Son Mühür/ Beste Temel- Son Mühür TV’de ekranlara gelen "Sıcak Bakış" programının konukları, İzmir İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Derneği Başkanı Hayriye Şendinç ve Dernek Genel Sekreteri İpek Şener oldu. Kadının toplumdaki ve iş hayatındaki yeri, dilimizdeki kadın tanımının değiştirilmesi mücadelesi, nöroçeşitlilik, cam tavan sendromu ve kız çocuklarının eğitimi gibi pek çok kritik konunun masaya yatırıldığı programda; birlik, farkındalık ve toplumsal dayanışma mesajları öne çıktı.

Toplumda Nöroçeşitlilik bilinci ve bilimsel yaklaşım

Programda güncel toplumsal meselelere değinen İzmir İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Derneği Genel Sekreteri İpek Şener, son dönemde özellikle nöroçeşitlilik üzerine çalışmalar yürüttüğünü belirterek şunları söyledi:

"Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 20 ila 25’i tanılanmış ya da tanılanmamış birtakım nöroçeşitliliklerle hayatına devam ediyor. Her sınıfta, her ortamda var olan bu gerçek karşısında günceli yakalamamız ve bilinçli bir toplum oluşturmamız gerekiyor. Bu meselelere bilimsel bir bakış açısıyla yaklaşmak son derece kıymetli."

"TDK’daki kadın tanımını değiştirmek için çalışma grubu kurduk"

Kadın kavramına bakış açısını değiştirmek adına akademik ve hukuki boyutta adımlar attıklarını vurgulayan Dernek Başkanı Hayriye Şendinç, sözlükteki kadın tanımıyla ilgili yürüttükleri farkındalık çalışmasını aktardı:

"Türk Dil Kurumu’ndaki (TDK) kadın tanımını ilk gördüğümde, böyle bir tanımın olabileceğini hiç düşünmemiştim. Kadın Komisyonu toplantımızda bu konuyu dile getirerek bir çalışma grubu oluşturduk. Ankara, İstanbul ve İzmir’deki akademisyenlerimiz, profesörlerimiz ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldik. Kanunlarda ve hukuki yapıda yer edinmiş tanımları değiştirmek kolay değil ancak biz şu anda bunun farkındalığını oluşturacak adımları atıyoruz. Örgütlere, 'Gelin bu konunun üzerine birlikte gidelim, birlikte güçlü olalım' çağrısı yapıyoruz. Kadın sorununun altında yatan nedenler çok derin ve bu tanım günümüz çağının gerçeklerine göre yeniden şekillenmeli. Aynı durum erkek tanımı için de geçerli."

"Cam tavanları zihnimizdeki bariyerleri aşarak kırabiliriz"

İş hayatında kadının karşılaştığı engellere değinen İpek Şener, kadının evde ve işte üstlendiği ağır sorumluluklara dikkat çekti:

"Bir kadının evde harcadığı efor, 7/24 online olması müthiş bir performans ve bunun ekonomik karşılığı ölçülemez. Kadın dışarıda çalışsa da evdeki sorumlulukları devam ediyor; hormonal değişimler, toplumsal baskılar ve cam tavanlarla mücadele ediyor. Buradaki en büyük cam tavan, aslında zihnimize örülen bariyerlerdir. Bütün bunlara rağmen zihinsel esenliği koruyabilmek ve hayata bütüncül bakabilmek çok önemli."

Başkan Hayriye Şendinç ise cam tavan kavramına farklı bir perspektif getirerek şöyle devam etti:

"Ben cam tavanı önümüze konulmuş bir sınır olarak görüyorum ve bu tanımın kadınlar tarafından aşırı kullanılarak adeta bir engel gibi algılatılmasını doğru bulmuyorum. O sınır şeffaf bir zar gibidir; 'cam tavan' dedikçe ulaşılamazmış gibi geliyor. Biz kadınların yetkinliğini artırmayı amaçlayan bir STK olarak, karar alma mekanizmalarındaki kadın oranlarının düşüklüğünden üzüntü duyuyoruz. TUSİDNEB Başkan Yardımcısı Perihan İnci ve Dernek Başkanımız Semiha Güneş de bu konuyu gündeme getirdi. Şimdiden 4 yıl sonrası için hazırlıklara başlamamız gerekiyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kız çocukları için elimizden geleni yapmaya hazırız."

"Kadın kadının yurdudur"

Kadın dayanışmasının ve kolektif hareket etmenin gücünü vurgulayan Şener, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hayat bir dengeden ibaret; kadın da erkek de sistemin birer parçası. Kadın birçok cephede savaşıyor ama sadece durduğu yerde bile tam ve bütün. Biz romantizmi bir kenara bırakıp realist bir dünyada yaşadığımızın farkındayız. Erkeklerden talebimiz sadece 'görülmek'. Bir atasözü vardır: 'Hızlı gitmek istiyorsan yalnız git, uzağa gitmek istiyorsan birlikte git.' Biz de bu anlayışla 'Kadın kadının yurdudur' diyoruz. Tek başımıza başarabileceğimizi kanıtladık ama hiçbirimiz hepimiz kadar güçlü değiliz."

Bütçesi eğitime aktarılan anlamlı kitap projesi

Derneğin kuruluş sürecinden ve hayata geçirdiği projelerden bahseden Hayriye Şendinç, elde edilen gelirlerin genç kızların eğitimine aktarıldığını belirtti:

"2023 yılında yaşanan deprem felaketi nedeniyle bir süre faaliyetlerimize ara vermek zorunda kalmış olsak da kadınların pandemiden sonraki gereksinimlerini karşılamak adına zirvelerimizi başlattık. Kalıcı bir eser bırakmak amacıyla kurucu üyelerimizin rol model aldığı annelerini ve komşularını anlattığı 'Ailenin Kadınları' kitabını çıkardık ve bunu lansmanda bir tiyatro gösterisiyle sunduk. Bu kitaptan kazandığımız tüm geliri; genç kızlarımıza verdiğimiz Veri Analisti Eğitimi ve Robotik Süreç Otomasyonu projelerimize aktarıyoruz."

3 Kasım zirvesine davet

İzmir’in sosyal projeler ve örgütlenme konusundaki gücüne dikkat çeken Şendinç ve Şener, bu yıl 4.'sü düzenlenecek olan zirveye tüm kadınları davet etti:

"Derneğimiz bünyesindeki 9 komitemiz ve çalışma gruplarımızla sürekli veri üretiyor ve gençleşiyoruz. 40 kişilik gençlik komitemizle 2027’de bir 'Gençlik Zirvesi' başlatmayı da hedefliyoruz. Başkan Yardımcımız Sezin Örten liderliğinde kurgulanan bu yılki 4. Zirvemizin teması 'Arada' kalmak üzerine. 'Arada' olmak bir sıkışmışlık değil; eskinin bittiği, yeninin henüz başlamadığı ve geleceğin tam da inşa edildiği yerdir. Belirsizlikleri fırsata çevirmek, hayatını yeniden kurgulamak isteyen herkesi 3 Kasım'da gerçekleştireceğimiz zirvemize bekliyoruz."

Muhabir: Beste Temel