İZMİR HABERLERİ

Kadın emeği ve cesareti İzmir'de buluştu!

İzmir Büyükşehir Belediyesi, BASİFED ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğiyle düzenlenen “Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi – 103 Yıllık Cesaret” etkinliği Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi. Zirvede kadınların iş hayatındaki yeri, fırsat eşitliği ve toplumsal hayattaki rolü ele alındı.

Abone Ol

Son Mühür / Atakan Başpehlivan İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu ve Türkiye Oda ve Borsalar Birliği İzmir Kadın Girişimciler Kurulu öncülüğünde düzenlenen ‘Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi-103 Yıllık Cesaret’ başlıklı zirvenin açılışı Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleşti.

Öznur Tugay: Tüm kadınların emekçi kadınlar günü kutlu olsun

Zirvenin fikir öncülerinden Öznur Tugay, emeği onurlandırmak için bir araya geldiklerinin altını çizerek, "Bugün burada emeği onurlandırmak için bir aradayız. Bir emekçinin alın terinde herkesi ayakta tutarak, toplumların yönünü değiştirmiştir. Tıpkı milli mücadeleye destek veren öncü kadınlar gibi ne yazık ki bugün bazı kadınlar hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulamadan hayattan kopuyor.

Yapılması gereken saygıyı sadece bir nezaket göstergesi olmaktan çıkarmaktır. Ülkemizde kadınların istihdam oranı yalnızca 31.3'tür. Fırsat eşitliği yalnızca bir kavram olmaktan çıkarılmalıdır. Bugün artık çok net biliyoruz ki bir toplumun gelişmişliği kadınların gördüğü saygıyla görülür. Güçlü bir gelecek ancak birlikte görülür. Bugün burada İzmir'in güçlü kadınlarının bir araya gelerek attığı adım kadınların emeğinin büyüdüğü bir geleceğin habercisidir. Tüm kadınların emekçi kadınlar günü kutlu olsun." diye konuştu.

Semiha Güneş: Kadınlar güçlenirse, Türkiye güçlenir

Konuşmasında kadın erkek eşitsizliğinin ciddi bir toplumsal sorun olduğunu belirten BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “8 Mart hatırlamak, fark etmek ve kararlılık günüdür. O yüzden bu buluşmaya cesaretin adı kadın dedik. Kadınların fırsatlara erişimi konusunda hala çözmemiz gereken sorunlar var. Kadınların güçlenmesi sadece bir sosyal adalet meselesi değildir. Güçlü bir toplum sorunudur. Bu noktada Cumhuriyeti’mizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü anmadan geçmek mümkün değildir. Kadınların iş gücüne katılımını İzmir’de büyümenin ve sosyal refahın en önemli kaldıraçlarından biri haline getirmeliyiz. Kadınlar güçlenirse, Türkiye güçlenir.” dedi.

Deniz Çelep: Eğitim düzeyi yükseldikçe iş gücüne katılımın arttığı görülüyor

Öte yandan kadınların, erkeklerin sahip olduğu yasal hakların sadece yüzde 64'üne sahip olduğunu vurgulayan TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Çelep ise şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada çok güçlü sesleri bir araya getiriyoruz. Başarılı iş kadınlarımızı, sanat ve akademi alanında öncü olmuş isimleri dinleyeceğiz. Bu örnek kadınların sorunlarını göreceğimiz gibi ekonomik ve sosyal anlamda kadınların kurucu, taşıyıcı rolü her geçen gün daha görünür hale geliyor. 8 Mart cinsiyet eşitsizliğinin önündeki engellerin kaldırılması anlamında çok kıymetli bir gün. Kadınlar ve kız çocuklarının erkeklerin yasal haklarının sadece yüzde 64’üne sahip olduklarını görüyoruz.

Kadınlar adalete erişimde erkeklerden daha fazla engelle karşılaşıyorlar. Milyonlarca kadın adalet sisteminin dışında bırakılıyor. Dünya genelinde kadınların iş gücüne katılımı pandemi nedeniyle düşük seviyelerde seyrederken, pandemiden sonra bir düzene girdiği söylenebilir. Kadının ekonomiye dahil olmaması iş gücüne katılamaması mevcut ekonomik düzeyde ciddi bir kayıp anlamına gelmektedir. Oransal olarak işgücüne katılım artıyor olsa da temel problemler gelir eşitsizliğini daha çok etkiliyor olmasını gösteriyor. Eğitim düzeyi yükseldikçe iş gücüne katılımın arttığı görülüyor.

Ülkemizde daha çok kadına bir girişimci olarak görebilmek için neler gerekiyor? Kadınların gelir elde etmesinin yanında finansal bilgiyle donanması çok önemlidir. Her zaman ifade ettiğimiz gibi eğitim şarttır. Cesaret olmazsa olmaz, bu noktada madalyonun diğer yüzünün de incelenmesi gerekiyor. Şeffaf ücret programları kurulması şart. İşverenler olarak cinsiyetçi önyargıları yıkan eğitimler ve eşit fırsat sağlayan terfi süreçleri geliştirilmeli.”