesinin sevincini sizlerle yaşamış biriyim ben. O gün İzmir'in tüm milletvekilleri bu başarıyı sahipleniyorlardı. Bugün orada burada yalan beyanlarda bulunanlar tebrik telefonları açıyorlardı. İzmir'de Menemen ve Aliağa dışında tamamı kazanılmıştı; çok büyük bir zaferdi! O gün belirlenen adaylardan biri bugün ihanet etti. O gün başarıyı sahiplenen birileri bugün dönmüş bize 'özeleştiri' veriyor.
Özeleştiri ne demek? 'Bu elim kırılaydı da o imzayı atmasaydım, Cemil Tugay için o namussuzu aday yapmasaydım!' Bize İzmir'le aramıza girmeye çalışanlar var...
İzmirlinin ayağının altında yatarım ama sizin gibi haysiyetsizlik peşinde koşanlara fırsat vermem! Kimsiniz siz? 47 yıllık zaferden sonra kaybetmeyi mi öngörüyorsunuz? İzmir'le partimizin arasına kimse giremez! İzmir'de bir üzülen varsa kurban olayım ona, özür ne kelime, köle olayım ona! İzmir'i 31'de 31 alacağız! O seçimlerde dünya rekoru kıracağız! İzmir, bu parti ve Özgür Özel sana kurban olsun!"





