Son Mühür / Gökmen Küçüktaşdemir- Türkiye Komünist Partisi (TKP) İzmir İl Örgütü, Küba Devrimi’nin lideri Fidel Castro’nun 100’üncü yaş günü nedeniyle İzmir’de söyleşi düzenledi. Konak Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleşen “Fidel’le Yüz Yılın Anlamı ve Mirası” etkinliğinde Küba Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Alejandro Francisco Díaz Palacios ve TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan açıklamalarda bulundu.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ile Castro arasındaki tarihsel bağın altını çizen Büyükelçi Palacios, “Hem Türk halkına hem de Atatürk halkına dayanışmaları için teşekkürlerimi iletiyorum. Eğer Atatürk ve Fidel’i birleştiren fikirler neydi diyecek olursanız, iki lider de ülkelerinin bağımsızlığı ve egemenliği için mücadele ettiler. Biliyorsunuz iki liderin ortak özelliğinin biri de bağımsızlığı için biri Samsun’dan diğeri Granma’ya yola çıktı. İki lider de kendi halklarını özgürleştirmek için o halklarla mücadele ettiler. Emperyalistlerin işgaline karşı halkıyla silaha sarıldılar, mücadele ederek savaştılar. O yüzden açıkça belirtelim ki Fidel’in siyasi yaşamını da etkileyen ve gençliğinde Fidel’in etkilendiği isimlerden biri de Mustafa Kemal’di. Sadece burada olanlarla değil; tüm Türk halkının gösterdikleri dayanışmadan ötürü teşekkür ederim. Ve aynı zamanda biliyorsunuz ki bizler büyük şair Nâzım Hikmet’i de Küba’da ağırlama şerefine nail olduk. Kendisini hem siyasi yaşamıyla hem de edebi eserleriyle çok iyi tanıyoruz. Kendisi de Türk halkında iz bırakan şairlerden biriydi” dedi.

“Her şehrimizde parti okulları kurduk”
Küba’da gerçekleşen devrimin ardından her bir şehre üniversite inşa ettiklerinin altını çizen Palacios, “Bir devrim yapılacaksa altının her zaman doldurulması gerekiyordu ve biz de böyle yaptık. Bu politik eğitimler Sierra Maestra dağlarında ve savaş meydanlarında da devam etti. Mücadeleden çıkardığımız bu politik öğreti okullara, genç kuşaklara ve yeni nesillere taşındı. Devrimin zaferinden sonra da parti kadrolarımızın ve halkımızın siyasi eğitiminin sürmesi için her şehrimizde parti okulları kurduk. Takip eden yıllarda yaşanan Domuzlar Körfezi kalkışması, Amerikan emperyalizminin Küba’da ilk yenildiği noktaydı. Ardından Ekim Füze Krizi yaşandı. Küba toplumu, bütün bu tarihsel noktalardan aldığı güçle mücadeleye devam etti” diye konuştu.
“Yıkılmayan bir eser bıraktı”

Söyleşide söz alan TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan da şu mesajı verdi: “Fidel Castro’yu anlamak için bir bakıma Kübalı olmak gerekiyor. Küba halkında tarih boyunca yurtsever duygular ve adalet arayışı hakim olmuştur. Ancak Fidel Castro öyle büyük bir liderdi ki adeta Küba halkının genetiğiyle, genleriyle oynadı ve onlara çok önemli değerler kattı. Kendisini birkaç kez canlı dinleme, eserlerini ve mücadelesini yakından takip etme olanağım oldu. Gerçek liderler; oturduklarında, kalktıklarında, hayatın her alanında bunu gösterirler. Fidel Castro dünyadaki az sayıdaki devrimci liderden bir tanesidir ve bence sonuncusudur. Fidel, ülkesini, çevresindekileri ve halkını kendi yokluğuna hazırlayarak inanılmaz bir huzurla öldü. Hiç kimse Küba’da Fidel’in yerini doldurmaya kalkmıyor; ‘Fidel Fidel’dir, bizler başka kuşaklarız’ diyorlar. Fidel Castro tek başına değil, yanındaki önemli devrimcilerle ve ayağa kalkan Küba halkıyla birlikte yıkılmayan bir eser bıraktı.”




