Son Mühür/ Dilek Durak- İzmir Büyükşehir Belediyesi, edebiyat, sinema ve tiyatro disiplinlerini bir araya getiren 10 aylık Yazarlık Eğitimleri programını başlattı. Kentin farklı noktalarında düzenlenen çalışmalarda, yazma hevesi olan vatandaşların metinlerini profesyonel standartlara ulaştırması hedefleniyor.

Emre Behiç Yavuz ve Tuğba Kılıçkaya’nın yürütücülüğünde gerçekleştirilen atölyeler, teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı süreçlerle de katılımcıların gelişimine katkı sağlıyor.

Ön hazırlıktan kaleme uzanan disiplinli süreç

Atölye süresince katılımcılar sadece fikirlerini kağıda dökmekle kalmıyor bir metnin arkasındaki araştırma, kurgulama ve materyal toplama aşamalarını da tecrübe ediyor. Katılımcıların kendi yazdığı öykü ve denemeleri gruptakilerle paylaştığı, karşılıklı eleştirilerle ilerleyen interaktif bir ders yapısı uygulanıyor.

Eğitimin içeriği ve işleyişi hakkında detayları aktaran Emre Behiç Yavuz, "Yazarlık Atölyesi’ni edebiyat, sinema ve tiyatro olmak üzere farklı branşlara eğilerek gerçekleştiriyoruz. Katılımcıların çoğunun yazma hevesi uzun yıllara dayanıyor.

Atölyemizin amacı, bu yazıları profesyonel bir boyuta taşımak. Yazarın, yazmaya başlamadan önce yaptığı çalışmalar üzerine derse başlıyoruz. Bu da katılımcıların yazma disiplinini belli bir profesyonelliğe ulaştırıyor. Disiplinler arası bir çalışmayla bir yazarın bütün ön hazırlığını görmüş oluyorlar" dedi.

Mübadil bir ailenin geçmişi sayfalara taşınıyor

Izmir Yazarlık Kursu

Göztepe Voleybol’da yeni dönem: İzmir’in Sultanlarının forma sponsoru belli oldu
Göztepe Voleybol’da yeni dönem: İzmir’in Sultanlarının forma sponsoru belli oldu
İçeriği Görüntüle

Atölyeye katılan emekli öğretmen Merih Deniz, kendi köklerinden yola çıkarak kaleme alacağı çalışma için bu eğitimi tercih ettiğini belirtti. Yıllardır biriktirdiği aile hikayelerini kitaplaştırmak istediğini dile getiren Deniz,

"Emeklilik sürecimde bir şeyler yazmaya karar verdim. Yazarlık eğitimini duyunca da profesyonel olarak yazmak istedim. Ben bir mübadil torunuyum. Özellikle aile öykümüzden hareketle araştırmalar yapıyorum.

Bu konuda öykü ya da roman yazmayı düşünüyorum. Bizim hikayemiz gerçekten acıklı ve o hikâyeleri bugüne taşımak, yaşananlardan ders çıkarmak için çalışmamız gerekiyor" diye konuştu.

Denemelerden kurgusal metinlere geçiş

Okuma tutkusunu yazarlık heyecanıyla birleştiren bir diğer katılımcı Murat Yazgan ise atölye ortamının kendisini cesaretlendirdiğini ifade etti. Daha önce kaleme aldığı deneme türündeki yazılarını bir adım öteye taşımak istediğini belirten Yazgan,

"Kitap çok okuduğum için ben de bir şeyler yazmaya başlamıştım. Bu da bende daha fazla yazma isteği uyandırdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimi ile karşılaşınca, yazdığım denemeleri daha profesyonel şekilde yazmak istedim.

Eğitimde, yazarların metinlerini nasıl oluşturduğunu öğreniyoruz. Ben de yazdığım öyküyü katılımcılara okuyacağım. Bu, özgüvenimizi, yazarlığımızı ve yaratıcılığımızı da besliyor" ifadelerini kullandı.

Muhabir: Dilek Durak