62 yaşındaki Şeref Çapkın'ın teşhis konulma şekli adeta akıllara durgunluk getirdi. Balıkesir'de yaşayan emekli Şeref Çapkın, eşini götürdüğü hastanede alerji testi yaptırdı. Yapılan test sonrası doktorun yönlendirmesi ile hematoloji uzmanına başvuran Çapkın’ın yapılan tetkiklerde kemik iliği kanseri olduğu belirlendi. Çapkın’a İzmir Şehir Hastanesi Kemik İliği Nakli Ünitesi'nde otolog kök hücre nakli yapıldı.
"İlk teşhisin ardından kemoterapi iğnesi ve akıllı ilaç tedavisi aldım"
Hastalığını şans eseri öğrendiğini belirten Şeref Çapkın, "Eşimi alerji testi için doktora götürdüm. Kendim de test olmak istedim. Balıkesir'deki doktorumuz kan değerlerimi beğenmedi ve beni hematoloji uzmanına yönlendirdi.
Yapılan detaylı genetik testler ve kalçamdan alınan kemik iliğinin incelemesinin ardından 'Multipl Miyelom' (kemik iliği kanseri) başlangıcı olduğu tespit edildi. İlk teşhisin ardından Balıkesir'de üçer haftalık dönemlerle kemoterapi iğnesi ve akıllı ilaç tedavisi aldım" dedi.
"97 kilodan 80 kiloya düştüm"

Sürecin zorluğundan, kilo kaybından bahseden Çapkın,"Kemoterapi ve ilaçlar vücudun dengesini mutlaka değiştiriyor. Bu süreçte zayıfladım. 97 kilodan 80 kiloya düştüm. Kasım ayında bir de safra kesem patladı ve ameliyat oldum, o da kilo kaybımı hızlandırdı. Kemoterapi verildiğinde ilk 4 günüm çok sıkıntılı geçti.
Normalde çok su içerken mide bulantısı nedeniyle su bile içemez oldum. Doktorlarımız gerekli müdahaleleri yaptı, şu an çok rahatım. Herkes önce yaşamayı sevecek, önce kendimizi koruyacağız. Ben ayaktaysam herkes yanımda olur" diye konuştu.
Sağlıklı kök hücreleri hastaya geri veriliyor
Şeref Çapkın'ın tedavi sürecini yürüten İzmir Şehir Hastanesi Hematoloji Kliniği Uzmanı Prof. Dr. Oktay Bilgir, hastaya uygulanan 'otolog nakil' yöntemi hakkında bilgi vererek, "Hastamız Şeref Bey'in kemik iliği kanseri tedavisi Balıkesir'de başarıyla yapılmış ve hastalık remisyona (gerileme) girmişti.
Biz de burada kendisinden 15 gün önce topladığımız hücreleri dondurduk ve naklettik. Şu an naklin 6'ncı günündeyiz, gayet iyi gidiyor. Otolog nakil, insanın kendi hücrelerini alıp dondurup, yüksek doz kemoterapi sonrası tekrar kendine vermektir. Burada esas amaç, yüksek doz kemoterapiyle tüm tümör hücrelerini yok etmektir.
Ancak bu sırada sağlıklı hücreler de yok olduğundan, daha önce dondurduğumuz sağlıklı kök hücreleri hastaya geri vererek yeni bir kemik iliğine sahip olmasını sağlıyoruz. Yaklaşık bir hafta sonra kendisini taburcu etmeyi planlıyoruz ancak evcil hayvanlardan, tozdan ve topraktan uzak durması gerekecek" ifadelerini kullandı.
"Şeref Bey bizim 250'nci nakil hastamız"
Şeref Çapkın'ın 250'nci nakil hastası olduklarını belirten Prof. Dr. Bilgir konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ekim 2023'te hastanemiz açıldı, Şubat 2024'te ise resmi ruhsatımızı alarak nakillere başladık.
Şeref Bey bizim 250'nci nakil hastamız oldu. 2 yıldan az bir sürede bu sayıya ulaşmak bizim için büyük bir başarı. İzmir'de üniversite hastaneleri dışında kemik iliği nakli gerçekleştiren tek kamu hastanesiyiz ve Ege Bölgesi'nde en fazla nakil yapan ünite konumundayız"

"Hastalığın tanısına göre tedavi değişiyor"
Kök hücrelerin mucizevi biyolojik yapısına ve lösemi gibi hastalıklardaki nakil süreçlerine de dikkati çeken Prof. Dr. Oktay Bilgir, "Kök hücreler kendilerini yenileyebilen ve başka hücrelere farklılaşabilen yapılardır. Biz burada kan hücrelerini üreten hematopoetik kök hücrelerini kullanıyoruz.
Hastalığın tanısına göre tedavi değişiyor. Örneğin lösemilerde biz daha çok akrabadan ya da dışarıdan bir donörden alınan Allojenik kök hücre nakli tercih ediyoruz. Ülkemizde TÜRKÖK bu konuda çok başarılı. TÜRKÖK'ten doku grubu uygun olan donörleri bulup onlardan nakil yapabiliyoruz.
Bazen akrabalardan ve TÜRKÖK'ten doku grubu uygun olan donör bulamadığımızda hastanın anne baba ve çocuklarından yarı uyumlu kök hücrelerden de nakil yapıyoruz buna da 'Haploidentik kök hücre nakli' diyoruz. Son zamanlarda haploidentik kök hücre nakli hususunda ciddi artış olduğunu görüyoruz. Bizim ünitemizde de sıklıkla bu nakli de gerçekleştiriyoruz." diye ekledi.




