Son Mühür- Yusuf Tekin yönetimindeki Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu yıl uygulamaya sokacağı Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS)'ye eğitim camiasından tepki sesleri yükseliyor.
Milli Eğitim Bakanlığı OYSS'nin ortaokullarda 5, 6 ve 7. sınıflar; liselerde 9, 10 ve 11. sınıflar olmak üzere toplam 16 dersin yazılı sınavlarında bu eğitim öğretim döneminde uygulanmaya başlayacağını duyurmuştu.
Okullar arasında eşiitliği sağlama hedefiyle yola çıkılan projede öğretmenler 2 soruyu kendileri belirlerken kalan soruları MEB'in belirlediği soru havuzunda seçecek ve sınav tarihi de bakanlık tarafından belirlenecek.

MEB OYSS'yi tanıttı

Eğitimciler yeni uygulamaya tepkili...


OYSS'nin gündeme gelmesinin ardından Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim Gücü Sen) Genel Başkanı Oğuz Özat'tan tepki geldi.
''Millî Eğitim Bakanlığı sabah kalkıyor, “Acaba bugün eğitimde neyi değiştirsem?” diye düşünüyor. Ardından yeni bir sistemle karşımıza çıkıyor'' hatırlatmasında bulunan Oğuz Özat,
'Sayın Bakan, eğitim öğretim yılı devam ederken, öğretmenin ve okul yöneticisinin görüşünü almadan, sahadaki hazırlıkları tamamlamadan sistem değiştirilmez'' mesajı verdi.
''Şimdi de OYSS adı altında öğretmenlere yeni bir iş yükü getiriyorsunuz'' diyen Özat,
''Öğretmen zaten dersinden, sınavından, evrakından, analizinden başını kaldıramıyor. Şimdi bir de öğrencinin sınav notunu girmesi yetmeyecek, her sorudan aldığı puanı ayrı ayrı sisteme işleyecek.
Bir öğretmenin kaç sınıfa girdiğinden, kaç öğrencinin sınavını okuduğundan, kaç sorunun puanını sisteme girmek zorunda kalacağından haberiniz var mı?

Biz buna bürokratik yük diyoruz...


Siz buna dijital dönüşüm diyorsunuz, biz öğretmene dayatılan yeni bir bürokratik yük diyoruz.
Bir diğer mesele de eğitimde fırsat eşitsizliği.
Erzurum’un Hakkari’nin Rize’nin dağ köyündeki çocukla İstanbul Kabataş’ta Ankara’da kolejde okuyan çocuğun eğitim imkânları aynı mı? Okulların fiziki şartları, öğretmen ihtiyacı, öğrencilerin sosyal ve ekonomik koşulları eşit mi?
Önce bu eşitsizlikleri giderin! Aynı ölçme ve değerlendirme anlayışını farklı imkânlara sahip öğrencilere dayatarak eğitimde adalet sağlayamazsınız.
Ve en önemlisi, bu kararları kime sorarak alıyorsunuz?
Sınıfa girmeyen, okulun gerçeklerini bilmeyen, öğretmenin günlük iş yükünden habersiz kişilerin masa başında hazırladığı her uygulamanın bedelini öğretmene ödetemezsiniz.
Eğitim sistemi deneme tahtası, öğretmen de her yeni uygulamanın yükünü taşıyacak memur değildir!
Öğretmeni evrakla, veri girişiyle, bitmek bilmeyen analizlerle uğraştırmak yerine asli görevi olan eğitim ve öğretime zaman ayırmasını sağlayın.
Öğretmenin görüşünü alın, sahaya inin, okulları görün'' çağrısında bulundu.

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı