İşten ayrıldığınız an başlayan o amansız kronometre, eğer elinizi çabuk tutmazsanız yıllarca verdiğiniz emeğin tam karşılığını almanıza kalıcı bir engel çekiyor.
Gurbette Geçen Yıllar Mahkeme Duvarına Çarptı
Olayın merkezinde, tam on bir senesini gurbet ellerde inşaat tepelerinde harcayan bir demir ustası var. Haftanın yedi günü, güneşin alnında demir bağlayarak geçen bir hayattan geriye sadece kullanılmamış 110 günlük bir dinlenme hakkı kalmıştı. Ustanın vefatından sonra hakkını yerde bırakmak istemeyen evlatları soluğu iş mahkemesinde aldı. Şirketten hem kıdem tazminatlarını hem de o biriken günlerin ücretini istediler. İşveren ise son derece kurnazca bir savunma yaparak, davanın çok geç açıldığını ve artık kendilerinden para talep edilemeyeceğini iddia etti.
Hukukun Zamanla İmtihanı
Uzun seneler boyunca Türkiye'de işçiler, izin parası davaları için tam on yıllık geniş bir koruma kalkanına sahipti. Sonra kanun yapıcılar bu süreyi beş yıla indirdi. Mahkemeler yıllarca 2012 ile 2017 arasında işten ayrılanlar için hangi sürenin uygulanacağı konusunda gidip geldi. Sonunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi son sözü söyledi ve geçmişe dönük davalarda da sürenin beş yıl olduğunu kesin bir dille karara bağladı. İşçiyi koruyan o geniş on yıllık zaman dilimi, tamamen tarihin tozlu raflarına kaldırılmış oldu.
Birkaç Aylık Gecikme Her Şeyi Bitirdi
Peki İzmirliler bu karardan ne ders çıkarmalı? Olaydaki usta 2013 yılında şantiyeye veda etmiş, varisleri ise ancak 2019'un sonlarında hakkını aramak için dilekçe vermişti. Sadece beş yılı biraz geçmiş olmaları, o 110 günlük birikimin tek kalemde silinmesine yetti. Mahkeme, tazminatları verse de izin ücretlerinin zaman aşımına uğradığına hükmetti. İş yerinden ister kavgalı ayrılın ister anlaşarak, cebinize girmesi gereken o son kuruşu almak için arabulucu ve dava süreçlerini ertelemeden başlatmak artık boynunuzun borcu.




