Son Mühür - Paris’te başlayan ve kısa sürede tüm ülkeye yayılan öğrenci eylemleri, Fransa genelinde ciddi bir kamu düzeni krizine dönüştü. Öğretmen ve personel eksikliğinin giderilmesi, sınıf mevcutlarının düşürülmesi ve fiziki koşulları kötüleşen okul binalarının iyileştirilmesini talep eden öğrenciler ile güvenlik güçleri karşı karşıya geldi. Strasbourg’da polisin göstericilere göz yaşartıcı gazla müdahale ettiği, Marsilya’da polise havai fişek atıldığı, Rennes’te çöp konteynerlerinin ateşe verildiği ve Paris yakınlarındaki Pantin’de çetin çatışmaların yaşandığı bildirildi.
400 lisenin kapısına kilit vurdu, binlerce kişi gözaltında
İçişleri Bakanı Laurent Nunez, olayların tırmandığı hafta başından bu yana çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu yaklaşık 5 bin kişinin gözaltına alındığını açıklarken, bunlardan 2 bininin öğrenci olduğu öğrenildi. Şiddet olayları ve güvenlik riski nedeniyle Cuma günü itibarıyla yaklaşık 400 lisede eğitime ara verildi. Olaylar sırasında 305 polis memuru yaralanırken; Eğitim Bakanı Edouard Geffray, 40'ı okul yöneticisi olmak üzere toplam 65 eğitim çalışanının da yaralandığını bildirdi.
Nantes kentindeki Nelson Mandela Lisesi’nde çıkan yangının okulda 2 milyon avroyu aşan ağır hasara yol açtığı belirtilirken, Eğitim Bakanlığı birçok kentte okul kapıları, çitler ve giriş binalarının zarar gördüğünü duyurdu.
Sendikalardan grev kararı, insan hakları örgütlerinden sert tepki
Eylemler esnasında güvenlik güçlerinin aşırı güç kullandığını savunan öğrenciler ve insan hakları örgütleri; reşit olmayan göstericilere karşı cop, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullanıldığı gerekçesiyle şikâyette bulundu. İddialar üzerine adli soruşturmalar başlatılırken, öğretmen sendikaları da öğrencilere destek vererek 6 Ekim Salı günü için ülke genelinde grev kararı aldı.
Bütçe tartışması ve siyasi gerilim tırmanıyor
Protestoların merkezinde hükümetin açıkladığı 2027 bütçe taslağı yer alıyor. Eğitim bütçesinin yüzde 1,7 artışla 65,53 milyar avroya çıkarılması öngörülse de bu artışın enflasyonun altında kalacak olması öğrencilerin ve eğitimcilerin tepkisini çekiyor. Hükümet ise gösterilerin meşru öğrenci taleplerinin dışına çıktığını savunuyor. Adalet Bakanı Gerald Darmanin eylemlerin bir kamu düzeni sorununa dönüştüğünü vurgularken, hükümet kaynakları gösterilerin arkasında aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinin olduğunu öne sürdü. LFI ise iddiaları reddederek barışçıl eylemleri desteklediğini bildirdi.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşık altı ay kala patlak veren bu protestolar, bütçe kısıntılarıyla yüzleşen Macron yönetimi üzerindeki siyasi baskıyı her geçen gün artırıyor.




