İstanbul Kültür Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında gerçekleştirilecek COP31’e 11 projeyle katılacaklarını açıkladı. Üniversitenin 17 projeyle başvuru yaptığını ve bunlardan 11’inin kabul edildiğini belirten Tiftikçigil, çalışmaların farklı disiplinleri bir araya getirdiğini söyledi.
Türkiye’nin ev sahipliği yapması çok önemli
COP31’in Türkiye açısından önemine dikkat çeken Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil, organizasyonun uluslararası iklim gündemini takip etmek, bilimsel ve teknolojik kapasiteyi tanıtmak ve yeni iş birlikleri geliştirmek için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Tiftikçigil, “COP31, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf ülkelerin bir araya geldiği bir Taraflar Konferansı. Çok önemli bir organizasyon. Dünyanın dört bir yanından yöneticilerin, bürokratların, dünya liderlerinin, sivil toplumun, özel sektörün ve kamu kuruluşlarının bir araya geldiği bir ortam. Türkiye açısından önemi çok büyük. Böyle bir organizasyonun Antalya'da gerçekleştirilmesi ve Türkiye'nin ev sahipliği yapması, uluslararası iklim gündemini yakından izlemek, bilimsel ve teknolojik kapasitemizi görünür kılmak ve yeni ortaklıklar geliştirmek için çok önemli. Daha da önemlisi, bir sürecin artık öncüsü olduğumuzu ilan ediyor ve sürece birebir müdahil oluyoruz” diye konuştu.
17 projeyle başvurdular
Sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca tek bir kurumun veya devletin sorumluluğunda olmadığını belirten Tiftikçigil, üniversitelerin, özel sektörün, kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve öğrencilerin bu sürecin parçası olması gerektiğini vurguladı. Yükseköğretim Kurulu’nun üniversitelere COP31 kapsamında projeleriyle yer alma çağrısı yaptığını aktaran Tiftikçigil, “Sürdürülebilir kalkınma sadece bir kurumun ya da devletlerin ele alıp çözebileceği bir konu değil. Sivil toplumdan üniversitelere, özel sektörden kamuya, öğrencilere kadar herkesin bu çözümün bir parçası olması gerekiyor. Yükseköğretim Kurulu üniversitelere çağrıda bulundu ve COP31'de yer almak isteyen kurumların projeleriyle başvurabileceğini duyurdu. Biz de 17 projeyle başvurduk ve bunların 11'i kabul aldı. Bu süreç, birçok farklı aktörün etkileşiminin ve paydaşlığının güzel bir çıktısı oldu” dedi.
Farklı disiplinler iklim krizine odaklandı
Projelerin ekonomi, mimarlık, mühendislik, sanat, eğitim ve girişimcilik gibi farklı alanları kapsadığını belirten Tiftikçigil, yaklaşık 20 akademisyen, öğrenci ve idari personelin çalışmalarda görev aldığını söyledi. Tiftikçigil, “Üniversitemizin çok farklı fakülteleri, uzmanlıkları ve merkezleri var. Mimarlıktan ekonomiye, eğitimden sanata ve uygulama alanlarına kadar birçok farklı proje tek bir başlıkta buluştu: İklim krizine çözüm bulabilmek. Yaklaşık 20 akademisyenimiz öğrencilerimiz ve idari personelimiz de projelerde çalıştı. Bu projelere katkı veren bir o kadar öğrencimiz de var. İstanbul Kültür Üniversitesi olarak bu konuyu eğitim, araştırma, toplumsal fayda ve kampüs içi uygulama alanlarında tabana yaymış durumdayız” ifadelerini kullandı.
Üniversitelerin hedefi toplumsal fayda
Birleşmiş Milletler’in 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamında üniversitelere önemli sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Tiftikçigil, bilimsel çalışmaların toplumsal faydaya dönüştürülmesi gerektiğini dile getirdi.





