Son Mühür- İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin eski Başkanı Tunç Soyer, CHP'nin Eski İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve İZBETON'un Eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın da aralarında bulunduğu 157 sanık İZBETON kooperatifler soruşturması davası, İzmir 24. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Aliağa Şakran Cezaevi'nde bugün saat 10.00 itibariyla görülmeye başlandı.
Dosyanın en dikkat çekici teknik detaylarından biri yargılanma heyetindeki sürekli değişimler oldu. Daha önce 3 kez mahkeme başkanının değiştiği davada, bu duruşmayla birlikte 4'üncü kez mahkeme başkanının değiştiği öğrenildi. Heyet içerisindeki üye değişimleri de dava sürecinde sıkça yaşandı.
Tutukluluk hali sürüyor
Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya, İZBETON davası kapsamında tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti. Ancak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi’ne yönelik yürütülen ayrı bir ‘zimmet’ soruşturması kapsamında tutukluluk halleri devam ettiği için cezaevinden tahliye olamadılar.
‘Yedeğin yedeği’ dosyası ve Gaziemir 1. etap
Kamuoyunda ‘yedeğin yedeği’ olarak bilinen Gaziemir 1. Etap kooperatifine ilişkin soruşturmada da iddianame tamamlanarak hazır hale getirildi. Tunç Soyer’in avukatları mahkemeye sundukları beyanlarda, müvekkillerinin yargılandığı konularla ilgili olarak, “Aldığı bir karar, verdiği bir talimat, imzaladığı bir belge veya suç kastını ortaya koyan somut bir delil belirtilmemiştir” diyerek tahliye talebinde bulundular.
"İtibarımızla oynanıyor"
Hakim karşısında savunma yapan İZBETON'un eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, " Sizinle birlikte kaçıncı hakim değişikliği bilmiyorum. Çok kez haksızlık oldu. Ama bu kadar hakim değişikliği olması garip. Savcı iddianameyi hazırlarken ortaya koyduğu ispat yükümlülüğünü üstümüze bırakıyor. Savcılık bizim suçluluğumuzu ispatlayamıyor. Biz olmayan bir şeyin olmadığını ispatlamaya çalışıyoruz. Umarım siz dosyayı inceleyip suç ve iddia arasında bir bağ olmadığını görürsünüz. Dosyada suç nitelikli dolandırıcılık, hile, menfaat, menfaat yönünde menfaat elde etmediğimiz açık. Kimse benim menfaat elde ettiğimi söylemedi. Menfaat ilişkili ne belge ne de bilgi var. Raporlarda da menfaat elde ettiğimize ilişkin bir tespit yok. Zarar ikinci unsur. Kaç dosya kopyala yapıştır ile 27 milyon TL'ye dayanağı ne? Garibana yoksula ödenen kira bedeli. Bunu zarar olarak tanımlayamayız. Meclisin karar verdiği bir hususun bana yüklenmesi mümkün mü? Menfaat olmadığı zaman zarar da yok. İrade sakatlanması, manevi unsur tartışmaya hacet bırakacak bir husus yok. 27 milyon TL garibana verilmesi kasıt mı? Kimse bende menfaat talep ettiğini söylemedi, kasıt olmadığı yerde suç nasıl oluşacak? Biz 6 ay tutuklu kaldık. Hala itibarımıza oynanıyor. Başka dosyalardan hala tutukluyuz. Aynı iddialar başka dosyalardan önümüze konuluyor. Gelinen noktada en azından dosyaya hakim olduğumuz ve misyonumuz gereği sağlam bir irade koyarak karar vermelisiniz. Menfaat olmadığı ve zarar oluşmadığı bir yerde beraat kararı vermelisiniz. Ben derhal beraatimi istiyorum. Adaletten yana tarafımı göstermesi için adli kontrollerin kaldırılmasını talep ediyorum. Takdir sizin ama bu belirsizlik bize yapılan haksızlık. Ne yapıyorsanız yapın bir karar verin" dedi.





