Oysa vinçlerin ve iskelelerin ardına geçildiğinde, sektör temsilcilerinin çözüm aradığı bambaşka bir gerçekle yüzleşiyoruz. Yıllar boyunca kemikleşmiş bazı istihdam sorunları, şimdilerde çok daha keskin bir şekilde kendini hissettirmeye başladı. Çalışma hayatındaki tercihler ve gelir dengesizliği, bu alanın geleceğini belirsizliğe sürüklüyor.

Dönüşüm Telaşında İnsan Kaynağı Krizi
Deprem gerçeğiyle yüzleşen İzmir'de, yıkılan binaların yerine yenilerini dikmek için hummalı bir çalışma var. Karşıyaka'dan Bornova'ya kadar her sokakta bir hafriyat kamyonuna rastlamak mümkün. Ne var ki, o eski binaları yıkmak ne kadar kolaysa, yerine yenisini inşa etmek o kadar zorlaştı. Çünkü koca şehirde o ince işçiliği yapacak, banyoya fayansı teraziyle dizecek adam kalmadı. Müteahhitler her sabah ellerinde telefon, derme çatma da olsa bir ekip bulabilmek umuduyla tanıdıklarını arıyor. Piyasada öylesine bir kıtlık var ki, yetenekli bir usta bulmak piyangodan ikramiye kazanmakla eşdeğer tutuluyor.
Eğitimli İşsizlik ve 177 Bin Liralık Gerçek
Toplumdaki "mutlaka üniversite oku" baskısının sonuçlarını bugün şantiyelerde çok acı bir şekilde görüyoruz. Elinde mühendislik diploması olan binlerce İzmirli genç, komik rakamlara iş bulabilmek için kapı kapı geziyor. Diğer yanda ise elleri nasır tutmuş, sıva veya kalıp ustalarının aylık kazançları 177 bin liralara ulaşmış durumda. Günde 7 bin lira kazanan bir zanaatkar, ofis plazalarında takım elbiseyle çalışan müdürlerden bile daha lüks bir hayat standardı yakalayabiliyor. Beden gücü, akademik kariyeri adeta yerle yeksan etmiş durumda.
Kuşak Çatışması Şantiyeyi Vurdu
Para böylesine güzelken neden bu işi yapacak adam yok derseniz, sorunun cevabı gençlerin iş beğenmemesinde yatıyor. Genç kuşak için sosyal statü, alın terinden çok daha önemli hale geldi. Bugün inşaatlarda çalışan işçilere dikkatlice bakarsanız, çoğunun 50 yaş ve üzerinde olduğunu fark edersiniz. Gençler bu kadar ağır bir fiziksel yükün altına girmeyi reddediyor. Usta-çırak ilişkisi tamamen koptuğu için, mevcut ustalar emekli olduğunda o binaların nasıl tamamlanacağı koca bir muamma.
Maliyetler Kiracının Sırtına Biniyor
Bu devasa personel açığı sadece inşaat şirketlerinin problemi değil. Usta bulunamadığı için uzayan projeler ve fahiş noktalara gelen yevmiyeler, doğrudan İzmir'deki konut fiyatlarına ve kiralara zam olarak yansıyor. Sürekli büyüyen bu açığın kapatılması için çıraklık okullarına acilen hayat öpücüğü verilmesi, gençlerin bu yüksek gelirli zanaatlara özendirilmesi şart. Yoksa çok yakında paramızla rezil olacağımız günler bizi bekliyor.





