Son Mühür- Dünya Prömiyerini Mısır’daki El Gouna Film Festivali’nde gerçekleştiren İmroz'da Bahar filmi, Gökçeada yerine İmroz'un tercih edilmesi nedeniyle eleştirilerin hedefi olmaktan kurtulamıyor.
Özcan Alper'in senaryosuna katkı sunup yönettiği ve başrollerini Halit Ergenç'le Meryem Uzerli'nin paylaştığı filme yönelik tepkilerini dile getiren isimler arasında Mavi Vatan teorisinin kurucu isimlerinden emekli amiral Cihat Yaycı da var.
Film yapımcılarına, ''Gökçeada seni neyin rahatsız etti de İmroz diyorsun?'' diye seslenen Yaycı,
''Mekan isimlerinin hafızası vardır. Mekanların ruhu vardır'' hatırlatmasında bulundu.

Bakanlık buna müdahale etmeli...
''Bakın bu İmroz’da Bahar çok tehlikeli bir şeydir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın buna mutlaka müdahale etmesi lazımdır'' mesajı veren Cihat Yaycı, bu çağrısında gerekçe olarak,
''Çünkü İmroz diye bir yer yoktur. Gökçeada’dır buranın ismi. Bu filmin birtakım filme katkı sağlayanların daha önceden de Ermeni soykırımı konusunda bir şeyler yaptıklarına dair sosyal medyada yazılar, çiziler var. Yani İmroz diye bir yer yok. Buranın adı Gökçeada’dır.
O nedenle bu tür şeyler subliminal mesajlarla oralarda Türk toprağında şüphe doğurmaya çalışılıyor. Türkçe isimler kullanılması çok önemlidir. Gökçeada seni niye rahatsız etti de İmroz diyorsun? Ne nereden çıkıyor? Böyle bir şey var mı?'' sözleriyle yaşadığı hayal kırıklığını dile getirdi.
Batı Trakya Türkleri'ne baskı...
Yunanistan'da Türkler'e karşı yapılan baskılara dikkat çeken Cihat Yaycı,
''Ben bir konferansta bir Batı Trakyalı ile karşılaştım. O kadar baskı yapıyorlarmış ki bu Yunanlar. Konstantinopol diyeceksiniz İstanbul’a. İstanbul dedi mi resmen kapıdan içeri almıyorlarmış. Nereden geliyorsun? Konstantinopol diyeceksin.
Bunun altında başka bir şey var...
Yani düşün bu İmroz’da Bahar filmi için de yani hem kültürel etki hem de biraz nostalji yaşatmak istedikleri için öyle olduğunu iddia ederek söylüyorlar. Ama aslında bunun altında yatan başka bir tehlike var. Yunan ismini nostalji yapıyorsun sen. Niye yapıyorsun Yunan ismini nostalji? Niye? Ne başka şeyi hatırlatayım diyor.
Çünkü şunu hiç unutmayın. Mekan isimlerinin hafızası vardır. Mekanların ruhu vardır. Yani mekan isimleriyle hafıza çağırırsınız. İstanbul dediğiniz zaman Türk İslam hafızasını çağırırsınız. Konstantinopol dediğiniz zaman başka bir hafızayı çağırırsınız.
Türk İslam hafızası...
İstanbul Boğazı dediğiniz zaman Türk İslam hafızasını çağırırsınız. Boğaziçi dediğiniz zaman Türk İslam hafızasını çağırırsınız. Ama Bosfor isterseniz başka bir hafızayı çağırırsınız. Dardes derseniz başka bir hafızayı çağırırsınız. Çanakkale derseniz destanları çağırırsınız. Behramkale derseniz Türk hafızasını çağırırsınız. Türk İslam hafızasını çağırırsınız. Asos derseniz başka bir hafızayı çağırırsınız.
Simirna derseniz başka, İzmir derseniz başka...
Kapadokya derseniz başka bir hafızayı çağırırsınız. Ihlara derseniz Türk İslam hafızasını çağırırsınız. Ihlara Vadisi dersiniz. İzmir derseniz başka bir hafızayı çağırırsınız. Simirna derseniz başka bir hafızayı çağırırsınız. O nedenle İmroz değil, Gökçeada; Kos değil, İstanköy; Samos değil, Sisam. Bunu hiç unutmamak lazımdır'' vurgusunda bulundu.





