Son Mühür / İzmir Diş Hekimleri Odası (İZDO) Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Atinel, koruyucu diş hekimliğinin güçlendirilmesi, toplumun ağız ve diş sağlığı noktasında bilinçlendirilmesi ve diş hekimlerinin eğitiminde kalite standartlarının yükselmesi konusunda çağrı yaptı. Atinel, “Diş hekimliğinde artık nicelikten çok nitelik, mezun sayısından çok sürdürülebilir istihdam ve tedaviden önce koruyucu sağlık anlayışı konuşulmalıdır” dedi.

“Önlenebilir nitelikte”

Ağız sağlığının genel sağlık ve yaşam kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu söyleyen Atinel, “Çürük, periodontal hastalık, diş kaybı ve ağız kanserleri başta olmak üzere ağız hastalıklarının önemli bölümü önlenebilir nitelikte. WHO ayrıca ağız hastalıkları ile diyabet, kalp-damar hastalıkları ve diğer bulaşıcı olmayan hastalıkların ortak risk faktörlerine sahip olduğuna dikkat çekiyor” ifadelerini kullandı.

İzmirli İsmail Nezir, Lozan’da tarih yazdı! Gözünü Akdeniz oyunları’na dikti
İzmirli İsmail Nezir, Lozan’da tarih yazdı! Gözünü Akdeniz oyunları’na dikti
İçeriği Görüntüle

Koruyucu diş hekimliğine işaret etti

“Ağız ve diş sağlığını yalnızca bir diş problemi olarak değerlendiremeyiz. Ağız sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır” mesajı veren Atinel, “Diyabetten kalp-damar hastalıklarına kadar pek çok kronik hastalıkla ortak risk faktörleri bulunuyor. Bu nedenle ağız ve diş sağlığına yapılan yatırım, yalnızca dişlere değil, toplumun genel sağlık düzeyine yapılan bir yatırımdır. İZDO’nun öncelikli hedeflerinden biri de toplumda koruyucu diş hekimliği kültürünü yaygınlaştırmaktır. Çocukluk döneminde kazanılan doğru alışkanlıklar yaşam boyu ağız sağlığı açısından kritik önem taşıyor. Koruyucu diş hekimliğini güçlendirdiğimiz ölçüde hem toplumun yaşam kalitesini yükseltir hem de ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek yüksek tedavi maliyetlerinin önüne geçebiliriz” dedi.

“Kendilerini geliştirmeleri gerekiyor”

Diş hekimliği teknolojisinin büyük bir dönüşüm yaşadığını belirten Ersin Atinel, “Teknoloji çok hızlı değişiyor. Diş hekimliği fakültesinden mezun olmak, mesleki eğitimin tamamlandığı anlamına gelmemeli. Hekimlerin meslek yaşamları boyunca kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. İZDO olarak bilimsel bilgi ile klinik uygulama arasındaki bağı güçlendirmeyi önemsiyoruz. Çünkü eğitime yapılan her yatırım, doğrudan hasta güvenliğine ve toplum sağlığına yansıyor. Bir ülkede ihtiyaçtan fazla sağlık insan gücü yetiştirmek, tek başına sağlık hizmetinin kalitesini artırmaz. Tam tersine eğitim altyapısı, akademik kadro, klinik uygulama olanakları ve istihdam planlaması aynı hızda gelişmiyorsa sistem üzerinde ciddi bir baskı oluşturur” diye konuştu.

Muhabir: Gökmen Küçüktaşdemir