İZMİR HABERLERİ

Jeofizik Mühendisi Öziçer İzmir'i sarsan depremi değerlendirdi: "O bölgenin normal karakteristik büyüklüğü!"

Denizli’nin Buldan ilçesinde meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki deprem, İzmir başta olmak üzere çevre illerde de hissedildi. Deprem sonrası Jeofizik Mühendisi Sinancan Öziçer, Ege Bölgesi’ndeki fay yapısına ilişkin Son Mühür'e önemli değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol

Son Mühür- Denizli’nin Buldan ilçesinde meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki deprem, bölgede kısa süreli paniğe neden oldu. Sarsıntı, başta İzmir, Aydın ve Manisa olmak üzere Ege Bölgesi’ndeki birçok kentte hissedildi.

Deprem sonrası gözler uzman açıklamalarına çevrilirken, Jeofizik Mühendisi Sinancan Öziçer, Ege Bölgesi’nin deprem karakteristiğine ilişkin Son Mühür'e özel değerlendirmelerde bulundu.

“Ege Bölgesi birçok fayın bulunduğu geniş bir coğrafya”

Türkiye’deki büyük fay sistemlerini hatırlatan Öziçer, Ege Bölgesi’nin çok sayıda fayın bulunduğu bir alan olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ülke bazında bizler ne yapıyoruz? Marmara’yı, İstanbul depremi olan ve yine beklediğimiz deprem nedeniyle Kuzey Anadolu Fay Hattı olarak adlandırıyoruz.

Ya da 3 yıl önce 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin bulunduğu fay mekanizmasına Doğu Anadolu Fay Hattı diyoruz.

Ülkemizde deprem riski oluşturan bir diğer önemli sistem ise Ege Bölgesi’dir. Bu bölgeyi, Ege grabenini oluşturan, İzmir odaklı birçok faydan meydana gelen geniş bir coğrafya olarak ifade edebiliriz.”

Öziçer, Ege Bölgesi’ndeki deprem kuşağının yalnızca kıyı şehirleriyle sınırlı olmadığını da belirtti.

“İzmir’den Denizli’ye kadar geniş bir deprem kuşağı”

Ege’deki deprem riskinin geniş bir bölgeyi kapsadığını ifade eden Öziçer, şu değerlendirmeyi yaptı: “Ege Bölgesi derken işin içine İzmir, Aydın, Manisa, Kütahya, Balıkesir ve Denizli giriyor.

Bu bölgelerde geçmiş 120 yıllık tarihimize baktığımızda 5, 5.3, 5.9, 6, 6.2, 6.5 ve hatta 6.6 büyüklüğüne kadar ulaşan depremlere şahit olduk.”

“5.1 büyüklüğündeki deprem bölgenin normal karakteristiği”

Buldan’da meydana gelen depremin büyüklüğünün Ege Bölgesi için olağan kabul edilen bir seviyede olduğunu belirten Öziçer şöyle konuştu:

“Bugün meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki deprem, o bölgenin normal karakteristik büyüklüğüdür. Elbette korkutmuştur ve paniğe neden olmuştur. Ancak bizler bu büyüklükteki depremleri orta düzey deprem olarak adlandırıyoruz.”

“4 ile 4.5 arasında artçı sarsıntılar görülebilir”

Depremin ardından artçı sarsıntıların yaşanmasının beklenen bir durum olduğunu söyleyen Öziçer şu ifadeleri kullandı:

“Bu büyüklükteki depremlerin ardından artçı sarsıntılar olacaktır. Bu artçıların da 4 ile 4.5 büyüklüğü arasında gerçekleşmesi mümkündür.”

Manisa ve Balıkesir’deki deprem hareketliliği

Son dönemde özellikle Manisa, Gördes, Turgutlu, Soma ve Balıkesir Sındırgı çevresinde yaşanan sarsıntılara da değinen Öziçer, bu durumun fayların yapısıyla ilgili olduğunu belirtti.

“Birbirinden bağımsız faylar. Ege Bölgesi’ndeki fay sistemi, Kuzey Anadolu Fay Hattı ya da Doğu Anadolu Fay Hattı gibi değildir.

Buradaki sistem daha çok ‘horst-graben’ dediğimiz çöküntü havzalarından oluşur. Bu nedenle bu bölgede depremler daha sık meydana gelir ancak büyüklükleri genellikle 5 ya da 5.6 seviyelerine kadar çıkar.”

“Büyük fay hatları daha seyrek ama daha yıkıcı”

Öziçer, Ege’deki fayların karakterinin diğer büyük fay sistemlerinden farklı olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kuzey Anadolu Fay Hattı ya da Doğu Anadolu Fay Hattı gibi fayların karakteri farklıdır. Bu faylarda deprem üretme süresi daha uzundur; 30, 40 hatta 50 yıl sürebilir.

Ancak bu fayların enerji potansiyeli çok daha yüksektir ve 7.1 büyüklüğüne kadar deprem üretme kapasitesine sahiptir.”

“Ege’de deprem serileri sık yaşanıyor”

Ege Bölgesi’nde geçmiş yıllarda da benzer deprem serilerinin yaşandığını hatırlatan Öziçer sözlerini şöyle sürdürdü:

“Örneğin 10 Ağustos’ta Balıkesir’de 6.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi ve o tarihten sonra bölgede artçı sarsıntılar devam etti.

Hatta yaklaşık 50 gün sonra benzer büyüklükte bir deprem daha yaşandı. Manisa’da da benzer durumlar oldu.

2019 ve 2020 yıllarında 5.6 büyüklüğünde depremler meydana geldi ve birkaç ay boyunca silsile halinde devam etti.

Manisa’da zaten 3-4 yılda bir bu tür depremler ya da deprem fırtınaları yaşanabiliyor. Bu nedenle bu hareketliliği tamamen normal karşılayabiliriz.”