Son Mühür / Atakan Başpehlivan İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, partisinin il başkanı Ülkü Doğan ile birlikte İzmir'de faaliyet gösteren basın mensupları ile bir araya gelerek, gündeme dair yer alan konularla ilgili önemli açıklamalarda ve değerlendirmelerde bulundu.
Osman Ertürk Özel: Bu pazar seçim olsa AK Parti İzmir'i kazanamaz
İYİ Parti GİK Üyesi Ali Topçu ve İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan'ın da katıldığı basın toplantısında kent ve ülke gündeminde yer alan konularla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, geçtiğimiz günlerde AK Parti'ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı eleştiren İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, "İzmir'de başka şeyler yaşanıyor. Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın, tarihe altın harflerle olduğunu düşünmediğim bir şekilde yazıldığını düşünüyorum. Bunlar parti değil, şahsiyet meselesidir. Bir insanın şahsiyetli olup olmadığını o insan bilir. Bu duvarın temel kilit taşı şahsiyettir. Siyaseten zorlanıyor olabilirsiniz, tehdit ediliyor olabilirsiniz. Eminim ki kimseyi annesi başkan ya da vekil olarak doğurmadı. Görevinizden istifa edebilirsiniz. Burada bu durum neredeyse yılı bulmuş bir meseleydi. Burada ateş ve duman hadisesi aslında bu. Ne kendi vaktinizi kaybedin, ne bu kente vakit kaybettirin. Ben bunun iktidar açısından da makul bir hamle olduğunu düşünmüyorum. Bu pazar seçim olsa herhangi bir AK Partili bir adayın İzmir'de seçim alacağı kanaatinde değilim. Cemil Tugay'ın aday olduktan sonraki iradesini sorgulama yetkisinde değilim ama İzmir gerçekten bu kayıkçı kavgasına terk edilecek bir şehir değil. Buranın yereline ilişkin olarak sorunlara çözüm odaklı bir kadro hareketini İzmir'de kurmaktır. Burada bizim yerel seçimlere alacağımız neticeleri her birlikte göreceğiz. İzmir, demokrat bir kent ve ne yaşadığını biliyor" dedi.
"Türkiye'de kafeterya ekonomisi var"
Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i eleştirerek Türkiye'de bir kafeterya ekonomisinin olduğunu vurgulayan İYİ Partili Osman Ertürk Özel, "7-8 sene süren şey kriz değildir. Siz artık o olmuşsunuz demektir. Baktığınızda 1994 krizini hatırlayın. Biz bu krize bir isim koyamıyoruz. 1924 Buhranı dediğimiz şeyi bile bir yıl ismiyle anabiliyoruz, ancak bu öyle bir şey değil. Biz neyi yaşadık? Fon krizi dediğiniz şey 17 milyar dolar, 2023 seçimlerinden önce 5 milyar dolar arıyordu bu iktidar. Bu dövize dayalı mevzuat dedikleri bir konudur. 2026 yılı bitiyor bunun borcu daha yeni bitti. Nasıl bitti bu borçlar? Vatandaşlardan alınan yüksek vergilerle bitti. 2023 iktidar seçimleri kazandıktan sonra kriz olduğun u kabul ettiler ve kovdukları Mehmet Şimşek'i yeniden görev başına getirdiler. Mehmet Şimşek'in görüşlerinin temelinde zenginler üzülmesin felsefesi yatar. Kendi verilerine göre bu üç senenin enflasyon oranı yüzde 240 enflasyondur. NATO içerisinde en yüksek enflasyona sahip ülke biziz. Bize bazı büyüme rakamları açıklanıyor ya onlar nominal rakamlardır. Türkiye'de şu an kafetarya ekonomisi var. İnsanlar artık bu ülkede kafelerde istihdam ediliyorlar. Zaten nerede boş bir dükkan görürseniz onun bir süre sonra kafe olduğunu görüyorsunuz" diye konuştu.
"Bunu referandum konusu yapsınlar bakalım sandıktan ne çıkacak?"
Ayrıca, çerçeve yasa ve terörsüz Türkiye süreci ile ilgili de değerlendirmelerde bulunarak, YENİ Parti'nin oylamalardaki tavrını hedef alan İYİ Partili Özel, Türkiye'nin bir diğer meselesi de bir siyasi parti liderinin 'Apo' gelsin mecliste konuşsun demesiyle başlayan bir süreçtir. Çerçeve Yasa metni neydi ona iyi bakmak gerekiyor. Terör örgütünün dediği gibi bir kök yasaysa bunun devamı mı var? Yasadan kimler faydalanıyor? Örgütü kuran faydalanıyor, finans sağlayan faydalanıyor, üyeleri faydalanıyor. Aklı olan insanın bu işin içinde durması mümkün değil. Birde pirincin içindeki siyah taş meselesi var. Üniter yapıya sahip bir memlekette bizim vekillerimiz bölgesine göre karar versin ne demek? YENİ Parti o zaman grup kararı alsaydı, bu yasa Anayasa Mahkemesi'ne götürülseydi. Örneğin, Manisa'nın çıkarı yasanın evetinde miydi? Bu süreçte yalnız kalmakla ilgili bir çekincemiz yok. Millet bunu istemiyor. İnsanları ne ile tehdit ettilerse onu karşılarına çıkardılar. Bunu referandum konusu yapsınlar bakalım sandıktan ne çıkacak. Bu konunun üzerine esasında yeni bir anayasa inşa ediyorlar. Daha dün Halk TV'ye kayyum atandı, basın özgürlüğü bu anayasada yokta yeni anayasa ile mi getirecekler bunu merak ediyorum. İktidarın ortadan kaldırmaya çalıştığı şey Laik-Demokratik Türkiye Cumhuriyeti'dir, hikaye bundan ibaret" ifadelerin kullandı.
"Lağım patladı gibi bir hadise oldu"
Son olarak, Türkiye gündemine damga vuran 'fon skandalı' ile ilgili de konuşan İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, yaşanan süreci lağım patlamasına benzeterek, "Lağım patladı gibi bir hadise oldu. Bu bir şebekedir. Ankara'da ve İstanbul'da bunlar isim isim bilinir. Günün sonunda yaptıkları şey 850 milyarlık bir hacim, bunların hepsi hiç edilmiş değil. Bununu 500 milyar lirası da hisse senedi ağırlıklıdır. Bir yandan da muhalefetin bir şey bilmediğini görüyoruz. Bunu SPK ve Maliye Bakanlığı bilir. İktidar şunu biliyor: kim bu fon kapalı iken buraya girmiş? Kim kaç lirayken alım ve satım yapmış? Bunların hepsini onlar biliyorlar. Hepsi tanıdıkları insanlar, bir yandan kızıyorlar. Türkiye rejim değişikliğine gitti günün sonunda bunun adı tek adam rejimi değil, tek-tük adam rejimidir. Şu an yaşanan şeyin adı budur. Şu an 1 milyon liraya kadar olanları ödeme peşindeler. Bu fon meselesi sadece belli kağıtların şişirilerek insanlardan para alınması meselesi mi?" dedi ve sözlerini noktaladı.





