Son Mühür - Türk medyasında Halk TV’ye kayyum atanarak yayının durdurulması kararı geniş yankı uyandırdı. Kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’nun da aralarında bulundu 17 kişi gözaltına alınırken karar, farklı kesimlerden çeşitli yorumlara da yol açtı.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bazı milletvekillerinin ağızlarını ve gözlerini siyah bantlarla kapatarak tepki göstermesinin yanı sıra çok sayıda siyasetçi ve gazeteci de sosyal medya hesaplarından açıklamalarda bulundu. İzmir’de de karara tepki gösteren kurumlardan biri İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) oldu. Cemiyet açıklamasında, HALK TV’ye yönelik karara karşı çıkarken, İzmir basın camiasında farklı değerlendirmeleri de beraberinde getirdi. Yapılan açıklama, ‘basın ayrımcılığı’ üzerinden eleştirildi.
Birine ses çıkardı, diğerini görmedi
Geçtiğimiz günlerde Kandemir Medya’nın İmtiyaz sahibi Hakan Kandemir’in Kemalpaşa’daki evine evrak incelemesi’ adı altında Kemalpaşa Belediyesi ekiplerinin hafta sonu sabah saatlerinde yaptığı girişim, İzmir basınında da gündem olmuştu. Konuyla ilgili çeşitli medya mensupları açıklama yaparak Kandemir’e ve ‘Basın özgürlüğü’ne destek çıkarken; İGC’nin herhangi bir açıklama yapmaması ise gözlerden kaçmamıştı. Bugün ise İGC’nin Halk TV’de yaşanan gelişmeler sonrası yaptığı açıklama, konuyu bir kez daha gündeme getirdi. Ege Medya Platformu Başkanı Ahmet Kaplan ve Temizeller Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Tübcel konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kaplan: İGC’nin açıklamaları taraflı
İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin taraflı davrandığını belirten Gazeteci Ahmet Kaplan, “ İzmir Gazeteciler Cemiyeti ne yazık ki kişiye ve kuruma göre değişen tavır, açıklama ve söylemlerde bulunmaktadır. Bu da bir çifte standart oluşturmaktadır. Demokrasi her yerde demokrasidir, basın özgürlüğünü savunmak samimiyet gerektirir. Sadece bir kuruma, görüşe, mahalliye karşı sözde basın özgürlüğünü savunmak samimiyetsizliktir. Eğer gerçekten basın özgürlüğünü önemsiyorsak bir mahalliye bakmaksızın, görüşüne düşüncesine bakmaksızın, her kuruma karşı yapılan medyaya yönelik her eylemde Gazeteciler Cemiyet’inin sesini duymayı arzu ederiz. Cemiyet hepimizin cemiyeti, hepimizin çatı örgütü. Hepimizi sahip çıkması gereken bir örgüt. Ama ne yazık ki Cemiyetimizde sahiplenme duygusunu yeteri kadar görmüyoruz. Hatta ne yazık ki hiç görmüyoruz. Sadece kişilere ve kurumlara göre değişen bir tutum ve davranış görüyoruz. Bir çifte standart görüyoruz. Açıklamalarda, söylemlerde de hep bunu hissediyoruz. Basın özgürlüğü konusunda Cemiyet’in yaptığı açıklamaları doğru bulmakla beraber, tarafgir açıklama olarak görüyorum. Sadece kendi tarafları için yapılan eylemlere ve söylemlere yönelik İGC’nin tavır almasını, içeride her görüşten üyelerin bulunduğu İGC’nin davranışını çifte standart anlayışının devamı olarak görüyoruz” dedi.

“Hangi anlayışla medya özgürlüğü konusunda samimi bir dil ortaya koyabilirsiniz”
İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin üyelik standartlarını eleştiren Kaplan, “Üyelik bazında da cemiyet keyfi tutumlarda bulunuyor. Hangi gazetecilik kurallarına göre alıyorlar bu konuda net tavır da göremiyoruz. Üyelik açısından da baktığımızda çifte standardın içerisinde. Bir yandan özgürlük, demokrasi, tarafsızlık ortaya koymaya çalışıyorsunuz ama diğer taraftan kimin Cemiyet’e üye olup olmayacağına sizin karar verdiğiniz, keyfiyete dayalı birtakım kararlar ile karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Kendi aralarında gazetecilere tarafgir davranırken, üyeleri seçerken; siz hangi anlayışla medya özgürlüğü konusunda samimi bir dil ortaya koyabilirsiniz? Samimi olmadığını da İzmirli gazeteciler de bu konuda şikayetlerini ortaya koymakta. Birçok gazeteci cemiyetin tavırlarından, söylemlerinden şikayetçi. Gazeteciler Cemiyet’i kucaklayıcı olmalı, her tarafa eşit davranmalı, kapsayıcı olmalı. İzmir Gazeteciler Cemiyet’i bu davranışlara artık son vermeli. Demokratik hakları herkes için savunmalı” diye konuştu.
“İzmir Gazeteciler Cemiyeti sadece Avrupa fonlarının peşinden koşuyor”
İsrail’in Gazze’ye yönelik yaptığı saldırıda hayatını kaybeden gazeteciler için de yeterli tepkinin konulmadığını belirten Gazeteci Kaplan, “Basın ve medya özgürlüğü denilince ilk akla gelen sembol Gazze’dir. Gazze’de Dünya Basın Özgürlüğü kuruluşları hep Türkiye ile ilgili fişlemeler yapıyor ya, kuruluşlar aynı davranışı neden Gazze noktasında koymuyorlar. Dünya’daki medya, uluslararası kuruluşlar neden Gazze’deki gazetecilerin ölümüne ilişkin sessiz kaldı? Türkiye söz konusu olduğunda her türlü eylem ve söylemde bulunuyorlar. Orada da bir çifte standartla karşı karşıyayız. İzmir Gazeteciler Cemiyeti’ni de samimi bir duruşla gündeme getirsinler, uluslararası toplantılarda girişimlerde bulunsunlar. İsrail’in basına ve medyaya yönelik yaptığı katliamları gündeme getirsinler. Biz bunları görmüyoruz. Sadece bir görüş ve davranışla çifte standarda maruz kalıyoruz. İGC en büyük medya özgürlüğüne karşı vurulan darbe konusunda da sesini duymayı arzu ederdik. Ne yazık ki İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin sadece Avrupa fonlarının peşinden koştuğunu görüyoruz. Aynı duyarlılığı gazeteciler öldürülürken, gazeteciler sadece haber yaptığı için dünyaya mazlum insanların sesini duyururken bile isteye İsrail tarafından katledilirken bu konuda kendi gazeteciler cemiyetlerinden yeterli derecede sesin çıkmadığını, tepkinin verilmediğini görüyoruz” dedi.

Tübcel: Meslektaşlarımızın yanındayız
Temizeller Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Tübcel, “Ben bir gazeteci olarak meslektaşım Hakan Kandemir’in konutuna sabahın erken saatlerinde yapılan baskın niteliğindeki müdahaleyi kabul edilemez buluyorum. Eleştirel haberlerden, hakikatlerin konuşulmasından korkan ve gerçeklerden rahatsız olan belediye anlayışının bürokratik gücüyle gazetecinin kapısına dayanması, en hafif tabiriyle hak gaspıdır. Belediye Başkanı’nın yetkisini bu şekilde kullanması acizliktir; Belediye Başkanı yetkisini istismar etmektedir. Hafta sonu belediye ve şirket personelini toplayarak denetim adı altında aba altından sopa göstererek gözdağı vermek, belediye makamını şahsi bir hesaplaşma arenasına dönüştürmektir. Aba altından sopa gösterme çabalarına izin vermeyeceğiz. Gazetecilere parmak sallamaya cüret eden anlayışı asla kabul etmiyor ve kınıyoruz! Meslektaşlarımızın yanındayız.” diye konuştu.





