Son Mühür / Yağmur Daştan - İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunmak üzere partisinin il binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda İl Başkanı Doğan’a, Genel İdare Kurulu üyesi Furkan Tuna, İYİ Parti Bornova İlçe Başkanı Oğuzhan Yar ve il yönetim kurulu üyeleri de eşlik etti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye transferini değerlendiren İl Başkanı Doğan, “İzmir, İzmirli’nindir” diye konuştu.
"Sandık kuruldu da haberimiz mi yok?"
"İzmir, 25 yıl sonra ilk defa AK Parti'ye mensup bir Büyükşehir Belediye Başkanı ile güne başladı" ifadeleriyle açıklamalarına başlayan Doğan, "Ama ben dünden beri özellikle sosyal medyada yapılan paylaşımları, “İzmir'i aldık!” sevinçlerini gördükçe gerçekten hayret ediyorum. Hayırdır? Dün İzmir'de sandık mı kuruldu? Yaklaşık dört milyon İzmirli seçmen sandığa gitti, oy kullandı da sandıktan AK Parti mi çıktı? Bizim mi haberimiz yok? Yoksa İzmir'i İzmir yapan bütün değerler, bütün güzellikler, bu şehrin insanları bir yerlere gitti de biz İzmir'i mi kaybettik?" diye sordu.
Yaşananların aslında oldukça basit olduğunun altını çizen İl Başkanı Doğan, “Bir belediye başkanı, seçildiği partiden ayrılıp AK Parti'ye geçti. Yanında üç beş kişi daha gider, hepsi bu. Bir belediye başkanını aldınız. İzmir'i değil! Ama siz bu transferi İzmir'i kazanmak olarak görüyorsanız, İzmirlinin sandıkta ortaya koyduğu iradeyi ne kadar yanlış değerlendirdiğinizi de göstermiş oluyorsunuz. Çünkü bir şehrin siyasi tercihi, belediye başkanının parti değiştirmesiyle kendiliğinden değişmez. İzmir'in iradesi bir rozet töreninde devredilemez. O yüzden size şunu söylemek istiyorum: Belediye başkanı sizin olsun. İzmir, İzmirlinindir!” dedi.
“Bugün rozet takınca başarılı mı oldu?”
“Dün söylediklerinizle bugün yaptıklarınız arasında ne değişti?” sorusuyla devam eden Doğan, şunları aktardı: “Daha birkaç ay önce Meslek Fabrikası tartışmaları sırasında AK Parti'ye karşı son derece sert açıklamalar yapılıyordu. Cemil Tugay kendisini onların “korkulu rüyası” olarak tanımlıyor, “İçimdeki savaşçıyı göreceksiniz” diyordu. Parti değiştirmenin etik olmadığını söylüyor, AK Parti'ye geçme ihtimalinin “milyonda bir bile olmadığını” ifade ediyordu. Bugün ise eleştirdiği partinin rozetini taşıyor. Ne değişti? İzmir'in sorunları mı çözüldü? AK Parti'nin yönetim anlayışı mı değişti? Yoksa değişen tek şey yakaya takılan rozet mi? Bir de AK Parti'nin İzmir'deki yöneticilerine sormak istiyorum. Daha düne kadar eleştirdiğiniz, belediyecilik anlayışını başarısız bulduğunuz bir belediye başkanı, bugün nasıl oldu da İzmir için büyük bir kazanıma dönüştü? Dün başarısız dediğiniz belediye başkanı, bugün rozet takınca başarılı mı oldu? Burada mesele yalnızca bir belediye başkanının parti değiştirmesi değildir. Mesele, sandıkta ortaya çıkan iradenin seçimden sonra siyasi transferlerle değiştirilmek istenmesidir.”

“Belediyeler halkın kurumlarıdır”
İYİ Parti olarak bu anlayışa karşı olduklarının altını çizen Doğan, “Çünkü seçmenin iradesi, siyasi partiler arasında el değiştirecek bir pazarlık konusu değildir! Genel Başkanımız Dervişoğlu'nun söylediği gibi: “Seçmenin iradesi ciro edilemez!” Sandıkta kazanamadığınız iradeyi, Ankara'da rozet takarak kazanamazsınız! Devletin imkanları bir partinin değil, milletindir! Bir de Cumhurbaşkanı'nın İzmir'e destek açıklamaları var. İzmir'e bütün imkanlarla destek verileceği söyleniyor. Buradan soruyorum: Sayın Cumhurbaşkanı, bu imkanlar bugüne kadar neredeydi? İzmir'in ulaşım sorunları dün de vardı. Altyapı sorunları dün de vardı. Yatırım ihtiyaçları dün de vardı. İzmirli dün de vergi ödüyordu. İzmirli dün de bu devletin eşit vatandaşıydı. Şimdi bir belediye başkanının yakasına rozet takıldı diye İzmir'e yeni imkanlar sunulacaksa, burada cevaplanması gereken ciddi bir soru vardır: Devletin imkanlarından yararlanmanın şartı, iktidar partisinin rozetini takmak mıdır? İzmir'e yapılacak her doğru yatırımın yanında oluruz. İzmir'in ihtiyaç duyduğu hizmetlerin yapılmasından memnuniyet duyarız ama kamu kaynaklarının siyasi tercihlere göre dağıtılmasına da karşı çıkarız. Belediyeler siyasi partilerin değil, halkın kurumlarıdır. İzmir'in sahibi İzmir halkıdır” dedi.
“Ortak yanılgıları aynı”
“Bu transferlerin kapısını açanlara da söyleyecek sözümüz var” mesajı da veren Doğan, “Bu yaşananların sorumluluğunu yalnızca parti değiştiren belediye başkanında aramak eksik olur. Bugün bu transfere tepki gösterenlere, özellikle de geçmişte başka partilerden kendi partilerine yapılan geçişleri memnuniyetle karşılayanlara da söyleyecek sözümüz var. Umarım bugün, parti değiştirmenin yalnızca size doğru yapıldığında demokratik bir tercih, sizden başka bir partiye doğru yapıldığında ise ihanet sayılamayacağını anlamışsınızdır. Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu, siyasi transferlerin meşrulaştırılmasının doğuracağı sonuçlara karşı uyarılarda bulunmuştu. Çünkü siyasette transferleri normalleştirirseniz, açtığınız o kapı tek yönlü çalışmaz. Bugün o kapıdan size gelen olur. Yarın sizden çıkıp başkasına giden olur. Şimdi kendi açtığınız kapıdan çıkanları protesto ediyorsunuz. Ama asıl sorgulanması gereken yalnızca bu transfer değil. Bu kişiyi İzmirlinin önüne aday olarak kimin, hangi ölçütlerle çıkardığıdır. İzmirlinin sandıkta vermediği siyasi yetkiyi bugün transferlerle elde ettiğini düşünenlerle İzmir'in oyunu garanti görenlerle, İzmir'i transferle kazandığını sananların ortak yanılgısı aynı: İzmirlileri hesaba katmamak” ifadelerini kullandı.
“Biz seçim gününü beklemeyeceğiz”
“Madem bir belediye başkanını partinize kattığınızda bütün bir şehrin de sizinle birlikte geldiğini düşünüyorsunuz, o zaman buyurun! İnanmıyorsanız sandık orada, İzmirli burada! Hodri meydan” çıkışı da yapan İl Başkanı Doğan, “Gelin, İzmirlinin ne düşündüğünü sandıkta görelim ama biz seçim gününü beklemeyeceğiz. Bugün İzmir'in 30 ilçesinin tamamında sahadayız. İYİ Parti olarak 30 ilçemizde kurduğumuz stantlarda “İzmirli'ye Soruyoruz” çalışmamızı başlatıyoruz. Çünkü İzmir'in sahibi rozet takanlar da değil, rozet taktıranlar da değil. İzmir'in sahibi, o rozet töreninde fikri bile sorulmayan milyonlarca İzmirlidir” diye konuştu.
“Bizim de kulağımıza somut iddialar geliyor”
Daha sonra İl Başkanı Doğan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün geçtiğimiz günlerde yaptığı “7 belediye başkanının da AK Parti ile görüşüyor” açıklamasının hatırlatılması üzerine Doğan, “Tugay için de biliyorsunuz bu iddialar soruldu ve aynı şeyi söyledim: Kişinin beyanı esastır. Gerçi esas olmadığını da yaşanan olaylardan sonra görmüş olduk. Ama ben bir insanın "Geçmeyeceğim" dedikten sonra bu beyanın esas alınmasının doğru olduğunu düşünüyorum. Bu iddialar bizim de kulağımıza geliyor, hatta bu iddiaları güçlendirecek birtakım somut iddialar da dile getiriliyor. Ama dediğim gibi onlarla ilgili de onlar bu işi yaparlar ise eğer, iddialar doğru çıkarsa bir açıklamada bulunuruz” dedi.
“Hesap vermesini bilmeliler”
Başkan Tugay’ın AK Parti’ye geçmesinin ardından düzenlenen eylemlerin hatırlatılması üzerine de Doğan, “Bir il başkanı olarak, bir İzmirli olarak her şekilde emniyet güçleriyle vatandaşın karşı karşıya gelmesini istemiyorum. Bu eylemlerin de ne kadar süreceğini bilmiyorum, o partinin kendi eylemidir. Ama o parti mensupları bence bu adaletsizliği yaparken, tepki gösteren İzmirli’ye bu konuda hesap vermesini bilmelidir” diye konuştu.




