Market alışverişi sonrası eve getirilen plastik poşetler çoğu zaman çöpe gitmiyor. Mutfak dolaplarında, çekmecelerde ya da kapı arkalarında biriken poşetler, zamanla kullanılmayacak kadar çoğalıyor. İspanyol yayın kuruluşu El Economista'da yer alan değerlendirmeler ise bu alışkanlığın nedenlerine dikkat çekiyor.
Her şey tasarruf düşüncesiyle başlıyor
Poşet saklamanın en yaygın nedenlerinden biri israfı önlemek. Bir kez kullanılan poşetler, daha sonra çöp atmak, eşya taşımak veya farklı malzemeleri muhafaza etmek için ayrılıyor.
Ancak ihtiyaçtan fazla poşet biriktirilmesi, bu alışkanlığın yalnızca ekonomik nedenlerle sınırlı olmadığını gösteriyor.
Atmaya kıyamamanın başka bir nedeni var
Bazı kişiler, maddi değeri düşük eşyalardan bile kolayca vazgeçmiyor. Kullanılmayan kavanozlar, boş kutular ve plastik poşetler bu nedenle evde tutuluyor.
Bu davranışta eşyalara yüklenen duygusal anlam da rol oynuyor. Bir gün işe yarayacağı düşünülen nesneleri atmak, kimi kişilerde huzursuzluk ve kaygı yaratıyor.
Bir gün lazım olur düşüncesi etkili
Poşet biriktirmenin bir diğer nedeni ise hazırlıklı olma isteği. Evde, arabada veya çantada yedek poşet bulundurmak, beklenmedik ihtiyaçlara karşı önlem olarak görülüyor.
Fakat bu düşünce zamanla kontrolsüz bir biriktirme alışkanlığına dönüşüyor. Kullanılacak miktarın çok üzerinde poşet saklanması, dolaplarda gereksiz yer kaplıyor.
Dolapları boşaltmayı ertelemek de etkiliyor
Biriken poşetlerin ayıklanmaması her zaman saklama isteğinden kaynaklanmıyor. Düzenleme işinin sürekli ertelenmesi de yığılmayı artırıyor.
Yıpranmış poşetleri ayırmak, kullanılmayanları geri dönüşüme göndermek ve dolapları düzenlemek bu nedenle önem taşıyor.
Sonuç olarak market poşeti saklamak tek başına psikolojik bir sorun anlamına gelmiyor. Ancak ihtiyaç duyulmayan eşyaların sürekli biriktirilmesi ve bunlardan ayrılmanın yoğun sıkıntı yaratması, alışkanlığın günlük yaşam üzerindeki etkisini değerlendirmeyi gerektiriyor.





