Son Mühür/ Gökmen Küçüktaşdemir- İzmir’in büyüleyici atmosferi ve zengin toplumsal dokusu, bu kez yerel bir sanat topluluğunun vizyoner bakış açısıyla tiyatro sahnelerine taşınıyor. Şehrin kültürel mirasına odaklanan projeleriyle tanınan İzmir Aşkına Derneği, beşinci özgün yapımı olan “7 İzmirli Pürmüz” müzikali ile sanatseverleri derin bir keşif yolculuğuna davet ediyor. Klasikleşmiş anlatı kalıplarını yıkan bu eser, bir İzmirli erkeğin zihninde yer eden, hayallerini süsleyen ve hayatına yön veren yedi farklı kadın figürü üzerinden kentin ruhunu sahneye yansıtıyor.
Bir kentin belleği kadın karakterlerle canlanıyor
İzmir’in çok katmanlı yapısını ve semt kültürlerini merkeze alan oyun, alışılagelmiş aşk hikâyelerinden farklı bir perspektif sunuyor. Müzikal, tek bir kahramanın hayatından ziyade, İzmirli kadınların sahip olduğu o eşsiz çeşitliliği, bir erkeğin hafızasındaki izler aracılığıyla izleyiciye aktarıyor. Sahnede hayat bulan her bir kadın karakter; İzmir’in kendine has dilini, mizah anlayışını, duygusal derinliğini ve farklı semtlerin yaşam tarzlarını temsil eden birer sembol olarak öne çıkıyor. Bu yönüyle yapım, izleyiciye bir şehrin kadınlarla nasıl özdeşleştiğini ve bireyleri nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı bir şekilde gösteriyor.
Kolektif hafıza ve sanatsal bir dönüşüm hikayesi
İzmir Aşkına Derneği’nin uzun soluklu kent belleği çalışmalarının bir ürünü olan bu proje, sanatı sadece bir gösteri değil, toplumsal bir anlatı aracı olarak konumlandırıyor. Yaklaşık üç ay önce prova süreci başlayan müzikal; ritmi, dansları ve özel besteleriyle İzmir’in enerjisini sahneye taşıyor. Bir erkeğin kadınlar üzerinden şehri nasıl hatırladığını ve İzmir ile nasıl bütünleştiğini anlatan eser, hem eğlenceli anlar vaat ediyor hem de izleyiciyi İzmir’in insan ilişkileri üzerine yeniden düşünmeye sevk ediyor.
Güçlü yaratıcı kadro ve sanatsal vizyon
Gönüllülük esasıyla bir araya gelen ve her biri kendi alanında uzman isimlerden oluşan yaratıcı kadro, projenin profesyonel çıtasını zirveye taşıyor. Filiz Güleç’in kaleme aldığı ve yönetmenliğini üstlendiği müzikalde; Naya Aliyeva’nın koreografileri, Cem Yücel’in oyuncu koçluğu ve Almila Tuncer’in müzik direktörlüğü estetik bir bütünlük oluşturuyor. Kostüm tasarımlarında Fadime Bilir ile Meltem Ülkü’nün imzası bulunurken, sahne atmosferi Orkun Akmansoy’un dekor tasarımlarıyla hayat buluyor. Bu yetkin kadro, İzmir’in her köşesinden bir esinti sunan bütünsel bir sanat deneyimi inşa ediyor.
Filiz Güleç: "Bu bir İzmir’i anlama yolculuğudur"
Dernek başkanı ve projenin mimarı Filiz Güleç, eserin felsefesini açıklarken, sahnede görülen yedi kadının aslında İzmir’in farklı hallerini simgelediğini vurguluyor. Güleç, kimi zaman neşeli kimi zaman mesafeli ama her zaman tanıdık olan bu karakterlerin, İzmir’in çok sesli yapısını temsil ettiğini belirtiyor. “7 İzmirli Pürmüz”ün kendisi için bir gönül bağı olduğunu ifade eden Güleç, İzmir Aşkına Derneği çatısı altında birlikte üretmenin verdiği güçle, şehrin hikâyesini en saf haliyle anlatmaktan büyük onur duyduklarını dile getiriyor.
Müzikalin gala ve gösterim takvimi netleşti
İzmir’in sanat takvimine damga vurması beklenen “7 İzmirli Pürmüz”, Mayıs ayı boyunca şehrin farklı noktalarında perdelerini açacak. Sanatseverler, bu özgün yapımı 17 Mayıs’ta Güzelbahçe Atatürk Kültür Merkezi’nde, 21 Mayıs’ta Fuar İzmir Sanat’ta ve 22 Mayıs’ta Hikmet Şimşek Sanat Merkezi’nde izleme fırsatı bulacak. İzmir’in ruhunu sahnede hissetmek isteyenler için bu müzikal, kentin kültürel ritmiyle buluşmak adına kaçırılmayacak bir randevu niteliği taşıyor.