Milyonlarca insanın bir arada yaşadığı devasa büyükşehirlerde, sokakların boş kaldığı bir an bulmak neredeyse imkansızdır. Farklı ilçelerden merkezlere doğru her sabah başlayan o büyük göç, akşam saatlerinde tam tersi istikamette tekrarlanıyor. Şehrin coğrafi yapısı ve denize paralel uzanan ana yolları, ulaşımın belli koridorlara sıkışmasına yol açıyor. Bu bitmek bilmeyen araç akışı, insanların güne nasıl başlayıp nasıl bitireceklerini belirleyen en temel unsurlardan biri haline gelmiş durumda. Kalabalıkların iç içe geçtiği bu büyük yapıda, yollar her daim şehrin ne kadar yorgun olduğunu fısıldıyor.

Altınyol’da Sabahın İlk Işıklarıyla Gelen Stres

Karşıyaka ve Çiğli yönünden merkeze doğru yola çıkan bir İzmirli için sabah 07:00, stresin resmen başladığı saattir. Altınyol üzerinde her sabah yaşanan o meşhur yığılma, işe yetişme telaşındaki insanların en büyük kabusudur. Radyoda çalan şarkılar eşliğinde adım adım ilerleyen binlerce araç, körfez manzarasına karşı adeta bir demir yığını oluşturuyor. İşe geç kalma korkusu, direksiyonu sıkan eller, camdan dışarıyı umutsuz gözlerle izleyen servis yolcuları… İzmir’de sabah trafiği, güne yorgun başlamanın garantili bir yolu gibi hissettiriyor.

Okul Servislerinin Akışı Yavaşlattığı Anlar

Metropol trafiğini asıl kilitleyen faktörlerin başında okul servisleri geliyor. Öğleden sonra saat 15:30 sularında okulların paydos etmesiyle birlikte yollara çıkan binlerce sarı minibüs, ara sokaklardan ana caddelere doğru büyük bir yük bindiriyor. Henüz mesai çıkışı bile başlamamışken yolların aniden dolması, şehre yabancı birini epey şaşırtabilir. Çocuğunu okuldan almaya çalışan velilerin park çabaları, okul önlerinde yaşanan o kısa süreli ama son derece kaotik karmaşa, İzmir sokaklarının ayrılmaz bir parçası.

Mesai Bitiminde Yeşildere’de Yaşanan Kilitlenme

Akşam saat 18:00’i gösterdiğinde ise şehirde adeta hayat duruyor. Buca, Karabağlar veya Gaziemir yönüne gitmeye çalışan on binlerce insan, Yeşildere yolunda büyük bir sınav veriyor. Bütün gün masasında yorulmuş beyaz yakalısı, dükkanını kapatmış esnafı, fabrikadan çıkmış işçisi aynı yolda buluşuyor. Şeritlerin birbirine girdiği, sinyal seslerinin eksik olmadığı bu dakikalarda evde bekleyen sıcak yemeğe ulaşmak dev bir projeyi tamamlamaktan daha zor geliyor insana. O karanlık çökerken kırmızı fren lambalarının oluşturduğu nehir, şehrin tükenmeyen enerjisini simgeliyor.

Hafta Sonu Urla ve Çeşme Otobanı Çilesi

Cuma akşamından veya cumartesi sabahından itibaren İzmirli, şehrin gürültüsünden kaçıp nefes almak için yarımadaya doğru direksiyon kırıyor. Urla, Çeşme veya Karaburun istikametine uzanan otoban, hafta sonları adeta devasa bir otoparka dönüyor. Bütün hafta hayali kurulan o deniz kenarındaki huzur, yolda çekilen çileyle gölgeleniyor. Gişelerde bekleyen arabaların içindeki o sabırsız çocuklar, pencerelerini açıp rüzgar bekleyen sürücüler, kaçış planlarının ne kadar zorlu bir faturası olduğunu herkese hatırlatıyor.

Kaynak: Haber Merkezi